“Göç Sorunu Maddi ve Siyasi Pazarlıkla Çözülmez”

21.09.2021 20:11

  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna seslenerek, Türkiye örneğinde tampon bölge oluşturmak için maddi ve siyasi pazarlık yapılması yerine göçmenleri…

“Göç Sorunu Maddi ve Siyasi Pazarlıkla Çözülmez”

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna seslenerek, Türkiye örneğinde tampon bölge oluşturmak için maddi ve siyasi pazarlık yapılması yerine göçmenleri kendi ülkelerinde tutacak projelere kaynak aktarılması gerektiğini bildirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna seslenerek, Türkiye örneğinde tampon bölge oluşturmak için maddi ve siyasi pazarlık yapılması yerine göçmenleri kendi ülkelerinde tutacak projelere kaynak aktarılması gerektiğini bildirdi.

Uluslararası kamuoyunda Afganistan kaynaklı göçmen trafiğinde Türkiye’nin hedef ülke olduğu ve Avrupa’nın ise olası kitlesel göçü Türkiye topraklarında durdurmak istediği yönündeki tartışma sürüyor. Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere iktidar partisi AKP ve lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeliler’i özellikle Avrupa’ya karşı pazarlık kozu olarak kullandığı görüşünü savunuyor. Türkiye’nin evsahipliği yaptığı 4 milyonu aşkın mülteci nüfusunun yanısıra şimdi Afganistan kaynaklı göçmenlere de kapıyı açmasına karşı çıkılıyor. Bunun yanında CHP ve diğer muhalefet partileri, Türkiye’nin yakın gelecekte Suriyeliler’i de kendi ülkelerine geri döndürmesi gerektiği ve bunun için Beşar Esad rejimiyle de diyalog kurulması görüşünü ifade ediyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Barış Günü kapsamında yurtdışındaki sol veya sosyal demokrat 96 siyasi partiye “Sosyal Dünya’yı Kurmak ve Uluslararası Dayanışmayla Sığınmacı Sorununu Çözmek” başlıklı bir çağrı mektubu gönderdi. “Bu çağrı mektubunu tarihsel bir sorumluluk bilinciyle kaleme alıyorum” ifadesiyle mektubuna başlayan Kılıçdaroğlu, uluslararası kamuoyuna hitap eden çağrı mektubuyla CHP’nin göçmen krizini nasıl ele aldığını anlattı ve mültecileri güvenli şekilde evlerine göndermeye odaklanan işbirliğine ihtiyaç olduğu mesajını verdi. Kılıçdaroğlu, mevcut BM müktesebatı dışında yeni bir uluslararası hukuki çerçeve çizilmesi talebini dile getirdi.

İktidardaki Erdoğan ve AKP’nin adını vermeden yine de göç krizindeki pazarlıkları eleştirdiği gözlemlenen Kılıçdaroğlu “İnsanlık, bir kez daha keskin bir yol ayrımının eşiğinde bulunuyor. Yüzlerce yıllık ortak demokrasi birikimimiz hem ülkelerimiz içerisinde hem de uluslararası toplumda büyük zorlukların içinden geçiyor. Bu zor sınavlar içerisinde belki de en trajik olanını, özellikle bölgemizde bitmeyen çatışmaların ve savaşların da sonucunda milyonlarca insanın yer değiştirmek zorunda kalması oluşturuyor. Yerinden edilen milyonlarca insanın yüzleştiği insani kriz karşısında ne hükümetlerimiz ne de uluslararası toplum şimdiye kadar iyi bir sınav verebildi. Hatta milyonlarca insanın hayatı mali müzakerelerin yanısıra siyasi pazarlıklara dahi konu oldu” dedi.

Göçmenler üzerinden olası tüm pazarlıklara karşı olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, mevcut BM hukuku kapsamındaki göç anlaşmasından öte uluslararası arenada yeni bir göç anlaşmasına ve politikasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “Böylesine zorlu bir dönemeçte; ihtiyacımız, insan hayatı üzerinden siyasi pazarlıkların yerine insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü değerlerine dayanan ortak bir çözümü ortaya koyacak uluslararası dayanışma ve işbirliğidir. Hep birlikte, ‘Sosyal Dünya’yı, inşa etmek zorundayız. Göç akışını durdurmak ve mültecilerin evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak için uluslararası hukuka ve insan haklarına dayalı bütünsel bir çerçeveye çok ihtiyaç vardır” ifadesini kullandı.

“Tampon bölge değil kendi ülkelerinde kalmaları fonlanmalı”

BM Cenevre Sözleşmesi’ndeki uluslararası hukuk kriterlerine uygun şekilde yaşam hakkını koruyacak önlemler için anlaşılması gerektiğini aktaran CHP Genel Başkanı, “Kısa vadede, ölümden kaçan ve yaşam hakları için çaresizce başka ülkelere sığınan herkesi korumak her ülkenin ortak insani görevi olmalıdır. Bunun için bütün demokratik siyasi partilerin inisiyatif alarak birlikte hareket etmesi ve uluslararası topluma öncülük etmesi gerektiğine inanıyoruz. Böylece inşa edeceğimiz ‘Sosyal Dünya’ ile kitlesel göçleri önlemiş ve yaşanabilir bir dünyayı gelecek kuşaklara bırakmanın sorumluluğunu yerine getirmiş olacağız. Ekonomik fonlar ve yatırımların mültecileri belirli bir tampon bölgede tutmak için değil, kendi ülkelerindeki altyapıyı ve kamu hizmetlerini yeniden inşa etmek için kullanılmasını destekliyoruz. Dünyanın bunu yapacak kaynakları var, hatta şu ana kadar güvenlik sınırlarımızı aşan askeri müdahaleler ve göçü durdurmak için harcanan kaynaklar ihtiyaçtan fazla olabilir. Önemli olan bunu yapma iradesini göstermek ve buna göre hareket etmektir” dedi.

“Göç kriziyle sağ iktidarlar demokratik kurumlara zarar verildi”

Neden yurt dışındaki sol kökenli siyasi hareketlere böyle bir mektup gönderdiği konusunda Kılıçdaroğlu, her ülkedeki demokratik kurumlar açısından göç kaynaklı insani krizi barışçı ve sosyal eşitlikçi şekilde çözme görevi bulunduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu “Bugüne kadar; demokratik kurumları ve değerleri kabul etmeyen otoriter parti ve yönetimler, göç krizini siyasi propaganda malzemesi olarak kullandılar. Toplumların korku ve endişelerini suistimal ettiler. Bu popülist anlayış, demokratik kurumlara büyük hasar verdi; ırkçılığı, ayrımcılığı ve nefret suçlarını besledi. Göç krizinin ve sığınmacı sorununun barışçıl ve demokratik çözümü, sağ popülizmin elindeki en büyük siyasi silahı da bertaraf etmek ve demokratik kurumlarımızı koruma anlamına gelecektir” ifadesiyle sadece Türkiye değil Avrupa ülkelerinde de yükselen sağ siyasetteki popülist söylemler tehlikesini gündeme taşıdı.

Kılıçdaroğlu, mektubunu “Yüzyılımızın en büyük trajedisi haline gelen, bitmek bilmeyen savaşlar ve çatışmalar sonucunda ortaya çıkan göç akınlarını sona erdirmek, sığınmacıların yaşadığı insani krizi çözmek için demokrasi ve insan hakları mücadelesi veren hepimize çatışmalara son vermek ve küresel bir kalkınma hamlesini başlatmak yönünde tarihsel bir sorumluluk düşüyor. ‘Sosyal Dünya’yı inşa etmek için, tarih karşısındaki demokratik sorumluluğumuzu yerine getirmeli ve sorunun değil çözümün parçası olmalıyız” çağrısıyla noktaladı.

VOA tarafından geçilen “Göç Sorunu Maddi ve Siyasi Pazarlıkla Çözülmez” haberinde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. “Göç Sorunu Maddi ve Siyasi Pazarlıkla Çözülmez” haberi web sayfamıza otomatik olarak VOA sitesinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan “Göç Sorunu Maddi ve Siyasi Pazarlıkla Çözülmez” haberinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Diğer Haberler

Bayern Münih, Arminia Bielefeld’i tek golle geçti

Bayern Münih, Arminia Bielefeld’i tek ..

Bayern Münih, Arminia Bielefeld’i tek golle geçti
Almanya'da 2 kişide Kovid-19'un Omicron varyantı görüldü

Almanya'da 2 kişide Kovid-19'un Omicro..

Almanya'da 2 kişide Kovid-19'un Omicron varyantı görüldü
Almanya'nın Wuppertal kentine modern bir külliye inşa edilecek

Almanyanın Wuppertal kentine modern bi..

Almanya'nın Wuppertal kentine modern bir külliye inşa edilecek
Karahantepe'ye karşılama merkezi ve kazı evi yapılacak

Karahantepeye karşılama merkezi ve kaz..

Karahantepe'ye karşılama merkezi ve kazı evi yapılacak