*** "Gençler tercih zorunda bırakılmasın!"

09.07.2008 10:01

Üç dernek, 18-23 yaşları arasındaki gençlerin iki vatandaşlıktan birisini tercih etmek zorunda bırakılmasını öngören yasanın kaldırılmasını istediler

***  "Gençler tercih zorunda bırakılmasın!"

 

"GENÇLER KARAR VERMEK ZORUNDA KALMASIN!"
 

Almanya'daki bazı Türk dernekleri, Almanya'da doğdukları için önce hem Alman, hem de Türk vatandaşı olan gençlerin, 18 ile 23 yaşları arasında bu vatandaşlıktan birini seçmek zorunda bırakılmalarıyla ilgili yasa maddesinin kaldırılması çağrısında bulundular.

Almanya Türk Toplumu (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, Almanya Türk Öğrenci Dernekleri Birliği (BTS) Başkanı Serdar Yazar ve Avrupa Türk Akademisyenleri Birliği'nin (EATA) Baden-Württemberg eyalet teşkilatı Başkanı Kerim Arpad, bu konuda başkent Berlin'de basın toplantısı düzenleyerek, Alman hükümetinden, seçme zorunluluğunun kaldırılması için gerekli önlemleri almasını istediler.
Kolat, konuyu düzenleyen 29. maddeye göre, Almanya'da doğan, anne ya da babası yabancı olan, en az 8 yıl bu ülkede yaşamış olan gençlerin 18 ile 23 yaşları arasında iki vatandaşlıktan biri arasında seçim yapmak zorunda bırakılmalarının uyum politikası açısından çeşitli sorunlara neden olduğunu belirterek, bu nedenle bu yöndeki kararın zorunlu değil, seçeneğe bağlı olması gerektiğini söyledi.
AB ülkelerinden gelen tüm vatandaşların çifte vatandaş olabildiklerine dikkat çeken Kolat, Almanya'daki mevcut uygulamanın haksızlık olduğunu ve konunun Türkiye'nin AB üyeliği süreci kapsamında da ele alınması gerektiğini, Avrupa'da birçok ülkede çifte vatandaşlığın kabul edildiğini, Almanya'nın bu konuda diğer Avrupa ülkelerine göre geride olduğunu ifade etti.


"OLAYIN PSİKOLOJİK YÖNÜ UNUTULUYOR!"

Kolat, Almanya'da yaşayan gençlerin büyük çoğunluğunun neden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yerine kendi başbakanları gibi gördüğünün sorulması üzerine de, ''Türkler neden Erdoğan'a gidiyor? Bu kendi kendimize sorulması gereken bir soru. Tüm bu tartışmalarda olayın psikolojik boyutu unutuluyor. İnsanlar bir sıcaklık ve yakınlık arıyor. Bunu da burada bulamıyorlar'' dedi.
Merkel'e de, Erdoğan'ın Köln kentinde düzenlediği gibi miting düzenlemesi teklifinde bulunduklarını ve bu teklife henüz cevap alamadıklarını da hatırlatan Kolat, Merkel'e de çağrıda bulunarak, ''Bu insanları ciddiye alın, onlara imkanlar verin. 6 Kasım'da düzenlenecek yeni uyum zirvesinde de bu konuyu yeniden gündeme getireceğim. Göçmen dernekleri uyum konusunda fazla bir şey yapmıyor deniliyor, aslında çok şey yapıyoruz'' diye konuştu.
Kolat, çifte vatandaş olan insanların hangi ülkeye bağlılık duyacağı sorusu üzerine, Türk gençlerinin araçlarında hem Türk, hem de Alman bayrağı taşıdığını hatırlatarak, bu gençlerin bir parçasının Almanya'ya, diğer bir parçalarının da Türkiye'ye ait olduğunu ve bu parçalardan birinden vazgeçmelerinin kendilerinden istenemeyeceğini, çifte kültürlülüğün Almanya'da farklı kültürlere saygı duyulmasını da sağlayacağını söyledi.

"ALMANYA'NIN YAKLAŞIK YÜZDE 19'U GÖÇMEN KÖKENLİ"

Almanya'da yaşayan insanların yaklaşık yüzde 19'unun göçmen kökenli olduğuna ve bu oranın gittikçe arttığına dikkat çeken Kolat, 20 ya da 30 yıla kadar okullarda eğitim gören çocukların yarısının göçmen kökenli olacağını, bu nedenle göçmenlerle ilgili konuların çok daha yoğun şekilde tartışılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kolat, Türkiye'de yaşayan bir Almanın da istediği takdirde çifte vatandaş olabileceğini ifade ederek, Almanya ve Türkiye'deki askerlik durumuna ilişkin bir soru üzerine de, Almanya'da askerlik yapan çifte vatandaş bir Türkün askerliğinin Türkiye'de kabul edildiğine işaret etti.

"ORTADA BİR ÇELİŞKİ YOK !"

BTS Başkanı Serdar Yazar da, Türk ve Alman vatandaşı olmanın birbiriyle çelişen bir durum olmadığına dikkat çekerek, günümüzde mesafelerin gittikçe kısaldığını, İstanbul'da kurulacak olan Türk-Alman Üniversitesi'nin de ikili ilişkilere büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Almanya'da doğan yabancı gençlerin, tam kişiliklerinin gelişmeye başladığı yaşlarda iki vatandaşlık arasında seçim yapmak zorunda bırakılmalarını da eleştiren Yazar, yaş sınırının artırılmasının faydalı olup olmayacağı şeklindeki bir soru üzerine de, bunun bir faydası olmayacağını, bir insanın 75 yaşında olsa bile böyle bir karar almaya zorlanmaması gerektiğini kaydetti.

"ORTADA BÜYÜK BİR HAKSIZLIK VAR!"

EATA Baden-Württemberg eyalet teşkilatı Başkanı Kerim Arpad da, annesi Alman, babası Türk olduğu için kendisinin çifte vatandaş olduğunu ve özel durumlarda çifte vatandaş olunabildiğini belirterek, bunun seçenek imkanı bulunmayan diğer insanlara karşı haksızlık olduğunu, kendisinin hiçbir zaman böyle bir durumla karşılaşmak istemediğini belirtti.
Ülkede yaşayan hiçbir insanın 2. sınıf vatandaş olmaması gerektiğini ifade eden Arpad, bunun için Alman hükümetinin gerekli önlemleri almasını istediklerini sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı

Yorumlar