SEÇİM KARARI

24.09.2021 14:13

Federal Almanya genel seçime az bir zaman kala, seçim kampanyası bütün hızıyla sürüyor. Medya ve basından başka partilerin üyeleri kapı kapı dolaşıyor. Her parti sorunları, kendi partilerinin çözeceği sözünü veriyor. Pazar yerlerinde kurdukları stantlarda, halkı aydınlatmaya sözlü ve verdikleri yazılı materyallerle çaba gösteriyor.

1949 yılı, İkinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra ilk seçim yılıydı. O zamandan beri ilk defa bir başbakan kendi arzusuyla tekrar aday olmayacağını bildirdi.

Seçimde Dr. Angela Merkel’in koltuğu için Hristiyan Birlik Partisi (CDU) Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Partili (SPD) Maliye Bakanı Olaf Scholz ve Yeşiller Eş Başkanı  Annalena Baerbock yarışıyor.

Seçim kampanyası boyunca (CDU) adayı Armin Laschet’in duruş ve tavrı anketlerde seçim kaybına uğradığı görülüyor. Kardeş parti (CSU) lideri ile tartışma, durmadan iğneleyici eleştirileri adayı yıprattı. Partisinin desteğini de tam olarak alamadı.

Buna karşılık Sosyal Demokrat Parti adayı Olaf Scholz sempati topladı. Parti yönetimin tutarlı ve dayanışma içinde olmaları, araştırmalara göre seçimde iyi oy alacağı yolunda. Adayın duruş, tavır ve sözleri olumlu etki yaptı.

Medyada adaylar arasında yapılan mücadelede etik sınırları aşılmadı. Tartışma Almanya’da alışılmamış şekilde devam ediyor. Adaylar devamlı konu yapılıyor. Partinin gelecek plân ve programı önde olur ve tartışma nesnel yürütülürdü eskiden.

Seçim kampanyalarında Amerika ve Türkiye gibi, adayların özeline hiç girilmez, parti tüzüğü içerikleri tartışılırdı.

Dün akşam bir seçim programında CSU liderinin biyografisini yazan, Armim Laschet (DCU) kaybederse, ancak bahçe cücesi biblo olmaktan başka bir işe yaramaz, dedi. Böyle bir ifadenin Almanya’da olmasını şaşkınlıkla karşıladım. Fikir hürriyeti bu olmasa gerek. Yaralı birleşik partisi şaşkın, kızgın, öfkeli.

Sosyal Demokrat Partisi (SPD) yönetimi ve üyeleriyle dayanışma içinde. Geçmişte yaptıkları hatalardan ders aldılar. Bu nedenle gelecek plânlarını iyi izah ediyorlar.

İklim ısınması, çevre korunması için bütçeden milyarlar ayırmak istiyor. Doğal kaynaklardan enerji elde edilmesi ön görülüyor.

Az gelirlilerden az vergi, çok kazanan varsıl sınıftan daha fazla vergi almayı plânlıyor.

Saat ücretini € 12,- yükselterek, az geliri olan aileleri ekonomik rahatlama getirme. Çocuk paralarını yükseltme, çocuk yuvalarının ihtiyaçlarını daha iyi karşılama. Böylece çocukları olduğu yerden alıp, okula eşit şans ve imkân vererek hazırlama.

Korona virüs esnasında girilen kısa çalışma kuralını uzatarak, işsizliğe karşı koyma. Emekli maaşının en alt sınırını yükselterek, emeklilik yıllarında fakirliğe çare bulmak. Bu yasadan en çok faydalanacak olan ilk nesil Türk işçileri olacaktı. Fakat artık çoğu hayatta değil. Emekli yaşı 65 yaş sınırı kalacak, malulen emekli olma esnek olacak.

Meslek öğrenimde olan gençlerin aldığı para geçimini sağlayacak kadar yükseltilecek.

İşçilerin hastalık sigortaları memurlarda olduğu gibi, yüzde ellisini işveren ödeyecek.

Kiracı hakları güvenceye alınacak, sosyal ev inşası için beş milyar bütçe ayrılacak.

Kara para aklama ve vergi kaçırmaya karşı mücadele edilecek.

Pandemi ve sel gibi doğa felâketlerinde yardımda bürokrasi işlemleri azaltılarak, mağdurlara yardımın daha çabuk ulaşması esas alınacak.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) yalnız hükümeti kuramayacak. Plân ve program gerçekleşmesi koalisyon ortaklarına bağlı. Üç partinin birlikte hükümet kurması ön görülüyor. Bu durumda, asıl tartışmalara 26 Eylül genel seçim sonuçlarından sonra şahit olacağız. Tek parti devletinin yıkımı tarihte yaşandığı için, koalisyon anlaşmaları sağlıklı yürütülür.

Federal Almanya Başbakanı Dr. Angela Merkel’in yerini, on altı yıl sonra doldurmak oldukça zor görülüyor. Başladığı yıllarda çektiği zorluk, yaptığı hatalar, makamını elde tutmak için verdiği mücadele unutuluyor. En sonunda başardığı konum ölçü olarak ele alınıyor. Mirasını kim alırsa alsın, yeni ortama alışmak zor olacak. Almanya, Dünya’da saygı yarattı. Dünya lideri unvanına layık görüldü.

Facebook’da, özel hayatında sade bir vatandaş gibi gösterişsiz yaşaması, Türkiye’de bilhassa sosyal demokrat cephesinde hayranlık uyandırıyor. Başbakanım, protokolde Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanından sonra üçüncü sıradayım. Ama 83 milyon sade vatandaştan sadece biriyim, mesajını vererek gerçekten örnek oldu.

Biz yazanların görevi tarihi doğru yazmak. Türkiye halkı, bu hayranlığa karşı, mükemmel bir politikacının tek büyük hatasının Türkiye politikası olduğunu sorgulaması ve tarihe böyle geçmesini sağlamalıdır.

Her fırsatta Türkiye’yi dışlaması nasıl unutulur, anlamakta zorluk çekiyorum. Bu konuyu ayrı bir tartışma konusu olarak ele almak zorundayız. Araştırmacı gazeteci ve tarihçiler bu negatif politikanın Türkiye’ye ve Avrupa’da yaşayan Türklere verdiği zararı, analize etmelidir. Ortaya attığı imtiyazlı ortaklık ucube fikri hafızalara yazılmalıdır.

Sığınmacılar sorununu Türkiye’ye yüklemesi kabul edilemez. Avrupa’nın plastik çöpünü Türkiye’ye satmasında rolü araştırılmalı.

Bu, seçimden sonra kurulacak hükümet için de şarttır. Almanya’da 60,4 milyon seçmenden çoğu Türk asıllı 12,5 milyon göçmen kökenli seçmen olduğu halde, göçmen kökenlilerin karşılaştığı ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı partilerin hiç birisi tartışma konusu yapmadı. Kaç göçmen kökenli milletvekili seçilecek, göreceğiz.

Bu satırları okuyan seçme hakkı olanlar, mutlaka seçimde oylarını kullanmalı. Her kullanılmayan oy, göçmen kökenlilere karşı sağ parti AfD’nin lehine oran olarak işleyecek.

Seçim hakkını kullanmak, pandemiye karşı aşıya gitmek kadar önemli olduğunu, herkes çevresine anlatmalı. Mektupla seçim on altı Eylül’de başladı. Ayrıca kurallar ülkesinde oy pusulalarını bekleme zorunluğu yoktur.

SPD adayı Olaf Scholz seçilirse, Türkiye’ye karşı politikanın adaletli olacağına muhakkak olarak bakılmalı. Nitekim tek adaletli ve dürüst Türkiye politikasını Gerhard Schröder (SPD) uygulamıştı.

Türkiye’de gündem süratle değişiyor. Almanya’daki bu seçimin önemi en geç seçim sonrası anlaşılacak. Avrupa politikasında lokomotif görevi yapan Almanya, Türkiye ve Avrupa ilişkilerinde  önemli rolünü devam ettirecektir.

 

“Siz politika yapmazsanız, sizin adınıza başkaları yapar.”     

Aziz Nesin

 

Seçimle kalın!

Kaynak:

Vorwärts, Die Zeitung der deutschen Sozialdemokratie, 5/2021

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları