GURBET GEÇİTLERİ VE KİTAPLAR…

06.01.2023 18:42

Bu sıralarda kitaplarla fazla haşır-neşir olduğumu fark ettim. Kitap dediğim pek öyle romanlar, hikayeler falan değil. Zaten benim kütüphanemde pek roman bulunmaz. Mesela kaç kişinin kitaplığında “Milli Güvenlik Bilgisi”,  “Uludağ Bursa Halkevi Mecmuası” veya Amerika’da ilk basılan “Boy Scout Of America” bulunur. Ya da “America’s Wonderland” adlı Milli Parklar üzerine yazılmış 1966 baskısı 550 sayfalık bir kitap bulunur?

Bunları övünmek için değil; yazdığım bazı yazılar ile ilgisini kurmak; üç bine yakın yazılı ve görsel bilgiyi nereden aldığımı ifade etmek için yapıyorum.  Yetmiş yaşına erişince insan biraz da olsa kendi bilgi zenginliklerini nereden aldığını başkalarının sorgulamasına bırakmadan kendi araştırmak istiyor.

Türkiye’de araştırmacılar için kaynaklar gerçekten çok kısıtlı. Son yıllarda her şeyi Google hazretlerine soran, mevcut kitap ve ansiklopedileri çöpe atan yeni bir nesil  türeyince gurbetten toplayıp beraberimizde Türkiye’ye getirdiğimiz kitapların ne kadar önemli hazineler olduğunu ancak bu yaşa gelince fark ettik.

Okumadığımız  için evlerde tozlanan kitapları başımızdan atmak ve hanımın dırdırından kurtulmak için kütüphanelere bağışladıklarımızı da düşünürsek, kendimizi nasıl fakirleştirdiğimizi, kitapların özellikle bu devirde titizlikle saklanması gereken hazineler olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Ve maalesef internet ortamında paylaşılan pek çok bilginin yanlış olduğunu; bunların doğrulanmasını sağlamak ise günümüzde bile en az bir yabancı dili iyi bilmenizi gerektirdiği için, kitaplar daha da ön plana çıkıyor. Bazen, Google’da erişemediğiniz bir kentin yerini eski bir ansiklopedinin sayfalarında bulabiliyorsunuz.

Evlerdeki kitaplıkları yok etmek ayni zamanda  bazı yazarların eski gerçeklerini de yok etmek demek oluyor ki bu durum içinizi acıtıyor.

Mesela gümrükte kalan ve bugün bile içimin yandığı, bir bavul dolusu eski izcilik eğitimi ile ilgili kitaplar aklıma geldikçe hırslanır ve  acı duyarım. Ülkesinde belki de çöp kabul edilen, bizim Pazar sergisinde bulun aldığımız kitapların sadece “eski” olması nedeni ile alıkonulmasını önceleri anlayamamıştım. Oysa ayni kitapların yeni basımlarına böyle bir uygulama yapılmamıştı.

Yakın tarihte seyahatlerimde incik-boncuk-tişört-içecek getirmek yerine kitap alıp gelmeyi adet edindiğim için, satın alırken fatura istemek alışkanlığını edindik.

***

Gurbet günlerinde yurt içinde veya dışında olsun en iyi dostunuz kitaplardır.

Yurt içinde gittiğim bir yerde şehir kütüphanelerini gezmek, varsa kent müzelerinde takılmak, ilgi alanıma giren yapıtları izlemek, yapıları gezmek, sokak ve çarşılarında yaşamın izlerini keşfetmek alışkanlığım oldu.

Eh, aç duracak halimiz de yok tabii…

Yöresel lezzetleri keşfetmek, o kentin veya beldenin en ünlü yemeğini yemek gerekir. Gurbet gezilerinde en kızdığım şey arkadaşlarımın uyuklamaları, yemeği veya havuzu gezip görmeye tercih etmeleridir.

Oysa sınırlı zaman dilimi içinde gittiğiniz yerlerde gözünüz kapanmasın diye ne gerekirse yapmalı, yemek için zaman harcamamalı, karnınızı doyururken zinde kalmak için beslenmeye çalışmalısınız. Yürümenin ritmine, uyanık kalmanın zorluğuna dayanamıyorsanız, gittiğiniz yerleri keşfetmek için bir gayretiniz yok ise, çarşıları, pazarları, dükkanları gezerken zevk almıyorsanız, karnınızın gurultusunu birkaç kurabiye ile bastıramıyor, yanınızda su taşımaktan hoşlanmıyorsanız bence siz hiçbir yere gitmeyin.

En iyisi evde oturun, yemek pişirin, şişmanlayıp hiçbir şey görmeden huzur içinde şişmanlamayı ve malum sonu beklemeyi tercih edin.

Neresi olursa olsun, her zaman için sizi zinde tutacak, yaşadığınızı fark ettirecek, halinize şükretmenizi sağlayacak yerler ve yöreler, yeni insanlarla tanışma olanağınız vardır.

Bunlardan kendinizi mahrum etmeyin.

Sonunda ya keşfettiğiniz yeni yerlerde yaşamak, ya da yaşadığınız yere şükretmek gibi önemli bir ayrıcalığa şahit olursunuz…

Gurbet zordur. Keşfedin.

Kitaplar okuyup atmak için değildir.

Elinizdekilerin kıymetini bilin…

 

Taner TÜMERDİRİM

[email protected]

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları