ÖĞRENCİ KARNESİ

26.06.2022 16:31

Yaz tatili geldi ve öğrenciler için olduğu kadar anne ve babalar için de yeni bir dönem başladı.

Çeşitli okullardaki öğrenciler son günlerde karnelerini aldılar.

Bir eğitim öğrenim döneminin bitmesine yakın  derslerinde başarılı olamayan çocuklarda bir 'karne korkusu' başlar.

Bu endişeyi anne ve babalar da taşırlar.

Bir anda, bir günde öğretim yılı sona erer ve tüm öğrencilere o yılın durumunu yansıtan özel bir karne verilir.

Milyonlarca aileyi etkileyen, onların çevreleri ile birlikte sosyal, ruhsal durumlarını da doğrudan etkileyen bir durum yaşanır.

Dünyanın genel gidişini, ülkenin genel yapısını, uygulanmakta olan eğitim sistemini, öğrencinin devam ettiği okulun yapısını ve bulunulan çevreyi irdelemeden, düşünmeden öğretilmiş ezberler ile, duygusal davranışlar ile "karne" olayına yaklaşmak ne denli doğrudur?

Okulda öğrenciye verilen karne çok önemli ise de üzerinde "iyi" ve "dikkatli" düşünülmesi gereken bir olgudur.

  • Karne her şeyi tam olarak yansıtan bir belge midir?
  • Karnenin içeriği sadece çocukların durumunu mu yansıtır?
  • Bir öğrenci neden iyi not alamaz?
  • Karne notları çocuğun okuldaki başarısını mı yansıtır?
  • Karnedeki durumun oluşmasında çocuğun annesinin, babasının, ailenin "sosyo-ekonomik-kültürel" düzeyinin, sınıfa gelen öğretmenlerin, okulun, çevrenin, ülkedeki eğitim düzeninin…. etkileri nedir?
  • Çocuğun karnesinin iyi olmasında ne gibi etkenler olabilir?
  • Kötü bir karnenin nedenleri neler olabilir?
  • Karne alan öğrenciye nasıl davranmak gerekir?
  • Karnesi kötü olan çocuğa nasıl davranmak gerekir?
  • Karne gününde öğrenciye nasıl bir yaklaşımda bulunmak gerekir?
  • Karnenin içeriği çocuğun kişiliğini bedensel ve ruhsal yapısını ne denli yansıtmaktadır?
  • Karnesi iyi olmayan çocuk yaşamda başarılı olamaz mı?

.   Eğer bir çocuk iyi karne getirmiyorsa hemen dört etken öne sürülür ve değerlendirilmesi istenir:

"Çalışma alışkanlıkları, evde ders çalışma ortamını, sorumluluk duygusu, duygusal sorunlarının yoğunluğu…"

Bunlar aslında çok büyük bir bütünün "ancak" çok küçük birer parçası olabilir…

.  Karne çocuğun tüm başarısını ya da başarısızlığını yansıtmaz.

  • Not veren kişi hangi düzeyde mesleğinin bilincindedir?
  • Ölçme ve değerlendirme sistemini nasıl uygulamışlardır, notları neye gör vermişler?
  • Çocuk başka bir sınıfta ve başka bir okulda olsa idi karnesi ne durumda olabilirdi?
  • Notları çok iyi olan bir çocuk gelecek yaşamında mu çok başarılı olacaktır?
  • Karnesi iyi olmayan bir çocuk yaşamında çok başarısız mı olacaktır?
  • Bir okulda not vermek ne denli doğrudur, bunun ölçüsü nedir?
  • Bir çocuğun başarılı olabileceği ya da başarısız olabileceği yönleri yok mudur?
  • Çocuğun doğuştan getirdiği genetik özellikleri, yetenekleri, engelleri nelerdir?

.   Çocuğun tüm özellikleri göz önüne alıp, değerlendirmek ve eğitim-öğretim sistemi içerisinde bunlara en iyi ve uygun yaklaşımı göstermek gerekir.

Kişiye özgü öğretme ve eğitme çalışmaları yapılabilmelidir. (Individuelle Lernförderung)

Bu ise temelde o sistemin, öğretmen yetiştirmenin, okulların yapısının… temel düzeyi ve donanımı ile ilgilidir.

Çağdaş bir düzeye erişememiş eğitim- öğretim sistemlerinin çok sayıda sorunu ve eksiklikleri vardır.

Devletin okullarının donanımından, öğretmen yetiştirmeye ve ülkedeki eğitim-öğretimin birlikteliğine, temel ilke ve prensiplere değin o kadar çok etken vardır ki, bunların ne yazık ki gündeme gelmediği ve hiç konuşulmadığı bir dönemi yaşıyoruz.

Ülkenin genel durumuna, eğitim-öğretim sitemine bizim doğrudan bir etkimiz ve yönlendirmemiz olası değildir.

Buna rağmen her aile kendi çocuğundan dolayı eğitim-öğretim sorunlarına, ilkelerine ve sisteme dair düşünceler, araştırmalar, incelemeler yapabilmelidir.

Sözü çok fazla dağıtmadan daha yakın sorulara yönelebiliriz:

.  Bugün için en iyi ve en akılcıl nasıl davranabiliriz?

  • Aile olarak nasıl davranmalıyız, sorusunu kendimize sormalıyız.
  • Çocuğumuzun aile içerisinde yerini ve ona nasıl davrandığımızı çok sağlıklı bir biçimde gözden geçirmeliyiz.
  • Her bir çocuğu kendisine göre ve tek, tek ele alıp, değerlendirmeliyiz.
  • Çevrenizin etkisinden, başkalarının davranış biçimlerinden kendimizi korumalıyız.
  • Özellikle dijital çağın getirdiği olanaklar ile insanların ilişkilerindeki yeni tür davranış ve algılardan kendimiz korumalıyız.
  • Çocuğumuzu ve onun okulunu, okuldaki notlarını "kendimiz için" bir başarı ya da övgü aracı yapmamalıyız.
  • Karşılıklı beğenmeler-övgüler, şirinlikler gösterme duyguları ile davranan çevrelerden hem ailemizi hem de çocuklarımızı uzak tutmalıyız.

Türkiye'de eğitimde birlik ve teklik ilkesi "yasaya rağmen" uygulanmadığı için ülkenin her yerinde çok yüksek sayıda paralı okullar açılmış durumdadır.

Parası çok olan aileler çocukları için en iyi eğitimi verdiklerini düşündükleri özel-paralı okulları seçmektedirler.

O okulları seçmeleri ile hem kendi görevlerini yerine getirdiklerini, hem de çocukları için en iyi olanı seçtiklerini var sayıyorlar.

Bu da onların bileceği bir durumdur ve bunun ile gurur duyup, övünebilmektedirler.

Sosyal-ekonomik düzeyleri nedeni ile çocuklarını paralı okullara gönderemeyen ailelerin devlet okullarına çocuk göndermesi bir eksiklik değildir.

. Bir tek sözcük ile "karne" dediğimiz olayın ardında yatan etkenleri algılamadan düşünmeden kendi çocuğumuzun karnesi üzerinden ne çok sevinmeli, ne de çok üzülmeliyiz.

. Şu an içinde bulunulan duruma göre çocuğunuzun karnesini "onun ile birlikte" sakince değerlendirin.

. Birlikte rahat bir ortam sağlayıp konuşun, çocuğunuzun anlatmasını, açıklamalar getirmesini, karnesini kendince değerlendirmesini sağlayınız.

. Yakın akrabalar, komşular, dost ve arkadaşlar ise sizin çocuğunuzun karnesi üzerinden bir görüşte bulunmamalıdırlar.

. Özete şunu söylemeliyiz:

  • Ortadaki karne üzerinden ne çok üzülmeli ne de çok sevinmeliyiz.
  • Bizim için bir prestij, onur, gurur, övgü, yergi, üzüntü… kaynağı asla olmamalıdır.
  • Peki ne olmalıdır?
  • Bugüne değin çocuk üzerinde etki yapan aile içi eğitim, okul eğitim ve öğretimleri, çevresel etkenler, davranış ve yönlendirmeler …anne ve baba tarafından bir, bir düşünülmeli ve gözden geçirilmelidir.
  • Nerede doğru yapılmış, nerede yanlışlıklar olmuş?
  • Bu öğretim yılı içerisinde çocuğunuza ne denli ilgi gösterdiniz ve onu ne denli düzenli gözlemlediniz?
  • Yıl içerisinde aldığı notları zamanında ve nasıl değerlendirdiniz, önlemler aldınız mı?
  • Yıl içerisinde çocuğunuzun üzüntülerini, sevinçlerini ne denli paylaştınız?
  • Çocuğunuz ile birlikte ne kadar ve nasıl zaman geçirdiniz?

. En kısa özet için ise şunları söyleyebiliriz:

  • Çocuğunuzun iyi, kötü tüm özelliklerini çok iyi ve gerçekçi olarak tanıyınız ve bunlara göre davranınız.
  • Tüm zamanlı olarak çocuğunuzun "yaşamını" gözleyiniz ve karşılıklı değerlendiriniz.
  • Çocuğunuzun öğretmenleri ile düzenli, saygılı, açık ve dikkatli görüşmeler yapınız.
  • Çocuğunuzun okul dışında geçen zamanlarını ve yapabileceği yararlı etkenlikleri iyi planlayınız.
  • Çocuğunuzun kendine ait kitaplarının olmasını ve düzenli okumalar yapmasını sağlayınız.
  • Paraya ve övünmeye, gösterişe.. dayanabilecek düşünce ve davranışlardan ailece kaçının.
  • Çocuğunuzun iyi karakterli, ve güzel ahlaklı olabilmesi için neler yapabileceğinizi çok iyi saptayıp, ona göre davranın.
  • İyi bir yurttaş, iyi birer insan olmayı, zamanı en iyi bir biçimde geçirmeyi hedefleyerek, kişisel gelişiminize özen gösterin.

Evet, her şey çok güzel olacak!

Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir evde ailesi ile sevgi görerek yaşayabilen çocuklar hem iyi kişilikler kazanacak, hem de yaşamlarının gelecek dönemlerinde öz güvenli ve güzel ahlaklı insanlar olacaklar…

Öğretmen Gönen Çıbıkcı

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları