OY VER!

23.09.2021 23:52

Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Kurultayı 1986 yılında Nürnberg şehrinde yapılmıştı.

SPD Genel Başkanı Willy Brandt ’ın açış konuşması ile başlayan kurultaya Türkiye’den; SHP Genel Başkanı Prof. Aydın Güven Gürkan katılmıştı.

Konuk olarak, Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF) in çağrıldığı Kurultaya Genel Başkan Etem Ete, Genel Sekreter Ahmet İyidirli, Sayman Aydın Saylan ve ben katılmıştık.

Türkiye’den Gazeteci olarak Cumhuriyet Gazetesinden Yalçın Doğan Katılmıştı.

Kurultayın 2. Günü SPD yetkililer Aydın Güven Gürkan’a ‘’kurultay programını nasıl bulduğunu’’ sorunca:

Aydın Güven Gürkan: ‘’Programda, savaş sonrası Almanya’nın her alanda kalkınmasına, önemli katkıları olan vatandaşlarımıza hiç yer verilmemesi bizi üzdü!’’ Dediğinde:

‘‘Türkiye’den gelen siyasi sığınmacıları programa aldık’’ diyerek, çalışma programındaki birkaç satırlık sığınmacılar için önerileri gösterince, Gürkan:

‘’Yüzbinleri aşan T.C. Vatandaşı, Almanya’ya sığınmacı olarak değil, Alman Devletinin resmi çağrısı bizim onayımız ile buraya yasal olarak çalışmak için geldiler.’’ Demesi etkili olmuş, kurultaya ara verilerek programa geniş olarak buraya resmi yollardan gelen göçmenler için parti olarak iyileştirme ve eşit haklar verilmesi programa alınmıştı.

Genel Başkanlarla yemekte Willy Brandt ‘ın o yıl basılan kitabını imzalayarak hediye etmişti.

Aydın Güven Gürkan’la görüşmek isteyen parti başkanlarına, sosyal demokrat başbakanla, bakanlara saat ayarlamakta zorlanmıştık.

Uçak yerine, Frankfurt’a benim arabamla gelmek istedi, Hasan (Arslan) bizi karşıladı, birlikte Frankfurt’tan Türkiye’ye uğurladık.

Daha sonra birçok etkinliklerimize katılarak buradaki ‘’eşit haklar mücadelemize’’ önemli katkıları oldu.

Artık Aydın Güven Gürkan, Uğur Mumcu gibi HDF’nin onur üyesiydi.

İkisini de saygıyla, sevgiyle rahmetle anıyoruz.

Aydın Güven Gürkan’dan sonra Genel Başkan olan Erdal İnönü, HDF’nin araya girmesiyle Willy Brandt ile görüşmesinden sonra İnönü’ye hayran kalmış, SPD-SHP dayanışması yurtdışımdaki vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık hakkının verilmesini sağlamıştı.

CDU ve CSU -FDP ortaklığında Türkiye’nin; ‘’nüfusunun çoğunluğu Müslüman olduğu’’ gerekçesiyle AB üyeliği engellenmiş, çifte vatandaşlık ortadan kaldırılmıştı. 

Schröder-Yeşiller hükümeti, Sosyal Demokrat CHP yerine AKP ve Erdoğan’ı desteklenmiş, Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ortadan kaldırılmasını ‘’Türkiye bağırsaklarını temizliyor!’’ diye desteklemişlerdi.

Schröder, her Türkiye’ye geldiğinde Erdoğan’ın evinde kalacak kadar yakınlaşmış, Ozan Ceyhun’u AKP ile yakınlaşmaya katkı vermesi ile görevlendirmiş, Ozan Ceyhun bu hizmeti karşılığı AKP tarafından Büyükelçilikle ödüllendirmişti.

16 yıllık Merkel döneminde de, AKP iktidarı Merkel ile yakınlaşmış, birlikte ikili oynamayı seçmişlerdi

Merkel’in ‘’Siyasal İslamcı otokrat bir rejime’’ razı olma karşılığı, Almanya’ya gitmek isteyen milyonlarca Suriyeli sığınmacıları Türkiye’de tutarak engellemek için anlaşmışlardı.

Zaten Erdoğan’ın AKP’si ve baskıcı rejim sayesinde resmen olmadan hükümette söz sahibi olmayı yeğleyen Bahçeli’ninde ‘’AB üyeliğine’’ karşı olması da bazı AB ülkelerinin işine gelmektedir.

Merkel’in yerine Başbakan adayı olan Armin Laschet, AKP ile ilişkileri daha fazla iyileştirmek istediğini açıklarken:

-Milyonlarca Suriye ve Afgan sığınmacıları sadaka niyetine para karşılığı Türkiye’de alıkoymak .

-Türklere çifte vatandaşlık verilmeyecek, daha önce Türklere verilen çifte vatandaşlık kan bağı olmadığı      için geri alınacak. 

-Türkiye AB üyeliğinden vaz geçecek. 

Bunun somut kanıtı: Hessen Eyaletinde SPD tarafından verilen ‘’Türkçe’nin okullarda seçmeli yabancı dil sayılması’’ teklifi CDU ve Yeşillerin oylarıyla reddedilmişti. 

NRW Eyaletinde SPD tarafından verilen Almanya’daki Türkler için çifte vatandaşlık verilmesi teklifi, NRW’ de Başbakan   Armin Laschet’ in Partisi CDU, FDP ve aşırı sağcı AFD tarafından reddedilmişti.

SPD’nin yeni yönetimi ve Başbakan adayı Olaf Scholz, Türkiye de demokrasinin yeniden işlerlik kazanması için tavır koyacağını açıklaması ile Almanya’yı Willy Brandt çizgisine getireceği kararlılığını ortaya koymuştur.

Ayrıca Türklere çifte vatandaşlık verilmesinden yana olduğunu açıklamıştı.

Olaf Scholz, anketlerde olsun, mektupla verilen oylarda olsun önde olduğu görülmektedir.

Türkiye ve Almanya’daki Türk kökenli çifte vatandaşlar ve Alman vatandaşlığı almış olanlar, CDU iktidarının oyununu bozmak için, SPD’ye oy vererek elimizden alınmak istenilen hakkımıza sahip çıkmamız ve Türkiye’nin bir Taliban Rejimine sürüklenmesine engel olma görevini üstlenmemiz gerekmektedir.

Oy verme görevi bir demokratlığın olmazsa olmazıdır.

Üşenmeden, buradaki yaşantımız için

Demokrasiye katkı için

Ülkemizi korumak için

Pazar günü sandığa gidip, oy verelim.

Almanya’yı ve Türkiye’yi seviyorsan

Lütfen sandığa git

Oy ver!

 

Yıldız AKALIN

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları