FRANSIZ-ALMAN İLİŞKİSİNDE JEOPOLİTİK BİR DÖNÜŞÜM

02.11.2022 18:38

Ukrayna savaşının önemli jeopolitik sonuçlarından biri de kuşkusuz Fransa ile Almanya arasında ikili ilişkilerin bozulmasıdır… Hatta derin bir kriz yaşanıyor denilebilir… Tarihe bakarsanız Fransızlarla Almanlar arasındaki kavgalar, savaşlar Sezar zamanına, Galyalılarla Cermenler arasındaki savaşlara kadar gider…
* * * *
Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle ile Almanya'nın eski Başbakanı Konrad Adenauer arasında 22 Ocak 1963 tarihinde Paris'te imzalanan Elysee antlaşması iki ülke arasında dostluğun temellerini atmıştı. Elysée Antlaşması'nın altmışıncı yıldönümünde bir kriz yaşanıyor şimdi…
* * * *
Paris ve Berlin arasındaki anlaşmazlık dosyaları son derece hassas sektörleri de kapsayarak büyüyor. Ekonomiden enerjiye, savunmadan uzay teknolojisine kadar bir çok alanda Fransız-Alman işbirliğinde büyük anlaşmazlıklar yaşanıyor. 26 Ekim'de Fransa'nın Fontainebleau kasabasında planlanan Fransız-Alman Bakanlar Konseyi toplantısı beklenmedik bir şekilde Ocak ayına ertelendi.
* * * *
Aynı gün apar topar Elysee Sarayı’nda Alman Şansölye ve Macron arasında öğle yemeği ayarlandı. 11.55’te Paris’e varış, 12:30’da birlikte öğle yemeği. 15:00’te ayrılış, program buydu. Basın toplantısı yok, açıklama yok. Şansölye’nin Elysee Sarayı’na üçüncü ziyareti çok yalın tutuldu. Alman-Fransız ilişkilerinin ileri aşamada bir evlilik krizine benzediği söyleniyor. Tartışma aşaması geride kalan, bunun yerine suskunluk, hayal kırıklığı, öfke olan bir kriz…
* * * *
Almanya, bir yandan Fransa da dahil olmak üzere birçok AB üyesinin arzu ettiği gaz tarifesi kalkanını bloke ediyor gibi görünüyor. Diğer taraftan da Alman hanelerine yükselen gaz fiyatlarından korumak için Avrupalı ortaklarına danışmadan 200 milyar Euro destek veriyor… Fransa devlet başkanı Macron Macron, Fransız gazetesi Les Echos'a yaptığı açıklamada ‘Tutarlı bir yaklaşım istiyorsak, benimsenmesi gereken ulusal stratejiler değil Avrupa stratejisidir‘ diyordu…

* * * *
Diğer hassas konu ise savunma… Paris'te hakim olan izlenim, Almanya‘nın -en önemli Avrupalı ortağı Fransa’yı bilgilendirmeden- silahlanma sektörünü Avrupalılaştırma hedefinden vazgeçtiği yönünde… Avrupa Gökyüzü Kalkanı projesi Paris'te Berlin'in yüzünün döndüğünün son işareti olarak görülüyor. Almanya, Fransa‘nın sunduğu bir çözüme yönelmek yerine İsrail‘i (Ok-3) ve Amerika'yı (Patriot) seçti.
* * * *
Berlin, silah şirketleri MBDA ve Thales tarafından Fransız-İtalyan işbirliğiyle geliştirilen SAMP/T (Fransa'da: Mamba) hava savunma sistemini ve Aster füzelerini düşünmüyor. Alman hükümeti, hava savunmasını güçlendirme girişimi için Büyük Britanya da dahil olmak üzere 13'ten fazla Avrupalı NATO ortağını ve katılım adayı Finlandiya'yı kazandı. Fransa yok… Son NATO savunma bakanları toplantısında niyet beyanı imzalandı.
* * * *
Emmanuel Macron'un Avrupa'nın stratejik özerkliğini güçlendirmek için yürüttüğü projeye karşı yapılan bu seçimlerin, Fransa’da hayal kırıklığı yarattığı söyleniyor. Başka savunma konularında da, Fransa ve Almanya arasındaki bazı kilitlenmeler gerilimi daha da artırıyor. Örneğin SCAF savaş uçakları (geleceğin hava muharebe sistemi) Fransız-Alman tankları (MGCS) gibi ilerlemeyen projeler… Hepsi durmuş sekiz Fransız-Alman işbirliği projesinden bahsediliyor…
* * * *
Krizin nesnel nedenleri de var… Almanya açısından bakarsak… Ukrayna savaşı ülkenin refahını üzerine inşa ettiği Alman kesinliklerini paramparça etti. Rusya'dan ucuz enerjiye erişimin sona ermesiyle Almanya, bir yandan yeni bir ekonomik model geliştirmek istiyor… Ama aynı zamanda özellikle Balkanlar'da yeni genişlemeler olması durumunda, Avrupa'nın merkezinde yer alan önemli bir ülke olarak konumunu konsolide etmek, yeni dinamiğin parçası olmak, yönetmek istiyor…
* * * *
Fransa açısından bakarsak… Paris katılım sürecinde olan veya Birleşik Krallık gibi Birlik dışındaki ülkelerin AB’ye entegrasyonuna izin verilmesini savunuyor… Berlin ise doğuya doğru genişlemeyi savunuyor…. Bu durumda Fransa marjinalleşmekten korkarken, endişesi daha da keskinleşiyor…
* * * *
Almanya ve Fransa kerhen de olsa, hala Birliğin arkasındaki itici güç ve dış politikada iki güç merkezi... Kriz, AB‘nin iki ana itici gücünün, artık aynı yöne çekmedikleri izlenimi veriyor.  Yapısal olarak kusurlu ve giderek modası geçmiş, derin bir revizyona ihtiyaç duyulan  bir Fransız-Alman ortaklığı algısı yaygınlaşıyor sanki… Yoksa altmış yıllık tarihi bir ortaklığın ölümüne tanık mı oluyoruz…  Hangisinin doğru olduğunu zaman gösterecek…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları