OKUMA KÜLTÜRÜ

18.11.2022 20:21

Okul öncesi okumanın önemini kavrayan çocuk, tüm okul döneminde geliştirir, iyi bir okur olur. Nitelikli kitap okuyan birey düşünce ve duygusunda bilinçli olur. Okuyan öğrenci ileride sorgulamayı, karşılaştırmayı öğrenir. Okumayı sevmeyenlere göre başarıda büyük fark yaratır.

Okuyan bir öğrenci ömür boyu öğrenmeye açık olur, araştırmayı sever. Sorunlarını çözmede, karar vermede başarılı olur.

İnternet çağında bilgi ve haberlerin resimlerle verilmesi, okumaya daha fazla zaman ayırmayı zorunlu kılıyor.

Yetmiş yıllarında Berlin’e geldiğimde, tren ve otobüs yolculuğu yaparken, çoğu yolcuların elinde kitap ve gazete olurdu. Şimdi ise yaşlı genç ayrımı yapmadan görülen, ellerinde cep telefonları.

Kitap fuarları okur ile yazarları buluşturur. Yeni çıkan kitaplardan haber alınır. Bu yılkı Frankfurt Kitap Fuarında küçük bebekler için banyoda oynayabileceği kitaplar olduğunu radyodan işittim.

Seçilen kitap nitelikli ve çocuğun yaşına uygun olması gerekir. Seçerken anne babalar okul önce eğitimde eğitmenlerden, okulda öğretmenlerden yardım alabilir.

Bir ülkede okuma kültürünü yerleştirmek için politika, kütüphaneler, eğitmen ve öğretmen yetiştiren yüksek meslek okulları iş birliği içinde uyum göstermelidir.

Eski Yeşiller Partisi Milletvekili Özcan Mutlu kitaplıklarda yetişkin sanatçı, öğretmen ve politikacılarla çocuklara okumaya başladı. Bunu birçok sanatçı takip etti.

Çok daha önce rahmetli yazar Kemal Kurt başlamıştı. Her yeni kitabında okumaya davetiye alırdım. Torunlarıma okuduğum kitapların içinde en fazla Gökkuşağı Balığı kitabıydı.

Almanca Türkçe yazılmış, çok güzel resimler çizilmiş, renkli boyanmış bir çocuk kitabı. Üç altı yaş için uygundur, okula başlayınca da kendisi okuyabilir.

Öğretmen okullarında tüm dünyada gelmiş geçmiş çocuk edebiyatı yazarların biyografi ve tarihi hakkında etraflı okuduk.

Çocuk edebiyatı çocuklara duyma ve düşünme sorumluluğu verir. Düşünce ve fantezi hazinelerini geliştirir. Çocukların okula kitap sevgisi kazanmış öğrenciler olarak başlamalarını sağlar. Bebeklik yaşından gençlik dönemine kadar ilgi ve gerçek yaşamlarıyla ilgili güncel konuları içerir. Çocuk doğası gereği oynama, eğlenme, keşfetme ve yeni şeyler öğrenme ister. Bu nedenle önce yalnız resimli, üç altı yaş arası yazısı az resmi çok kitapları seçmeli. Okula başlayınca yazı ve resim aynı oranda olmalıdır.

Çocukluğunda ebeveyn, eğitmen ve öğretmenleri tarafında kitap okuyarak büyüyen çocuklar dinlemeyi öğrenirler. Dinlediği kitapları merak eder ve kendi okuma yazma öğrenince okumak ister. Yetişkin olunca okuma kültürünü gelecek nesillere de iletecektir.

Böylece okuma kültürünü benimsemiş, gelişmiş toplumda insanlar, politikacılar birbirlerini saygıyla dinler, sözlerini kesmez. Anlamayı ve anlatmayı öğrendikleri için sinirli ve asabi konuşmazlar. Kişilikleri değil fikirleri nesnel tartışırlar ve en iyi fikri bulmada güçlük çekmezler.

Çocuğa göre hazırlanan kitaplar yaşa, ilgi alanına, dil ve anlam evrenine uygun olmalı. Resimlerdeki yaşamları tanıması, nesne ve varlıkları adlandırma görevi çocuk edebiyat yazarlarına düşüyor. Onlar da okumak zorunda oldukları gibi, çocukların yaşamından uzaklaşmaması, onlarla yakın ilişkide olmaları zorunludur.

Dil bilim insanları Avrupalı Türkler için üç yaşına kadar anadili Türkçe konuşup, kitap okumalarına öneriyorlar. Üç altı yaş arası çocuk yuvasında yaşadığı ülke dilinde başlamasını doğru buluyorlar. Ebeveynlerden biri veya büyük anne baba varsa, onlarla Türkçe konuşmaya devam etmelidir. Bu yol çocuğun iki dilde öğrenmesi sağlanır.

Çok önemli bulduğum için makalelerimde tekrar ediyorum. Üç altı yaş arası okumaya alıştırılmış bir öğrenci, çok dilli yetişebiliyor. On beş yaşında torunum evde Türkçe, okulda Almanca, İngilizce, İtalyanca olmak üzere dört dilde öğrenim görüyor, başarıyor. Hatta İngilizce ve İtalyancayı lise sınav dersleri olarak seçti.

İyi okuyan öğrencilere verilen ödüller okumaya teşvik eder. Dernek, vakıf ve konsolosluklar bu işi yapıyorlar, daha fazla duyurulmalıdır.

Yaş günü ve bayramlarda çocuklara nitelikli kitap hediye etmeyi ihmâl etmemelidir. Çocuğa göre faydalı kitap ile çocuğu okumadan uzaklaştıracak kitap farkı iyi anlaşılmalıdır. Almanya’da eleştirme bir meslektir, eleştirmenleri dinlemekte fayda var.

Okuma kültürü demokratik ve çağdaş toplum yaratmak için çok önemlidir. Zaman göç akımı zamanıdır, küremizde sürekli bir göç akımı yaşanıyor. Bu nedenle okuma kültürü de zamana uymalı, ülke sınırları dışına çıkmalı. Kitap fuarları bunun için çok iyi fırsattır. Çeviriler küremizi anlamayı sağlar.

İlk nesil Avrupalı Türklerin çocuk ve torunları, konuk işçi olarak gelen anne baba, nine ve dedelerin hayatlarını, tarihini anlatan çok güzel kitaplar yazıyorlar. Bunlar Türkçe’ye çevrilmelidir. Ki, Türkiye’de yanlış bilinen tarih, ön yargılar düzelsin. Geleceğini Avrupa’da gören gençler yanlış karar vermesin, altmış yıl önce işlenen hatalar işlenmesin, tekrarlanmasın.

İyi okumalar!

İlter Gözkaya-Holzhey

eMail: [email protected]

 

Mutlaka bu konuda okunması gereken ve okuduğum makale:

Şahin Aybek, Demokratik ve çağdaş bir toplum yaratmak için çocuklara okuma kültürü kazandırmalıyız, Cumhuriyet Gazetesi, 31 Ekim 2022, Pazartesi.

 

Henüz çocuk kitaplığınızda yoksa, mutlaka bu kitabı almalısınız:

Kemal Kurt, Gökkuşağı Balığı, Der Regenbogenfisch, (Almanca/Türkçe), Nord-Süd Yayınevi, Gossau 1994

ISBN: 3-314-006-64-0

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları