SAKIN HA!

19.06.2022 13:10

ABD, Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra İslam Ülkeleri yanında, Asya, Latin Amerika ve Kuzey Afrika ülkelerine model ülke olan Üniter, Laik, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Siyasal İslamcı Otokrat bir ülkeye dönüştürme planını doksanlarda açık etmeye başlamıştı.

ABD’nin oluruyla TSK üst düzey generallerce gerçekleştirilen 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül 1980 Faşist Darbelerinin tüm baskı ve zulmüne rağmen TSK’nın Atatürkçü kanadının, aydınların direnciyle halk Laik Cumhuriyete sahip çıkmıştı.

ABD, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde mercek altına aldığı Recep Tayyip Erdoğan’ı, BOP ve Kuzey Afrika Projesinin Türkiye ayağı olarak hazırlamış ve Milli Görüş’ten ayrılan bir grupla liberallerden oluşan AKP’yi kurdurarak projesini yaşama geçirmek istemişti.

Merkez sağın ve merkez solun bölünmesi, Turhan Feyzioğlu’nun sol alerjisi, Baykal’ın koltuk hırsından Ecevit’in CHP’den koparak ayrı cephelerde iktidar araması, Erdal İnönü’nün siyasetten çekilmesi ve Demirel’in son yanılgısı Tansu Çiller’i tercih etmesi, Bahçeli’nin gizli misyonu gereği, DSP-ANAP-MHP koalisyonunun ekonomik krizden çıkma aşamasında erken seçim dayatmasıyla ABD açıkça devreye girme kapısı açılmış oldu.(*1)

ABD’nin, TÜSİAD’ın, Liberallerin, hatta İsrail’in desteklediği Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AKP, Baykal’ın: ‘’Bu seçim yasasıyla bir kez de biz iktidar olalım!’’ Diyerek, değiştirilmesine karşı çıktığı 12 Eylül’ün seçim yasası sayesinde yüzde 35 oy oranı ile yüzde 65 Milletvekili kazanarak iktidar oldu.

Fakat, Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 312 Maddesinden mahkum olduğu gerekçesiyle ‘’Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığı’’ kararı vermişti.

YSK, Anayasanın 76. Maddesinde yer alan; ‘’ ideolojik ve anarşik eylemlere katılma’’ gerekçesiyle Erdoğan’ın adaylığını kabul etmedi.

Bu arada Erdoğan hiçbir unvanı olmadan Beyaz Sarayda ABD Başkanı Bush tarafından kabul edildi.

Bush, Beyaz Sarayda CHP Genel Başkanı Baykal ile de gizli bir görüşme yaptığı ortaya çıkmıştı..

Baykal, ABD dönüşü parti içinde Erdoğan’ın yasak kararının kaldırılması ve Anayasa değişikliğine olumlu oy verilmesi için görüş bildirerek, destek istedi.

Birçok partili bunun çok tehlikeli olacağını, Erdoğan’ı ABD tarafından özellikle Laik Cumhuriyeti, Siyasal İslamcı bir kabile devlet şekline getirmek için getirildiğini uyarmalarına rağmen, Baykal ,başta Sevigen, Savcı Sayan gibi kendine çok yakın yöneticilerle Erdoğan’la gizli bir toplantıda Erdoğan’la anlaştı.(**2)

Baykal’a Beyaz Sarayda hangi söz verildi? Erdoğan’la gizli görüşmesinde hangi pazarlık yapıldı? Bilinmiyor.

Baykal’ın kendi partisinde bile çok değerli CHP’lileri dışlamışken Erdoğan için demokratlık taslaması gerçekçi değildir.

13 Aralık 2002 de AKP ve CHP oylarıyla anayasa değişikliği kabul edilmesine rağmen dönemin Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, bu değişikliği veto ederek Meclise geri gönderdi.

CHP grubu vetoya rağmen AKP ile tekrar olumlu oy verince Sezer onaylama durumunda kaldı.

AKP Grubunun ve Komisyon Başkanı Burhan Kuzu’nun resmen teşekkür etmeleri tutanaklara geçti.

Erdoğan, zamanla Baykal’ın bu desteğini inkar etmekle kalmayıp, Baykal’ın çapkınlık kasetini ‘’Bu özel  değil genel genel!’’ Diyerek dünyaya duyurmakla kalmadı, onu genel başkanlıktan etti!

CHP’deki uzgörülü milletvekili ve yöneticiler ve ülkenin Milli Güvenlik kurulunun uyarılarına rağmen ABD’nin yanına TSK içinde, bürokraside, yargıda, medyada, sermaye grubunda Gülen Cemaati yapılanmasının önünü ABD’nin direktifi ile AKP, özellikle Erdoğan’ın onayı ile açtı.

 Erdoğan-Gülen Cemaati ortaklığı Yargıyı, TSK’nın üst rütbelileri, Medyayı, aydınları Atatürkçüleri tasfiye etmekle kalmadı, kimine uzun yıllar hapislik, kiminin ölümüne, kiminin işsiz kalmasını gerçekleştirdi.

İktidarı tamamen ele geçirdiğine inandığı dönemde Gülen Cemaatinin görevinin bittiği kanısıyla onları ve dönek Marksistleri, liberalleri kirli bir mendil gibi atmak istedi.

Fetö, sadece muhaliflere kumpas kurmakla kalmadı, Erdoğan ve ekibinin yolsuzluklarını bu kez gerçek belgelerle ortaya döktü.

Erdoğan’ın bittiği dönemde yine Devlet Bahçeli devreye girdi.

2017 yılında MHP Genel Bahçeli, ABD’nin Laik Cumhuriyeti Siyasal İslamcı bir rejime dönüştürmesi için iktidara getirdiği Erdoğan’ın önünü açarak tarihi misyonunu tamamlamayı seçerken:

‘’Madem Erdoğan anayasaya uymuyor, bari biz anayasayı Erdoğan’a uydurulalım’’ Diyerek Emperyalizmin Türkiye ayağı olma görevini sürdürmüştü.

T.C. Anayasanın 101. Maddesi Cumhurbaşkanı Adaylık ve Seçimi:

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip vatandaşlar aday olabilirler.

Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Recep Tayyip Erdoğan, 2014 Yılında Cumhurbaşkanı seçildi.

2018 yılında ikinci kez seçilirken Anayasanın 101. Maddesine göre seçildiği için 24 Haziran 2023 tarihinde görev süresi bitecektir.

Tekrar aday olması Anayasaya aykırıdır.

  1. Madde gerek Referandumda gerekse 2018 tarihinde aynı maddede değişiklik yapılmamıştır.

 Gerek iyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gerekse CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

‘’Recep Tayyip Erdoğan’a yenilgi tattırmak için üçüncü kez aday olabilir!’’ Diyerek Anayasaya aykırı bir tutum içine girmeleri hem yanlış hem de büyük yanılgıdır.

Hele AKP güdümündeki YSK’ya görüş sormak gaflet ve dalalettir.

Bu kesin Anayasa maddesi YSK ’nu da bağlar.

YSK, Anayasada geçerli maddeyi uygulamakla yükümlüdür.

YSK bu konuda iki kez sabıkalıdır.(***3)

YSK’ya, AKP yargısına güvenip geçmiş hataları yapmayın

Sakın haa!

ANAYASALAR KİŞİLERE GÖRE DEĞİL, KİŞİLER ANASAYA GÖRE YORUMLANIR.

 Yıldız AKALIN

  

(*1) Eski MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’in Devlet Bahçeli’nin Ajan olduğu kendi el yazılı mektubu.

(**2) Savcı Sayan, Baykal Genel Başkanlıktan ayrıldığında hüngür hüngür ağlamışken, AKP’ye geçerek Ağrı Belediye Başkanı seçildi…

(***3) 17 Nisan 2017 de sandıklar açılmadan mühürsüz oyların geçerli sayılması (‘’atı alan Üsküdar’ı geçti.   ve     31 Mart 2018 İstanbul İBB seçimlerin iptali.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları