MÜKEMMEL BAŞBAKANDI

31.12.2021 15:36

Federal Almanya’nın 16 yıl başbakanlığını yapan Dr. Angela Merkel, Dünya tarihinde çok olumlu iz bıraktı.

Hristiyan Demokrat Partisi’nde (CDU) egemen erkek rakip adayları teker teker sıra dışı ederek yerini sağlamlaştırdı.

Yine erkek egemen Dünya siyasetçiler arasında yerini başarıyla aldı. Ülkesine saygı uyandırdı, Almanya’yı sevdirdi.

Konuşmaları, basın açıklamaları bilim insanına uyan prensibiyle, düşünerek ve acele etmeden mantıklı yapıyordu. Çabuk karar alınması gereken durumlarda suskunluğu eleştiriye uğruyordu.

Mali, Euro ve sığınmacı krizlerini ülkesi yara almadan aşabildi.

İlk defa seçimle değil, kendi kararıyla ayrılan başbakan olarak Almanya tarihine yazıldı.

Almanya ve Dünya politikasında mükemmel ve kusursuz idare etti. Tek hatasını Türkiye politikasında yaptı.

Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne üye olmasını dışlayarak engelledi. İmtiyazlı Anlaşma diyerek, kimsenin anlamadığı AB’den uzak tutma, ama ülkeden faydalanma amacı güttü.

Avrupa’da Türkiye ve Türk karşıtları bu tutumu kötüye kullandı. Almanya’da yaşayan Türk kökenli Alman vatandaşları da bundan nasibini aldı. Öyle ki, ben Türklerin de başbakanıyım demek zorunda kaldı.

Türkiye’yi dışlama politikası önce Almanya devlet ve eyalet seçimlerinde Türkiye Düşmanlığı ile seçim kazanma yoluna gidildi.

Türkiye’ye karşı dürüst politika uygulayan, ülkenin yerini Avrupa Birliği’nde gören Sosyal Demokrat Partisi Gerhard Schröder’in izinden yürümedi.

Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği’ne üye olmalarını sağladı. Bugün bu politikanın yanlış ve çok erken olduğu Polonya’dan belli oluyor. İngiltere’nin birlikten ayrılmasına sebep oldu.

2021 yılı Aralık ayında başbakan seçilen Olaf Scholz’un (SPD) görevi teslim aldığı tören, Korona virüs pandemiye rağmen görkemli ve oldukça duygulu medyaya yansıdı. Devreden başbakan konuk tribünde seçimi takip etti. Federal Meclis Başkanı Bärbel Bas selâm verdi, kendisine teşekkür etti. Ardından dakikalarca alkışlandı.

Sağ popülist Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekilleri ayağa kalkmadı ve alkışlamadılar. Tek programı göçmen ve İslâm karşıtı olan bu parti yeni hükümetin ve demokrasinin sorunu olmaya devam edecek.

Devir teslim törenleri televizyonda naklen yayınlandı. Artık ülkenin başı vardı. İki ay süren koalisyon görüşmeleri esnasında eski hükümet yeni kararlar alamıyordu.

Yeni hükümette kadın ve erkek sayısı eşit. İlk defa Türkiye kökenli göç tarihi olan Yeşiller Patisi Cem Özdemir Gıda ve Tarım Bakanı olarak tarihe geçti. Patisinin yüzde kırk oyunu alarak direk seçilen bir milletvekiliydi.

Altmışıncı yılını anan Türk ve diğer göçmen çocuk ve torunları artık biz de görülmek, duyulmak ve toplumda yerimizi almak istiyoruz, diye sesli yürüyüşler yapmasaydı bu katılım mümkün olamazdı.

İlk nesil ana baba ve büyük ana babalarımız katılmıyor, eşit haklar istemiyordu. Onlara misafir işçi deniyordu, ama misafire en zor işler yaptırılıyordu. Pastadan biz de pay istiyoruz, diyen sesleri yükseliyordu.

İkinci ve üçüncü nesil çok sayıda kitaplar Almanca yazmasaydı, Almanya tarihinde Sosyal Demokrat Partisi’nden dördüncü olarak seçilen Başbakan Olaf Scholz, ilk konuşmasında onlara da yer vermezdi. Toplumun, devletin her kuruluşunda misafir işçi çocuk ve torunlarına yer açmalıyız, dedi. Böylece yıllardır görülmez olan ve nüfusun dörtte birini teşkil eden insanlar için, Almanya’da yeni umut veren bir dönem başlamış oldu. Artık hayatında göç hikâyesi olanlar da söz sahibi olacak. Onlar adına değil, kendileri konuşacak.

Eşit katılım ve paylaşım diğer 16 Eyalet meclislerinde de örnek olacaktır. Nitekim ben bu makaleyi yazarken Berlin Eyalet Hükümetine iki Türk kökenli Müsteşar seçildiği duyuruldu Ülker Radzivill ve Aziz Bozkurt (SPD).

SPD, FDP ve Yeşiller Partisi’nden oluşan koalisyon hükümeti kolay idare edemeyecek, ama demokrasisi gelişmiş dünyaya örnek olan Almanya, dört yıl boyunca sorunların üstesinden gelecek güçtedir.

Kırmızı, sarı, yeşil trafik lâmbası hükümeti toplumda kutuplaşmaya fırsat vermeyen birleştirici bir politika izleyecek. Amaç ilerleme ve en önemli konu Korona virüse karşı savaşı kazanmaktır. Bunun için aşılanmayı hızlandırmak ön plânda olacaktır. Virüse karşı yeni kurulan, sağlık bilim insanlarından oluşan komisyon hükümete danışmanlık yapacak. Daha göreve gelmeden gönüllerin Sağlık Bakanı olan sağlık uzmanı Prof. Dr. Karl Lauterbach halkın güvenini kazandı.

Türkiye politikasında sertleşme beklenmiyor. Türkiye dostluk beklerken, Almanya ve Avrupa politikasında ülkenin ve birliğin çıkarları ön plânda olmaya devam edecek.

 

Biz başbakan partisiyiz, ama yalnız başbakan partisi değiliz.

                                Saskia Esken, SPD eş Genel Başkanı

 

Bizim partimize üye olmak, desteklemek ülkenin ilerlemesi ve değişmesi için bir şanstır.

Lars Klingbeil, SPD eş Genel Başkanı

 

Küresel politikada önemli rol oynayan Almanya seçimden önce ve hükümetin kurulmasına kadar, tüm gezegendeki ülkeler tarafından dikkatle takip edildi.

Hoşça kalın!

Alıntı:

Vorwärts, Zeitung der Deutschen Sozialdemokratie, S.9, 7/2021

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları