MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANLIĞI SECİMİ STRATEJİSİ NASIL OLMALI?

20.10.2021 00:30

Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını açıklamasından sonra muhalefetin nasıl bir yol haritası çizeceği merak konusu.

Çünkü Meral Akşener’in açıklaması halkın beklentilerini tamamen değiştirecek bir açıklama.

Şimdiye kadar herkesin beklentisi ülkeye umut olacak, siyasi açıdan güçlü ve karizmatik bir liderdi. Ancak Akşener’in açıklamasıyla anladık ki seçilecek Cumhurbaşkanı siyaset üstü, sembolik bir Cumhurbaşkanı olacak.

Kısacası herkes güçlü bir siyasi karakter beklerken şimdi yeni bir Ahmet Necdet Sezer bekleyeceğiz.

Yeni Ahmet Necdet Sezer olmayı kim kabul eder? Mevcut siyasiler arasında Mansur Yavaş ve Kemal Kılıçdaroğlu dışında kimse bu profile uymuyor. Tabii hiç bilmediğimiz yeni bir aday çıkarsa onu bilemem.

Mansur Yavaş ya da Kılıçdaroğlu aday olursa kazanma ihtimali nedir derseniz benim gönlümden geçen aday Mansur Yavaş. Neden Mansur Yavaş?

Birincisi taraflı tarafsız herkesin güvendiği bir isim. CHP ye en soğuk vatandaş bile Mansur Yavaş hakkında kötü konuşamaz. Şimdiye kadar dikkat çekecek büyük bir hata yapmadı.

İkincisi siyasi hayatının tamamı yerel siyasette geçmiş biri. Beypazarı Belediye Başkanlığından beri hep yerel siyasette yer aldı. Genel siyasetin kirli oyunlarına hiç bulaşmadı.

Üçüncüsü Mansur Yavaş karakter olarak da tam tarafsız Cumhurbaşkanlığı profiline uygun bir karakter. Tarafsız Cumhurbaşkanı seçeceksek bu kişinin siyasi hırslarının, egosunun olmaması lazım. Siyasi gelecek planlarının olmaması lazım. Mansur Yavaş hem yaş hem karakter olarak bu kriterlere uyuyor. Bu yaştan sonra Belediye Başkanı olmazsa emekli olmayı düşünen bir siyasetçi.

Kemal Kılıçdaroğlu da siyasi hırsları ve egosu olmadığı için Cumhurbaşkanı adayı olmaya uygun ama Kılıçdaroğlu’nun dezavantajı siyasi açıdan yıpranması. Özellikle yıllardır üst üste kaybettiği seçimler ve HDP ye olan aşırı yakınlığı kazanmasını engelleyecek unsurlar.

Güzel bir atasözümüz vardır. Adı çıkmış 9 a inmez 8 e derler. Kılıçdaroğlu tam olarak bu atasözüne uygun. Yıllardır o kadar çok seçim kaybetti ki toplumun genelinde ‘’Kılıçdaroğlu ağzıyla kuş tutsa kazanamaz’’düşüncesi hâkim oldu.

Siyasette algı çok önemlidir. Bir siyasetçinin seçim kazanması için önce kendi seçmeninde güven ve heyecan, sonra rakip siyasilerde endişe yaratması lazım.

Kılıçdaroğlu’nda ikisi de yok. Muhalif seçmende heyecan yaratmıyor. AKP de her şeye rağmen korku yaratmıyor.

Ancak aday olursa kesinlikle kazanamaz der misin diye sorarsanız demem. Çünkü ülke şartları o kadar kötü ki kim aday olursa olsun kazanma şansı var.

Hem ekonomik şartların kötüleşmesi hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık sorunlarının her geçen gün artması muhalefette kim aday olsa kazanacakmış gibi düşündürüyor.

Ancak bu düşünce kesinle rehavet ve şımarıklık yaratmamalı. Biz nasılsa kazanacağız diyerek laubali davranılırsa hiç beklemediğimiz bir yenilgi alabiliriz.

Olası bir yenilgi hem muhalefet hem de Türk milleti için büyük bir yıkım olur.

Türkiye’nin bir dönem daha AKP iktidarına tahammül edecek gücü kalmamıştır.

Ülkede iyiye giden hiçbir şey yok. Ekonomi kötü, sosyal yapı kötü, iç ve dış siyaset felaket.

Ülkeyi değiştiremeyeceğimize göre tek çözüm iktidarı değiştirmektir. Hayatta her alanda bir başarısızlık varsa yönetim değişir.

Bu yüzden önümüzdeki seçimlerde muhalefetin sorumluluğu büyük. Siyasi egoların esiri olmadan, rehavete kapılmadan çok emin bir adayla seçime girilip Türkiye’nin ve Türk milletinin önü açılmalıdır.

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları