GÜÇ ZEHİRLENMESİ Mİ? CAN HAVLİ Mİ?

15.05.2022 01:40

Nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturmasına rağmen, ümmet toplumundan, özgür bireylerden oluşan Üniter, üstelik Laik, Türkiye Cumhuriyeti, aydınlanma çağından sömürücü kapitalizme geçen Batı Emperyalistleri için tehlikeli bir düşman olarak görülmüştü.

Hindistan, Çin, Küba, Cezayir, Tunus, Güney Amerika gibi nice mazlum ülkelere model olması işlerine gelmemişti.

Gerici isyanları denediler, ayrılıkçıları denediler, Liberal etiketli partileri denediler yine olmadı.

Mezhep kavgası yaratmak için yobazlar, çoluk çocuk yaktılar, yine olmadı.

Ne zaman ki; Halk çocuklarını sağcı-solcu yapıp birbirine kırdırdılar, sendikalar ayrıştı, demokratik örgütlenmelerin yerini etnik, inanç, hemşeri dernekleriyle parça parça oldular.

Böl-Parçala-Yönet kuralını uygulamaya başladılar.

Kürtler; bize devlet kurduracak, Türbanlılar bizi sarayda yaşatacak, evsizler; apartman verecek diye darı ambarı hayaliyle Erdoğan’ın peşinde koşup ‘’megri megri’’ söylerken kimi kendini hapiste, kimi açlık çukurunda buldular.

Sünni’si, şafisi her okulun yerine bir Cami, her Caminin karşısına bir Cem Evi yarışına başlayınca örgütsüz bir yığınlara dönüşerek sözde Profesörün; ‘’bizim için en makbul insan, cahil insandır!’’ dönemine girdik.

 Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni, siyasal İslamcı bir kabile devletine dönüştürmek için iktidara getirilen AKP, kırdığı cevizin kırkı bulmasını bırak, yirmi yıl sonra insanlara açlıktan gebermeyi emreden olmayan bir dinin köleliğine razı olmasını dayattılar.

Geçte olsa Alevi’si, Sünni’si, Kürdü, Çerkez’i, dindarı, Laiki, Laz’ı gerçeği görerek zorda olsa bir araya gelmeye başladılar.

2019 Yerel Seçimlerinde ‘’Adam kazandı!’’ uykusuna yatmayarak oylarına sahip çıkarak BOP Sevicilerini tuş ettiler.

 Şahsım Devleti, Bahçeli ve Ülkenin seksen yıllık zenginliklerini haraç-mezat satarak saraylarda köşklerde sefa süren sinek beşliler.

Yattıkları yerde; iki değil, üç değil beş, olmadı yed sekiz yerden halkın hakkını gasp eden haramzadeler.  Ilk seçimde gideceklerini anlayınca, FETÖ den miras kalan hakim ve savcılarınca o bildik kumpaslara başladılar.

7 Haziran 2015 seçimlerinde iktidarı kaybedince Bahçeli’nin misyon gereği desteği, SADAT’ın kontrolündeki El Nusra, ÖSO ve IŞİD teröristleriyle Suruç’ta 33, Ceylanpınar’da 2 Polis, Ankara’daki Gar Katliamında 102 insan katledildi. (* 1)

Bu katliamlardan sonra 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçimlerde halk yanıltılarak AKP yüzde 49 ile tekrar iktidarı ele geçirmişti.

Erdoğan ve çevresi ilk seçimlerde gideceklerini bildikleri için 17-25 Aralıktaki rüşvet ve yolsuzluk dosyalarını hazırlayan Fetöcü savcı, hakim ve emniyet görevlilerinin kayıt altına aldıkları belge ve tapelerin kendi bakanları olan Erdoğan Bayraktar’ın: ‘’Tapeler ve belgeler gerçektir!’’ Demesine rağmen AKP’li savcı ve hakimler takipsizlik kararı vermişti. Aynı Fetöcü savcı ve hakimlerin kumpaslarla ürettikleri sahte belgelerle muhalifler ve gazeteciler mahkum edildiler.

İstanbul seçimlerinde oy hırsızlarının ve yandaş YSK üyelerinin çabalarını boşa çıkararak seçimi kazandıran Canan Kaftancıoğlu Fetöcü savcıların hazırladığı yedi yıl öncesinin suçlamaları ile siyasi hayatını sonlandırmak, Ekrem İmamoğlu’nu saf dışı bırakarak SADAT’I tekrar devreye sokarak seçimleri kazanmayı düşünmektedir.

Kılıçdaroğlu SADAT’a   giderken blöf yapmıyordu. Elinde belge olmadan tek kelime bile etmez.

O tam bir hesap adamıdır. Bunu AKP’liler çok iyi bilirler.

SADAT; Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) irticai faaliyetler nedeniyle ihraç edilen Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve aynı gerekçelerle ihraç edilen 23 subay ve astsubay tarafından kurulan AKP’nin desteklediği TSK içinde kadrolaşmayı üstlendirilmiş bir örgüttür.

Adnan Tanrıverdi, Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden beri ilişkisi

Ayrıca ASSAM adında bir örgüt kurarak, dikkatleri SADAT’ tan uzaklaştıracaktı.

SADAT, Libya’da, Irak’ta İhvancı terör örgütlerine militan sağladığı için ABD ve Avrupa hükümetlerince: ‘’İslami terör örgütlerini desteklemekle’’ suçlanmıştı.

Tanrıverdi: ‘’Biz, Türkiye’nin yurtdışında gidemediği yerlere biz gidiyor bir şeyler yapıyoruz!’ Derken

‘’Askeri Hastanelerin TSK’dan alınmasını Harp, okullarının kapatılmasını biz istedik!’’ Demişti.

Erdoğan’ın askeri başdanışmanı iken Ocak 2020’de, DİB Başkanının da katıldığı ASAM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada:

Türkiye’de Eyalet Sistemi kurulacak

Arapça resmi dil, Türkçe ikinci dil olacak

İslam Devletler birliği kurulacak, bu Devletin Başkenti İstanbul olacak devletin adı ASRİKA olacak

İslam Birliği Anayasası yapılacak, egemenlik şeriatın olacak

Yargı sistemi Şeriat esaslara göre kurulacak

Bu yeni İslam Devleti 2023 Ekim ayında kuruluşunu tamamlayacaktır! Demişti.

Bu Kongre;:THY-ASELSAN, HABERSAN-BURSA, BEYOĞLU, BAHÇELİEVLER, ESENLER, SANCAKTEPE SULTANGAZİ AKP BELEDİYELERİN DESTEĞİ İLE gerçekleştirilmişti.

Bu plandan AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın haberi olmaması gerçekleşmesi asla olanaklı değildir.(* 2)

AKP Genel Başkanı güç zehirlenmesinin bedelini sandıkta ödeyecektir.

Can havliyle yapacağı her yasa dışılık misliyle öder.

Türkiye, AKP’ye Eş başkanlık verenleri yüz yıl önce savaş Meydanlarında yenerek kuruldu…

 Yıldız AKALIN

 

 

(* 1) Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu geçenlerde Sakarya’da. ’’Terörle Mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler insan içine çıkamaz!’’ Dedi.

(**2) Sedat Peker; Suriye’deki Bayurbucak Türkmenlerine, TIR’larla gönderilen askeri teçhizat ve silahlar, TSK’dan ‘’irticai faaliyetler nedeniyle atılan askerlerin öncülüğünde kurulan SADAT tarafından organize edildi. Ayrıca SADAT aracılığı ile Suriye iç savaşında Esad’a karşı savaşan EL Nusra örgütüne gönderildiğini biliyorum dedi.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları