SIRA SENDE

29.04.2022 22:53

Leipzig Üniversite’sinde Afrikanistik ve Almanca bölümlerinde doktora çalışmasını başaran Bayan Tupoka Ogette, “Ve Şimdi Sıra Sende-Und Jetzt Du” kitabının başlığı böyle.

Yazar resmî dairelerde, firmalarda, okul ve diğer eğitim kurumlarında ırkçılığa eleştirel bakış konusunda danışmanlık yapıyor.

Altmış yıl önce Türkiye’den gelen konuk işçiler Almanya’da hemen ayrımcılığa uğramadı. Davet edilerek, insan olarak değil iş gücü olarak gelmişlerdi.

Anlaşmayla geldiği firmada yıllarca bir gün bile aksatmadan çalıştılar. Almanca bilmesine, öğrenmesini gerek yoktu. Her iki ülke geri dönmesini bekliyordu. Misafir kovulmadan geldiği gibi geri gitmeli.

Başka iş aramadılar, fakat kiralık ev aramaya başlayınca sorunu gördüler, ama dil bilmedikleri için nedenini anlamadılar.

Okul müdürüm, okul ders saatlerinde bana ev arıyordu. Telefonda ev boş, büroda beni görünce ev çoktan kiraya verildi, diyorlardı, yıl 1973.

Daha önce Goethe Enstitüsü’nde Almanca öğrenirken 1972 yılında, BILD gazetesinde yaşlı bir bayan okur 1683 yılında Viyana kapılarından kovulan Türkler, bugün barış yoluyla Avrupa’yı kuşatıyorlar, diye kötü niyetle yazmıştı, derste bu konuyu işlemiştik. Buna rağmen algılamakta zorlanmıştım.

Yıllar sonra torunumu otobüs durağında bekliyordum. 16 yaşındaki torunum otobüsten üzgün ve öfkeli indi. Ne oldu, diye sordum. Otobüs şoförü yalnız benim biletimi kontrol etti dedi, yıl 2016.

Torunlarım böyle ayrımcılığa uğrayınca nasıl teselli edeceğimi bilemedim. Okulda da öğrencilerime karşı koyma, güç vermede zorlanıyordum.

İşte Tupoka Ogette ayrımcılığa karşı, ırkçılığa eleştirel bakışı ele alıyor. Yalnız olayı açıklamıyor, sorularla ev ödevi veriyor.

Irkçı eylemlerin ve düşüncelerin topluma sızmış, üstü açık olmayan ayrımcılık sosyal sorundur. Demokrasinin topal yürüdüğü bir ülkede yalnız şahsa zarar vermiyor, daha fazla toplum negatif sonuç alıyor.

Bugün her alanda Almanya’da da uzman, kalifiye eleman eksikliği var. Çünkü okullarda cildi koyu olan, adı dini kökeni başka olanların başarması engellendi. Ülkede doğan nesli işsiz ve sosyal yardıma muhtaç bırakıyor.

Ancak aile çocuğuna güvenirse ve karşı koyacak şekilde psikolojisi güçlü yetiştirilen ve kendine güvenen öğrenciler başarabiliyor.

Tupoka Ogette 1980 yılında Leipzig şehrinde dünyaya geliyor. Babası Ziraat Mühendisliği annesi Matematik okumuş, yüksek tahsili olan bir ailesi var. Babası Afrika kökenli, annesi Alman, bu nedenle de cilt rengi koyu.

Parkta oynayan çocuklar, oğlunun saçı başka, cildi koyu rengi olduğu için onunla oynamıyorlar. Ağlayarak gelen oğluna, “sen doğrusun, onlar yanlış yapıyorlar, sözünü bağırarak tekrarlatıyor. Teselli olan çocukla diğer çocukların aileleriyle konuşmaya gidiyor.

Yani çocuklara sende bir yanlışlık, eğrilik yok, sana ayrımcılık yapan, aşağılayan bu toplumda bir sorundur telkinini veriyor.

Kitap dört bölümde, Beyaz sınıfa hitap ediyor. Irkçı olmadıklarını, ama ırkçılığa eleştirel bakmayı öğrenmek isteyenlere yol gösteriyor.

Kitabı ayrımcılığa uğrayanlar da okumalı. Daha dikkatli bakmayı, algılamayı öğreniyor okur. İstatistiklerde 26 milyon Alman vatandaşın ailesinde göç hikâyesi olduğu belirlendi.

Yuvada, okulda ve daha sonra iş hayatında engeller görülüyor. Kiralık ev bulmada, iş aramada zorluk çıkarılıyor. İş yerinde devam ediyor.

1990 yılına kadar hazırlık sınıflarında göçmen aile çocuklarına ders verdim, hiçbir sorun olmadı. Bu sınıflarda en fazla iki ders yılı olmak üzere, öğrencilerimi Alman sınıflarına hazırlıyordum. İki Almanya’nın birleşmesiyle göçmen kökenli öğrencilere verilen imkânlar kısıtlandı. İlâve Almanca dersleri kaldırıldı. Alman öğretmen meslektaşlarımla aynı hakları isteyince, benim için okulda sorun başladı.

Makalelerimde yeri geldikçe tekrarlıyorum. Tupoka Ogette da kitabında toplumun her alanında dini, cildi görünüşü Asyalı, Afrikalı olan Almanların görülmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Gençlerin, gelecek nesillerin iyi örneklere ihtiyaçları var.

Her alanda dilin gücüne dikkat çekiyor. Köle değil, köle yapılan, zenci değil Siyah, çingene değil Roman, gibi örnekler veriyor.

Medya ve basında verilen rollere dikkat etmeli, gerekirse ilgililere yazmalı. Bugün iletme ve duyurma çok kolaylaştı, sosyal medyayı iyi kullanma kemiklenmiş bazı kötü alışkanlıkları yok edebilir.

Avrupa kıtası beş yüz yıllık sömürge ve köle ticareti zihniyetini, diğer dört kıtaya da taşıdı. Varlığını, zengin ve refah hayatını hükmettikleri halkların sayesinde korudu. Üç yüz yıldır değiştirmek, eşit paylaşmak için çaba gösterenleri anımsatmak insanlık borcudur.

Bugün onların sayesinde çok şey iyi yönde değişti, fakat daha alınacak çetin uzun bir yol var.

Beyaz ve Siyah kavramlarını büyük harfle yazıyor, çünkü rengin yerine gücü, karar makamlarını elinde tutan sınıfı ve zarar gören halk grupları anlaşılıyor. Beyaz toplum kendini Siyah toplumdan üstün görüyor, baskı yapmak için ötekileştiriyor. Örneğin Alman demiyor, Alman pasaportu taşıyan, diyor.

Sonuçta düşmanlarımızın sözlerini değil, haksızlığı, baskıyı ve kötü muameleyi gördüğü, şahit olduğu halde susan çoğunluk dostlarımızı hatırlayacağız.”    Martin Luther King

Bu kitabı dernekler, okullar ve vakıflar okuyup, tartışmalı. Tupoka Ogette 2012 yılından beri birçok Avrupa ülkelerinde panellere katılıyor, ırkçılığa eleştirel bakış konusunda egzersizler uyguluyor. Berlin’de yaşıyor. Toplantılara davet edilebilir, tartışmalarda farkındalıklar görülebilir. Yalnız siyah beyaz yok, çok renkli yaşam doğaya da uygundur.

“Bu kitap okulda ders kitabı olarak okutulmalı.”  Frizz

Türkiye’de de ayrımcılık konusu işlenmeli. Osmanlı tarihinde ve İslâm dünyasında köle ticareti nasıldı?

Eleştirel kalın!

Okuduğum ve kaynak olarak kullandığım bu kitap:

Tupoka Ogette, Und jetzt Du, Rassismuskritisch leben,

Penguin Verlag, München 2022 [Alıntı: Sayfa 139]

ISBN: 978-3-328-60218-7

www.penguin-verlag.de

www.tupoka.de

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları