15.5 C
Berlin
10:56 - 23/09/2020
Almanya Haber – Berlin Haberler – Son Dakika Avrupa Haberleri
Belçika Fransa GÜNCEL Irak Suriye TÜRKİYE

Fransa’da Charlie Hebdo Davasında 2 Türk Sanık

Fransa'da Charlie Hebdo Davasında 2 Türk Sanık

Fransa’da 7-8 ve 9 Ocak 2015’te düzenlenen ve 17 kişinin yaşamını yitirdiği Charlie Hebdo, Montrouge ve Hyper Cacher terör saldırılarının davası yarın görülmeye başlıyor. Paris Adliyesi’nde görülecek olan 11 sanıklı davada Ali Rıza Polat ve Metin Karasular adlı iki Türk sanık da yer alıyor. Hz. Muhammed’in karikatürünü yayınladığı için saldırıya uğrayan Charlie Hebdo dergisi ise, davanın başlamasından bir gün önce aynı karikatürü yeniden yayınladı.

Mayıs ayında görülmesi beklenen ancak Corona virüsü salgını nedeniyle ertelenen büyük Charlie Hebdo Davası, yeni Paris Adliyesi binasında, özel görevli ağır ceza mahkemesinde yarın görülmeye başlanacak. Saldırıları düzenleyen Said ve Şerif Kouachi kardeşlerle Amedy Coulibaly, saldırılar sırasında polis tarafından vurularak öldürüldü.

Soruşturma sonunda belirlenen 14 sanıktan Coulibaly’nin dini nikahlı eşi Hayad Boumeddiyen ile Mehdi ve Mohammed Belhoucine kardeşler ise Türkiye üzerinden Suriye’ye giderek IŞİD saflarına katıldı.

Gıyaben yargılanacak üç sanığın dışında, 11 sanık da duruşmaya bizzat gelecek. Kasım ayı başına kadar iki ay boyunca devam edecek davaya sanık olarak katılacak 11 kişi arasında yer alan Türk kökenli Ali Rıza Polat ile Brüksel’den Metin Karasular da teröre yardım ve yataklık suçundan yargılanacak.

Charlie Hebdo karikatürü yeniden yayınladı

Bu arada davanın başlamasına bir gün kala, Charlie Hebdo dergisi, tüm dünyada tartışma yaratan ve dergiyi cihatçı saldırıların hedefi haline getiren karikatürleri yeniden bastı. Dergi kapağında, “Herşey bunun için miydi?” başlığı kullanıldı. Dergide karikatürün yeniden basılmasını savunan çalışanlar, “Saldırıdan bu yana bizden yeniden bu karikatürü yayınlamamızı istediler. Biz hep reddettik. Yasak olduğundan değil, yasalar bize izin veriyor. Ama bunu yapmak için iyi bir nedenimiz olmalıydı. Tartışmaya katkı yapacak, anlamlı bir neden. Davanın açılacağı hafta bu karikatürü yeniden basmak bizim için çok önemliydi” ifadeleriyle açıkladılar.

Derginin “Riss” imzasıyla tanınan Genel Yayın Yönetmeni Laurent Sourisseau, “Asla saklanmayacağız, asla vazgeçmeyeceğiz. Bizi vuran nefret hala burada ve 2015’ten bu yana görüntü değiştirerek, sessizce, farkedilmeden acımasız savaşına hala devam ediyor” dedi.

Kouachi Kardeşler’in silahlı saldırısına uğrayan Charlie Hebdo karikatür dergisinin “Charb” adıyla bilinen o zamanki Genel Yayın Yönetmeni Stéphane Charbonnier ile dünyaca ünlü çizerleri Georges Wolanski ve “Cabu” imzasıyla tanınan Jean Cabut’nun da aralarında olduğu 12 çalışanı yaşamını yitirmişti.

Charlie Hebdo sanıkları kimler?

Dava dosyasına göre, gıyaben yargılanacak Şerif ve Mohamed Belhoucine ile Amedy Coulibaly’nin eşi Hayat Boumeddiyen terör saldırısını yönetmek ve silah sağlamakla suçlanıyor.

Dava dosyasında, Ali Rıza Polat’ın, 2007’den bu yana Amedy Coulibaly’yi tanıdığı bilgisi yer alıyor. Saldırının “kilit unsurlarından birisi olduğundan” şüphelenilen Polat, diğer sanıklar arasındaki “bağlantı noktası” olarak tanımlanıyor. Polat’ın yanı sıra silah ve malzeme sağlamakla suçlanan Nezar Mickaël Pastor Alwatik, Amar Ramdani, Saïd Makhlouf, Mohamed-Amine Fares, Michel Catino, Metin Karasular, Français Miguel Martinez, Abdelaziz Abbad da hakim karşısına çıkacak.

Sanıklar için 10 yıl hapisten müebbet hapise kadar farklı cezalar isteniyor. Mahkeme kararını 10 Kasım’da açıklayacak.

Ali Rıza Polat: “Coulibaly’nin sağ kolu”

Dava dosyasında, saldırının merkezinde olduğu iddia edilen 33 yaşındaki Ali Rıza Polat, Ocak 2015 saldırısında, Amedy Coulibaly’nin ‘sağ kolu’ olarak tanımlanıyor. Paris Savcılığı’nın Polat hakkında hazırladığı 500 sayfalık iddianamede, Charlie Hebdo, Hyper Cacher ve Montrouge’da birbiri ardına düzenlenen saldırılarda kilit bir rol oynadığı belirtiliyor.

AFP haber ajansı tarafından da yayınlanan iddianamede, Polat’ın diğer sanıklarla karşılaştırıldığında “üst düzey” olduğu dile getiriliyor. Türk kökenli Fransız vatandaşı Ali Rıza Polat, Mart 2015 tarihinden bu yana tutuklu bulunuyor. Coulibaly ile 2007 yılında Grigny banliyösünün göçmen sitelerinden birinde tanıştıkları belirtiliyor. Polat’ın her üç saldırı için de gereken cephaneyi sağladığı, silahları Belçika’nın Charleroi kentinden transfer ettiği iddia ediliyor.

Ancak soruşturma hakimleri önünde Charleroi’ya gittiğini reddeden Polat, bir otomobilin alınması için sahte evrakla tüketici kredisi çektiğini kabul ediyor. Ancak hakimler Polat’ın bu parayı araba alımı için değil, silah almak için kullandığını öne sürüyor.

Belçika’da diğer bir Türk kökenli sanık olan Metin Karasular’ın evinde saldırıda kullanılan silahlarla ilgili bir liste bulunduğu ve bu listedeki el yazısının incelenmesinin ardından, Ali Rıza Polat’a ait olduğunun da tespit edildiği belirtiliyor. El yazısında “Ek olarak fünyelerin fiyatı, Kaleş mermi 500 adet, 3 adet Kaleş şarjörü fiyatı” cümlesi yer aldığı da kaydediliyor. Karasular’ın ayrıca, Coulibaly’nin genç bir polis memurunu öldürdüğü Montrouge saldırısında kullandığı Suzuki marka bir motosikleti çalan kişi olduğundan da şüpheleniliyor.

Polat ifadesinde, Coulibaly’nin kendisine 2009 yılında 15 bin Euro değerinde uyuşturucu verdiğini, bu nedenle de kendisine borçlu olduğunu, “2014 yılında cezaevinden çıkan Coulibaly’nin kendisi ile temasa geçerek bu parayı geri vermesini istediğini” anlattı. Polat, Coulibaly’ye olan borcunu bu yolla ödemeye çalıştığını savundu.

Ancak savcılık iddianamesinde Polat’ın terör saldırısından haberi olmadığı iddiasının gerçek olmadığı, sanığın “saldırının niteliği hakkında bilgisi olduğunu” öne sürüyor.

Polat’ın saldırının ardından bir çok kez Fransa’yı terketmeye çalıştığı, Lübnan’a kadar gittiği ancak alınmadığı için geri dönmek zorunda kaldığı da verilen bilgiler arasında. Polat ile aynı iddiayla gıyaben yargılanacak olan Belhoucine ise, saldırılardan bir kaç gün önce Irak-Suriye sınırına kaçarak IŞİD’e katıldı.

Saldırı nasıl oldu?

Fransa’da 7-8-9 Ocak 2015’te Şerif ve Said Kouachi kardeşler Charlie Hebdo dergisinin binasına saldırarak, 34 kaleşnikof kurşunuyla 10 kişiyi öldürdü. Kaçarken de polis memuru Ahmed Marabet’i vurdu. Paris’in kuzeyinde izini kaybettiren saldırganlar için bütün polis ve güvenlik birimlerinin katıldığı büyük bir arama başlatıldı. Ertesi gün 8 Ocak’ta Aisne bölgesinde bir benzinlikte tespit edilen Kouachi kardeşler yeniden radardan kayboldu. Paris’in kuzeyinde, Charles de Gaulle Havaalanı yakınlarındaki Dammartin-en-Goele’de bir basımevine giren iki kardeş burada çalışanları rehin aldı. Yüzlerce asker ve polisin müdahalesi ile sıkıştırılan Kouachi kardeşler, 9 Ocak’ta güvenlik güçleri tarafından vurularak öldürüldü.

Charlie Hebdo saldırısından bir gün sonra, Kouachi Kardeşler’in basımevinde rehin operasyonu öncesinde harekete geçen Amedy Coulibaly de, 8 Ocak’ta Paris’in güney banliyösü Montrouge’da polis memuru Clarissa Jean-Philippe’i vurdu. Ardından 9 Ocak sabahı hemen yakınındaki yahudi bakkalı Hyper Cacher’e girerek 4 saat boyunca 18 kişiyi rehin aldı. Sonunda etrafını çeviren polise ateş açan Coulibaly de, polisin açtığı ateş sonucu öldü.

 

Amerika’nın Sesi tarafından geçilen tüm haberlerde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. Haberler web sayfamızda otomatik olarak haber sitelerinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.

İlgili haberler

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çerezler (cookie), ha-ber.com web sitesini daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Anladım daha fazla