EŞCİNSELLİK HASTALIK MIDIR, KADER MİDİR, TERCH MİDİR?

05.10.2021 22:12

Son günlerde Berlin’deki billboardlarda eşcinselliği teşvik edici reklamlar görmeye başladık. Velilerden aldığımız bilgilere göre bazı okullarda dahi panolarda eşcinselliği teşvik anlamına gelen reklamlar asılmaktaymış. Bu yapılanlar bilgilendirme amaçlı olmasa gerektir. Öyle olsaydı sadece sınıflarda öğretmenler ders olarak okuturlardı; derslerin reklam panolarına asılarak öğretilmediğini biliyoruz.

Bu yapılan reklamlar eşcinsellik konusunda olumsuz düşünceye sahip olan insanları, eşcinsellik karşıtlarını kışkırtma amaçlı olsa gerektir. Reklamlardaki resimlere ve altındaki yazılara baktığımızda hedefe Müslümanların konulduğunu anlamak o kadar da zor olmuyor.  Yapılmak isteneni anlayabiliyoruz: Müslümanlar bu billboardlarla kışkırtılarak ve zaaflarından yararlanılarak toplumun gözünde yaftalanacak ve aşağılanacaktırlar, böylelikle de İslamophobie beslenmiş olacaktır. Bu reklamlar çok masum düşüncelerle yapılıyor değildir. İki örnek:

”Ich bin Muslim, gläubig und habe trotzdem Sex. Mit Männern!“ (AID - Anlaufstelle İslam und Diversity)

(Ben bir Müslümanım, inançlıyım ve buna rağmen seks yapıyorum. Erkeklerle!)

„Ich bin mal er, mal sie. Aber immer  Muslim*in. Das entscheide ich.“(AID

( Bazen erkeğim, bazen kız. Ama her zaman Müslümanım. Kararı ben veriyorum.)

Billboardlardaki reklamlar bunlar ve benzerleridir. Hedef kitle Müslümanlar olmasaydı bu ifadeler genele şamil olarak yazılırdı. Sadece bir inanç kesimi hedefe konulmazdı. Bu yapılanlar, demokrasi veya düşünce özgürlüğü ile ifade edilemez. Düşünce özgürlüğü başkasının özgürlük alanına girilen yerde biter, bitmesi gerekir.  Eğer bitmiyorsa başkasının özgürlük alanına müdahale edilmiş demektir.

Eşcinsellik, şüphesiz, insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih kitaplarında, din kitaplarında, efsanelerde, arkeolojik buluntularda eşcinselliğin izlerine rastlanıyor. Öyle gözüküyor ki, insanlığın bilinen tarihi boyunca bazı toplumlarda kabul görüp, ahlaken onay verildiği dönemler olduğu gibi (mesela Roma), bazı toplumlarda da görmezden gelinip ya da dışlanıp eziyet edildikleri de olmuş. Çağımızda, Hristiyan olan Batı Avrupa ve ABD’de eşcinseller, tarihin belki de en özgür dönemini yaşıyorlarken bazı İslam ülkelerinde idam cezasına çarptırılmaya devam ediyorlar.

Eşcinsellik hastalık mıdır, kader midir, tercih midir? Bu soruların cevabı her dönemde aranmıştır ama tarafsız, empati yaparak net bir cevap bulunamamıştır. Eşcinsellere tavır almak, onları aşağılamak, itip kakmak elbette yanlış olmuştur. Ancak yanlışlar başka yanlışları doğru kabul ederek ve özellikle bazı kesimlerin gözüne sokarak düzelmez. Düzeltilemez. Yanlışlar konuşarak, empati yaparak düzeltilir. “Ben yaptım, oldu “demekle olmaz. Sadece Almanya’da 6 milyon Müslüman vardır. 6 milyon Müslümanın eşcinselliğe karşı bir tavrı vardır. Ama dinlerinden kaynaklanır, ama örflerinden kaynaklanır. Sonuçta ortada belli bir tavır vardır. Bu tavır görmezden gelinmemeli, yok farz edilmemeli; Müslümanları hedefe koyan bir karar verilmemelidir. Hele demokrasinin beşiği dediğimiz Almanya’da böyle bir yanlış yapılmamalıdır.

Almanya’da Müslümanların yanı sıra Yahudi ve Hristiyanlar da yaşıyor. Billboardlarda “ben Hristiyan’ım ben Yahudi’yim/Musevi’yim” diye bir ifade kullanılmıyor, kullanılmamış.

Mocca dergisi 37.sayısında, bütün bu yapılanları göz önünde bulundurarak, “Eşcinsellik” konusunu işlemeye karar verdi. İlim adamlarından, Hristiyan din adamlarından ve Müslüman din adamlarından görüş aldı. Bu görüşleri olduğu gibi, kendi yorumumuzu katmadan sizlere aktarıyoruz.

Taktir siz değerli okuyucularımıza aittir...

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları