GEÇMİŞİ UNUTMA-GELECEĞE İNAN

18.11.2022 20:52

13 Kasım 2022 tarihinde İstanbul’da İstiklal Caddesinde gerçekleşen terör saldırısına karşı Türkiye ayağa kalkarken, Erdoğan, Bahçeli ve İçişleri Bakanı Soylu tutarsız demeçlerle parti propagandası yaptılar.

Türkiye acı bir matem yaşarken; İçişleri Bakanı Soylu, ABD’yi bu saldırının planlayıcısı olduğunu ilan etmekle kalmadı ABD’nin başsağlığı mesajını reddetti.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Biden’le en azından birlikte resim çektirmek için gittiği Endonezya’da:
Kıvrak dans gösterisi yapan rakkaselerce karşılandı.

Biden’in, başsağlığı dileğine teşekkür etti. 

Terörle ilgili hiçbir deneyimi ve birikimi olmayan Soylu, DP Başkanı iken ‘’Erdoğan’ın yolsuzluklarının hesabını sormazsam namerdim!’’ Diye yeminler ederken, bir de ne görelim Soylu AKP’de Bakan!

Cumhurbaşkanının baş danışman olarak atadığı İbrahim Kalın, CIA’nın gölge örgütü STRATFOR’un üyesi olduğunu, o nedenle Cumhurbaşkanının Baş Danışmanı atadığını bilmez mi?

Süleyman Soylu’nun İçişleri bakanlığı döneminde, Türkiye, Afrika’dan, Afganistan’dan, Suriye’den kim olduklarını bilmediğimiz binlerle başlayıp, milyonları aşan sığınmacı ülkesi oluverdi.

AKP İktidarı,  AB ülkelerinden pimi çekilmiş bomba konumundaki bu sığınmacıları Türkiye’de

tutma karşılığı alacağı para ve ülkede uygulanan demokrasi dışı uygulamaları görmezden gelmesi karşılığı yanında, sığınmacıları vatandaşlığa alarak seçimlerde oy eksiğini tamamlamak istemişti.

Türkiye terörden en çok bedel ödeyen ülkelerin başında gelir.

Sadece PKK Terörü nedeniyle kırk binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Sağ iktidarların seyirci kaldığı bu terör örgütü, Ecevit Hükümetinin ve TSK’nın kararlı tutumuyla terörist başı ininden çıkarılmış, Türkiye ile bilek güreşini göze alamayan ülkelerin geri adım atmasıyla paketlenip teslim edilmişti. (9 Şubat 1999)

Neredeyse, dağdakilerin bile teslim olma noktasına gelinmişti ki; ABD Projesi olarak AKP liderliğindeki Erdoğan’ın iktidara gelmesi ve BOP Projesine eş başkan atanmasıyla PKK dost, yedeği PYD ve kabile ağası Barzani müttefik konumuna getirildi.

Hatta, AKP iktidarı tarafından verilen diplomat pasaportlarıyla legal konuma getirildi.

Üstelik PYD Lideri ve Barzani’yi devlet adamı düzeyine getirip, önlerine kırmızı halılar serip, bayraklarını törenle göndere çekilmesine onlar bile şaşırmışlardı..

Bunun la yetinmeyip Çözüm Süreci ihanetiyle PKK’yı iktidar ortağı konumuna getirildi.

AKP Kurultayında Almanya Şansölyesi Schröder, Hamas Lideri Halid ve Barzani onur konuklarıydı. (* 1)

Valilere PKK’ya ilişmeme emri verildi, sınır kapılarında seyyar mahkemeler kurularak PKK Katilleri aklandı.

Doğuda, Güneydoğuda tüneller, siperler kazıldı. PKK kimlik kontrolü yapacak konuma getirildi.

Oslo görüşmelerinde Türkiye, ilk kez bir terör örgütü ile anlaşma sağlandı.

CHP, ‘’Terör örgütüyle pazarlık yapılmaz!’’ Dediğinde Erdoğan: ‘’Siz analar ağlasın istiyorsunuz!’’ Diyordu.

Irak’ta, Suriye’de Müslüman kanı dökülürken, Erdoğan ABD askeri için dualar etmişti.

AKP iktidarı; IŞİD, Taliban, Müslüman Kardeşler, Hamas, Hizbullah, ÖSO, EL NUSRA terör örgütlerini Türkiye’de ağırlarken Reyhanlı’da, Ankara’da, Suruç’ta çok kanlı eylemlerle vatandaşlarımız katledildi.

Balık Hafızalılar unutur ama biz bunları unutmadık.

AKP Siyasetçilerinin üçte ikisi Kabe yerine Fetullah Gülen’e tavaf ediyorlardı.

MGK ve MİT, Fetullah Gülen’in, Türkiye Cumhuriyeti’ni ABD desteğiyle şeriatçı bir kabile devletine dönüştürme amacında olduğunu AKP iktidarına belgeleriyle, kanıtlarıyla uyarmasına rağmen, aynı amaçla iktidara getirilen AKP,  bu uyarıları dikkate almadı.

Bununla da kalınmadı; yargı, bürokrasi, TSK, medya hatta yasama Gülen Tarikatına teslim edilmişti.

Bugün bile yargıda, kamuda, TSK’da hatta Mecliste bile FETÖ müritleri aynı hizmeti AKP’ye vermektedirler.

Rus uçağının düşürülmesini Erdoğan ve Davutoğlu sahiplenme yarışındayken, Rusya Türkiye’ye ağır yaptırımlar yanında,  İdlib’te Rus hava saldırısıyla 33 Türk Askerini öldürdü.

Erdoğan, bu saldırıyı kınamak şöyle dursun, Putin’in kapısında bekletilmeye razı olmuştu.

Erdoğan, Rusya’dan karşılığı milyarlarca Dolar karşılığı kullanılmamak üzere S-400 Füzesi almıştı.

ABD bastırınca füze, hangara çekilirken parasını bile peşin ödediğimiz F 16 Savaş uçakları verilmedi.

Türkiye, uluslararası kara para aklayıcıları, uyuşturucu baronları ile İçişleri Bakanı’nın boy boy resimleri varken, Türkiye Kara Para aklayan ülkeler içinde 2. Sıraya gelmesine neden şaşırılır ki?

Reza Zarrap için ‘’hayırlı iş adamı dediniz’’ ABD’de rüşvet vermediği bakan, kalmadığı ortaya çıktı.

Sezgin Baran Korkmaz, dünyanın sayılı kara para baronlarıyla birlikte edindiği uçaklarda, lüks otellerde iktidar yanlısı milletvekilleri bakanları, adalet sağlayacak yandaş hakim ve savcılar ağırlandı.

Sedat Peker gibi Sezgin Baran Korkmaz’ın bakanlarla, yargıçlarla, savcılarla, iktidarla olan kirli ilişkileri ortaya dökülmesin diye Süleyman Soylu eliyle yurtdışına kaçırıldılar.

Sedat Peker’in belgeli itirafları demokrasinin kırıntısı ülkelerde olsaydı iktidarın kaybedilmesi şöyle dursun, ‘’vatana ihanet suçundan’’ yargılanırlardı.

Yarın SBK’ın itirafları ile yine ABD, savaşsız, darbesiz iktidarı köle konumuna getirerek ört-bas edecekler.

Süleyman Soylu, çocukluğumuzda mahallemizde, her haltı işlerken hep üste çıkmak için maraza çıkaran Nalbandın Dürü’yi hatırlatıyor.

Bu iktidar sandıkta kaybettiğinde bağımsız yargı huzurunda hesap verirken

Geçmişi unutmadan, geleceğe inanarak

Gelecek güzel  günleri bekliyoruz…

Yıldız AKALIN

(*1) Schröder, Türkiye’de Sosyal Demokrat partiler yerine AKP’yi tercih ederken, Yeşillerden SPD’ye geçen Ozan Ceyhun, aracılık etmiş, Egemen Bağış’ı SPD ile yakınlaştırmış, Kıbrıs’ta Denktaş karşıtlarına SPD desteği sağlamış, bu hizmetleri karşılığı Erdoğan tarafından Avusturya’ya Büyük Elçi olarak atanmıştı.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları