OKULLARDA TÜM TEDBİRLER ALINDI!

11.09.2021 12:54

Mı acaba?..

İki yıla yakın süredir, arada birkaç gün açılmış da olsa, okullar kapalıydı malumunuz…

Uzaktan eğitim ise, az buçuk da olsa, sadece interneti, tableti, bilgisunarı olan çocuklar için söz konusu oldu olabildiğince. Ya diğerleri? Evinde internet olmayan, dolayısıyla bilgisunarı, tableti de olmayan çocuklar kar, kış demeden dağ, bayır internetin, telefonun çekebildiği bir yer arayanlar, 3-4 kardeş olanlar?.. Üstüne üstlük bir göz odada yaşamak zorunda olanlar, o bir göz odalı evine, gün boyu kapı kapı dolaşıp da iş bulamadan ya da işten çıkartılmış olarak dönen ve de çocuğunun yüzüne bakamayan babalara sahip çocuklar?!

Gereğince yönetilmeyiş ve gerekli koşullar sağlanmayışla, bu salgının bitmeyip gün geçtikçe artacağını tahmin etmek hiç de zor değildi aslında. Felaket avaz avaz geleceğini sayhalıyordu ama “2 ay sonra rahatlayacağız, yaza bitecek, kışa bitecek… Yok Haziran'da maskeleri atacağız, yok Temmuz'da, vaka sayıları ve ölümler azalıyor…” diyerek insanlar rehavete düşürülmeseydi… Her iş yeri kapanıp oteller yazın açılarak, kış gelince kapanarak, turistlere maske dahil hiçbir yasak getirilmezken, sadece çocuk ve yaşlıları ev hapsine alarak ve de turizm sezonu bitiminde, vaka ve ölüm sayıları sanki kendiliğinden birdenbire artmış gibi gösterilip tekrar yasaklar koyularak bu işin sağlıkla sonuçlanmayacağı da çok belliydi!..

Eğitimden, çocuklarda söz edecektim, diğer konuların bir kısmına da ucundan kıyısından değinmeden yapamadım. Her biri ayrı bir yara çünkü…

Bir yanım okulların açılmasından, yani yüz yüze eğitimden yanaydı ama bir yanımın da ödü kopuyordu düşündükçe…

Şayet gereksiz müsriflikler yapılmayıp da, çocukların geleceği, sağlığıyla ilgili yatırımlar yapılsaydı ki bu 2 yılda neler neler yapılmazdı! Sınıf mevcutlarını ikiye üçe bölebilecek yeterlikte yeni okullar, okullara ek binalar ya da ek sınıflar, duruma göre prefabrik okullar, yapılabilirdi. Depremde yıkılan okulların öğrencilerini başka okullara yığmak yerine, yenileri yapılabilir, hasarlı olanlar, okullar açıldıktan sonra değil, o 2 yıllık süre içinde onarılabilirdi. Atama bekleyen onca öğretmen atanabilirdi…

Onca deprem, onca yangın felaketi yaşadık, yaşıyoruz; hiç değilse bunlar akla getirebilmeliydi de, okullara yangın merdivenleri yapılıp, işlersiz asansörler bakıma alınabilir, olmayan okullara da bir şekilde konulabilirdi. Tabii şayet çocukların da can taşıdığı, her birinin öncelikle aileleri olmakla birlikte hepimiz için çok kıymetli oldukları düşünülebilseydi. Değer verilseydi, sağlıklı koşullarda, eğitim hakları olduğu kabullenilebilseydi!..

Bunlar yapılamadı, yapılmadı daha doğrusu; çocuklar, çocukların sağlığı, eğitimi, geleceği önemsenmedi çünkü!.. Saldım çayıra Mevla’m kayıra kabilinden açıldı okullar!..

“Tüm tedbirler alındı” denilince, sandım ki sınıf mevcutları bir şekilde yarıya indirildi ya da ikili üçlü eğitim düzenlendi. Son mutasyonların bulaşıcılığının artışı nedeniyle, mesafenin 2 metre olması gerektiğine göre, 2 metreden geçtim, hiç değilse, çocuklar sıralarda birer kişi oturacak, hatta aralarında birer sıra da boşluk olacak sandım!..

Her okula 4-5 temizlik görevlisi atanacak, her gün, her teneffüs öncesi tüm okulu dezenfekte edecekler, kapı kolları, tuvaletler, lavabolar her teneffüsten önce temizlenip dezenfekte edilecek. Ana giriş ve sınıf kapılarındaki paspaslara dezenfektan dökülecek… Her sınıfa sağlıklı havalandırma sistemi kurulacak sandım. Her okula, öğretmen ve öğrenci sayısına göre, günde en az iki kez değiştirebilecekleri, hatta her ihtimale karşı bir miktar daha fazlasıyla maske, dezenfektan ve temizlik ürünleri, gereçleri gönderilecek sandım!..

Okul servislerinin hijyen ve güvenliği konusundaki kuralların azaltılması değil, daha da arttırılarak sağlanacağını sandım!..

40-50 kişilik sınıflara, balık istifi gibi doldurulacaklarını, çocukların 19.30-20.30, hatta 21.00’lere kadar okulda olup kış şartlarında neredeyse gece yarısı sayılacak saatlerde eve döneceklerini ise, hiç sanmadım. Her çocuğun okula servisle değil, yürüyerek ve ara sokaklardan da gittiği düşünülerek, başlarına gelebilecek her tehlikeyi düşünemeyeceklerini de sanmadım. Tıpkı sınıfta virus bulaşmış bir öğrenci olduğunda, o sınıfta 14 gün tüm çocukların karantinaya alınması kararına rağmen, servislerde virus bulaşan bir öğrenci olduğunda, hiç umursanmayıp, servislere çocukların üst üste bindirilerek götürülüp getirilmeye devam edileceğini hiç sanmadım!..

Bir yandan, okullara bağış yapmayın, isteyeni şikâyet edin denilirken, bir yandan da devasa bağışlar isteneceğine göz yumulacağını da hiç sanmadım. Yanı sıra da, insanlar kendi evlerine en ucuzunu bile zor alırken, en kalitelisinden 5-10 kutu maske, 5-10 koli tuvalet kâğıdı, havlu peçete, temizlik ürünü ve gereci isteneceğini de sanmadım!..

Tüm halkımız gibi, çocuklarımızı da saldılar çayıra, ne halleri varsa görsünler, baksınlar başlarının çaresine, ölen ölür, kalan sağlar bizimdir denilerek!..

Ne diyelim denecek daha pek çok şey olmasına rağmen, her olayda olduğu gibi yine işi Allah’a havale edip dua edeceğiz bu durum karşısında…

Hepimizi Mevla’m kayıra…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları