LİYAKAT MI DEDİNİZ (2)

11.09.2022 00:01

Liyakat; yaraşırlık, uygunluk, yeterlilik, yetenek sözcüklerinin karşılığıdır
Ayırımsız her meslek, her makam için önce ahlak, sonra Liyakat gerekir
Bugünkü AKP iktidarında, partinin üst düzey yöneticisinden bakanlarından, bürokrasiye yerleştirilen büyük çoğunluğun Liyakat sorunu vardır.

AKP iktidarında ülkeyi yönetenlerde aranan Liyakat değil sadakattir.
Sadakat ise Reis olarak gördükleri sadece Recep Tayyip Erdoğan’adır.

En alt birime bile atamayı Recep Tayyip Erdoğan yapmaktadır.
Köprü, yol yapımı, yangın söndürme, sağlık önlemleri, yargıç, savcı, kaymakam, vali atamalarını Erdoğan, üniversitelere rektör, dekan atamalarını mahdum Bilal yapmakta.

Bu Erdoğan ve aile fertlerinin atadığı bu kişilerde Erdoğan’ın emirlerini-yasalara, anayasaya uygun olmasa da yerine getireceklerdir.

Seçilmişler, sadece göstermelik mecliste, Erdoğan’ın istediği her yasaya ‘’kabul oyu’’ için

Muhalefetin meclis araştırması, gensorusu, yasa önerisi getirdiğinde-ülke yararına da olsa-‘‘ret’’ oyu’’ vermek için ellerini kaldırıp indirmektedirler.
.
Gülen’i yönetime ortak edilip; medyaya, aydınlara, ABD’nin oğlanları olmayı reddeden TSK üst düzey komutanlarına, yansız yargıçlara, gerçek bilim adamlarına hatta Erdoğan’ı bu ülkenin başına bela eden Deniz Baykal’a bile ahlaksızca kurulan kumpaslarla saf dışı ettiler.(*1)

Bu kumpaslarla görevden alınmalarıyla yetinilmedi.
Vatanserliğin bedelini; hapislere atılmalarına hatta ölümlerine, intihar etmelerine kadar varan
İnfazlarla ödettiler.

Erdoğan bu kumpaslardan, suçu Gülen Cemaatine atması asla inandırıcı olamaz!
Elinde Fetö ile ilgili MGK raporları ve uyarıları olmalarına rağmen bu kumpaslara sahip çıkmış:
‘’Ben bu davaların savcısıyım! ‘’Demişti.

Erdoğan, Sol’un, Merkez Sağ’ın koltuk hırsları yüzünden bölünmeleri nedeniyle Cumhuriyet tarihinde İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinde en az oy oranı ile seçilmişti.
Cumhuriyet döneminin en büyük yolsuzlukları bugün yargının tepesine yerleştirilen yargıçlar
ve savcılar sayesinde kurtulmuş, Siirt konuşmasıyla hüküm giymiş, Belediye Başkanlığından alınmıştı.

Bütün bunların özünde Erdoğan’ın liyakat yoksunluğu eğitiminin şaibeli olmasıdır.(**2)

İmam Hatip Okulunda; Arapça ve Kuran derslerinde iki yıl zayıf aldığı için okulla ilişiği kesilecekken, Öğretmenler Kurulu kararıyla diploma alması sağlanmıştı.

Eyüp Lisesinden fark dersleri vererek lise diploması aldığı bile şaibeli olduğu yazıldı.

Erdoğan, cumhurbaşkanı hayalinden vazgeçtiği sanıldığı sırada devreye o kumpaslarda Bahçeli’nin de nasibini aldığı söylentisini haklı çıkarır gibi olaylar yaşandı.

Aldığı telefonla Erciyes’te Ülkücü Festivalini yarıda keserek Ecevit hükümetini dağıtarak erken seçimin yolunu açan Bahçeli, Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığına taşıması ve bugün Erdoğan’a her türlü yolsuzluklara, ülkenin Arap Bedevilerinin vereceği para karşılığı onlara ipotek edilmesine göz yumması hiçbir gerekçeye bağlanamıyor.

Başbakanlık için ilkokul diploması yetiyor ama cumhurbaşkanlığı için gerekli dört yıllık yüksekokul diploması gerekiyor.

O da Erdoğan’da yok.

Bir ara imzasız, mühürsüz diploma suretleri ortaya çıksa da bunlar kamuoyunu ikna edemedi.
Sonra Marmara Üniversitesinden alındığı savlanan bir diploma servis edildi.
O diplomanın tarihi ise 1981 tarihliydi.
Aslında Marmara Üniversitesi 1983 yılında kurulmuştu!
Yandaşlar ona da bir bahane buldular:
‘’Hangi Peygamberin diploması vardı?’’
Bir peygamber de mezarından kalkıp, Tatlıses’in
‘’Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik?’’ Dediği gibi
‘’Arap Çöllerinde üniversite mi vardı da mı gitmedik?
Deseler yandaşlar ne derler acaba?
Ha! Liyakat mi dediniz?
Alın size Türk işi Başkanlık Rejimine uygun
Türk işi Liyakat!

Yıldız AKALIN

(*1 )Yargı kararıyla milletvekili seçilme yasağı olan Erdoğan, Baykal’a, gelecekte cumhurbaşkanı seçilmesi karşılığı siyasal yasağı Anayasa maddesi değiştirilerek, Siirt seçimleri iptal edilmiş, Erdoğan milletvekili seçilmişti.
Baykal, Erdoğan’la gizli buluşmasını hep saklamış, Erdoğan’ın siyaset yasağının kaldırılmasına katkısını ‘’Demokrasi’’ için dese de aslında kendi partisinde birçok değerli siyaset adamını kendisini eleştirdiği için partiden dışlamıştır.
(**2) Ergün Poyraz (Diplomasız kitabında) MHP’li Yusuf Saraçoğlu, Gökçe Fırat, Yarsav eski başkanı Eminağaoğlu, Soner Yalçın ve daha birçok hukukçu ve yazar iddiası) Şu anda AİHM ‘in kararı beklenmekte..

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları