FUTBOL FEDERASYONUNA BİR ÖNERİ!

14.11.2022 00:25

2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında UEFA’nın isteği ve TFFederasyon’unun oluru ile Futbol Ulusal Takımımızın Taraftar projesini yürüten birisi olarak yazma ihtiyacını duydum! Ayrıca, futbolda şiddet ve ırkçılığı önlemek amacı ile yıllar önce ortaya konan yasal çerçeve içerisinde davranmamızın kaçınılmaz olduğunu defalarca paylaştım ve bu paylaşımlarımda çıkış yolunun 1985 yılında Heyzel faciasının ardından 1986 yılında Avrupa Konseyinin yayınladığı deklarasyonda yatmakta olduğunu detayları ile aktardım.

Ülke olarak, TFFederasyonu olarak bu konuda çok şey yaptığımız söylenemez, ancak zaman zaman UEFA’nın dürtüklemesiyle bir şeyler yaptık (örn.2008 ve 2016 Avrupa şampiyonalarında kurduğumuz Taraftar Projesi ile ilgili görev yaptık). Oysa yasa her ülke kendi statlarında oluşabilecek her türlü şiddet eylemini minimuma indirmek Federasyon ve Futbol kulüplerinin mutlak surette eğitim yapmalarını önerir, ne yazık ki, bunu biz sadece futbol taraftarları için söylenmiş bir söz olarak algıladık!

Herkesin bildiği üzere şiddeti oluşturan onlarca neden var. Bunları önem sırasına göre sayarsak; Sosyo-Kültürel yapıdan, Yönetimsel, Ekonomik, Eğitimsel sorunlardan, Genel Güvenlik Uygulamalarından, Spor Tesislerinin elverişsiz Fiziki yapılarından, Medya Unsurundan, Hukuki alt yapının sağlıksız olmasından, Siyaset-Spor ilişkisi ve hiç kuşkusuz sporun İçindeki aktörlerden yani (Sporucu, antrenör, hakem, yöneticilerin yanında sahada top toplayanlara kadar herkesin müsabaka esnasındaki tutum ve davranışlarından) kaynaklanmaktadır.

Bu yazımda ben şiddete neden olan kişi ve kurumlardan sadece saha içerisinde bulunan ve futbol sporunu uygulayan kişilerle ilgili eleştirimi yazmaya çalışacağım. Son günlerde futbol sahalarında adeta şiddetten beslenen sporcularımızın olduğunu hepimiz gerek sahalarda ve gerekse Televizyon başında izlerken görmekteyiz!

Sözüm her sporcu için değil ama işin ilginç tarafı (doğal olarak süper ve birinci ligde top koşturan ve hemen hemen çoğunluğu yabancı futbolculardan oluşan) şiddet yapan ve şiddete maruz kalan bu sporcularca yaşanıyor! Buradan yetkililere iki sorum var; Birincisi böylesine yetenekli diye alıp getirilen bu sporcular daha önce oynadıkları ülke ve liglerde aynı şiddeti gösteriyorlar mıydı hiç araştırdınız mı? İkincisi; yoksa bu şiddete eğilim davranışları ülkemize geldikten sonramı artıyor? Siz yetkililer bu karşı neler yapıyorsunuz?

Ve hiçbir Allah`ın kulu çıkıpta bu sporculara böyle davranmamaları gerektiği ile ilgili bilgi vermiyor? Ki antrenörler burada sporcularının tüm davranışlarından birinci dereceden sorumludur ve buradan TFF nuna soruyorum siz (Antrenör, Sporcu ve Kulüp başkanlarına) bu konuda hangi eğitimi nerede ve nasıl veriyorsunuz? Ya da Avrupa konvesyonu deklarasyonundan haberiniz var mı?

Burada kişi ve kurum ismi vermeyi gerekli görmüyorum, ancak durum alenen ortada ve şiddet yapan sporcu, antrenörler konusunda ciddi bir eğitimin verilmesi gereklidir, bu eğitimin içeriği ne olmalıdır diyorsanız; Buyurun beraber tartışalım,

Öncelikle; Sporun güzel yüzünü sporseverlerle paylaşan en önemli aktörler olan sporcu-teknik adam ve hakemlerin,  fair-play’i bir yaşam biçimi olarak tüm topluma örnek olacak bir biçimde kendi hayatlarına uyarlamaları büyük önem taşımaktadır ve yapmalıdırlar,

Oyunu çirkinleştiren her davranış kalıbının tribünler üzerindeki yansımaları kısa bir süre içerisinde kendisini göstermekte ve sporun paylaşım, dostluk ve birleştirici dolu dünyası yerini acımasız bir rekabet ve şiddet algısına bırakmamalı, buna çaba göstermeliyiz,

Bunun önüne geçebilmek için özellikle Teknik adam ve futbolcuların saha içerisinde tribünlere yönelik kışkırtıcı davranışlardan uzak durmaları, çok küçük yaşlardan itibaren verilecek Fair-Play anlayışı ve öfke kontrolü eğitimiyle mümkündür,

Bu nedenle Sporcu, Hakem ve Antrenör eğitiminde bu bahsi geçen Adil Oyun eğitimi mutlaka verilmelidir. Her ne kadar Avrupa Convesyonunun deklarasyonunda çok açık belirtilmiş olsa da TFF nu bu eğitimi kim vereceğinin sorununu yaşıyor sanırım! Bu konuda hiç zaman kaybetmeden eğitime geçmelidir.

Saygılarımla

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

(UEFA Taraftar Experi)

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları