SAĞDAN ESEN RÜZGARA SAVRULAN SOL

30.10.2022 12:17

Cumhuriyetin kurucu partisi CHP kendi kurucu ilkelerinin temele gömerek, çatıya çıkarıp tellala ferman okutuyor.

“Laiklik, Devrimcilik, Halkçılık” nerede?

Laiklik ilkelerine karşı bugün CHP, muhafazakâr düşüncenin en güçlü savunucusu durumunda. Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerinden U dönüşü yaparak ters yüz oldu.  Parti örgütlenmesinden kaynaklı yönetiminde ve Milletvekilleri içinde halkın temsilcileri yok.

Halk yok!

“Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Devletçilik”

Cumhuriyet değerleri ortadan tek tek kalkarken CHP başını kuma gömdü. Bilinç kaybına uğrayınca Devletçi hafıza kayboldu. Atatürk’ün adını siper edinip Ata’sı ile ulusalcılık.

Türk’ü ile milliyetçilik besteleyip dağ bayır gezmesine rağmen oba, otlak bulamadı.   CHP, Milliyetçiliği, farklı ulus ve milliyetlere karşı oluşan üstün ırk olmadığını bilimsel olarak ortaya koyamadı. Millileşmenin milliyetçilik olmadığını özümseyemedi. Millilik: Milli sanayi, milli tarım ve hayvancılık üretimi ile bütünleşmeyen dokudan arınamadı.  Laik Demokratik Cumhuriyet ilkesine tutunamadı. Hak ve özgürlükleri, çevre duyarlılığını, doğası- doğallığı ile bütünleşen Türkiye olma vizyonu yaratamadı.

Slogancı sol!

Sosyalist, devrimci, sosyal demokrat söylemi icraata dönüştüremeyenler patinaj yapmaktan kurtulup yol alamıyorlar.  Hangi zemin üzerinden ilerleyeceklerini kestiremiyorlar.

Neden mi?

Sosyalist, Devrimci, Sosyal Demokrat değerlerden koptukları, işçiler emekçiler içinde örgütlülüğü yaratamadıkları için.

Ölümü gösterip felçli yaşama teslim olmak!

- Bular tekrar iktidarı kazanmayacağını anlayınca iç savaş çıkarırlar.

- Bu aday ile seçime gidilirse bunlar kazanır.

- Gün onlara karşı birlik olma günü…

Siyaset bilimcilerinin yarattığı toz bulutu içinde nefes alacaklarını sananlar bu söylemlere omuz vererek hararetli savunucuları oluyorlar.

Ana yemek sermaye, üzerine biraz ulusalcı baharat serpiştirilerek garnitür, sonrasında muhafazakarlık tatlısı. , Pişirdikleri bu aş ile yoksul halkların karnını doyurmayı planlıyorlar.

Neyin birliği?

CHP’nin muhafazakarlık hevesini, halkçı, devrimci güzergahı terk ederek ters yüne girdiği açıkça ortada.

Akşener’in, İYİ Parti’si Türkiye halklarının nesine iyi gelecek? Ali Babacan’ın, Deva Partisi’ hangi derde deva olacak? Davutoğlu’nun geçmişi ortadayken Gelecek Partisi hangi geleceği hedefleyeceği belli değil mi? Refah ve Demokrat partiden söz etmeye bile gerek yok.

Başkanlık sisteminde parlamenter sisteme geri döneceklerini vaat ediyorlar. İflas eden bakkal eski defterleri karıştırır. Bugün eskiyi getirmek isteyenler bilmezler mi?27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 6-7 Eylül, Sivas, Malatya, Maraş, Çorum… olayları parlamenter sistem döneminde yaşandı. Sendikalar, Sivil Toplum Kuruluşları, gazeteler, dergiler, tiyatrolar… Parlamenter sistem döneminde kapandı.

Bu partilerin tüzüklerine, yönetici kadrolarına bakmak yetmez mi?

İçinde halk gören var mı?

Halka umut olurlar mı?

O zaman, rüzgâra karşı yürüyerek dağı aşmak varken çukura saklanmak niye?

Türkiye geçmişte Özal ve sonrasının ekonomik siyasi yıkımlarını gündeme taşıyarak, Muhafazakâr sağ, Demokratik Sol harcı ile DSP ve Refah Partisi bileşimini umuda yolculuğa çıkarılmadı mı? Türbinlerde Ecevit’i, podyumlarda Erbakan sahnesi oynamadı mı?

Umudumuz Karaoğlan söylemi umutsuzluğa dönüştüğü için kurtarıcı olarak AK Parti iktidarı olmadı mı?

Bu şiire nakarata gerekir mi?

Bugün, kurtarıcı beklememe, korkuları yenme, palavralara kulak asmama, çağın gerisinde kalmama, milli değerlere, Türkiye halkları kendi demokratik haklarına, insani değerlerine, özgürlüklerine sahip çıkma, kardeşçe yaşama zamanı.

Hadi hayırlısı…

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları