LVM Fikret Odağ

ERDOĞAN’IN TARİKAT AŞKI

19.09.2020 23:49

Kenya Devlet Başkanı Jomo KENYATTA: ‘’Avrupalılar papazlarıyla geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler.…

Kenya Devlet Başkanı Jomo KENYATTA:

‘’Avrupalılar papazlarıyla geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu.’’

Türkiye’de, Cumhuriyetin kuruluşundan beri pusuda bekleyen, gerici İslamcılar; kansız, olmazsa kanlı iktidara gelerek Cumhuriyet’i yıkmayı defalarca denediler.

Şeyh Saitlerle etnik-gerici kimlik arkasında kanlı ayaklanmalar çıkararak denediler

Menemen’de Derviş Vahdeti ile Kubilay’ın başını keserek denediler…

Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da insanları diri diri yakarak Laik Cumhuriyeti yıkmayı denediler.

Bunların arkasında hep emperyalizmin ağababaları olan İngiltere, daha sonra ABD vardı.

Erzurumlu, ilkokulu dışarıdan bitiren, İmamlık sınavını veremediği için vaiz olarak birçok ilde görev yapan Fetullah Gülen kaset ve CD’leri müritlerince vaizleri ile tüm ülkeye dağıtılıyordu.

Diğer tarikatlardan ayrılan yanı, Gülen vaaz anında coşup, elleri kollarıyla ağzından tükürükler saçarken aniden salya-sümük ağlıyor, birden ciddileşip devlete karşı neler yapılacağını belirtiyordu.

Yurt çapında sevgi evlerinde, yatılı öğrenci yurtlarında dershanelerinde zeki yoksul halk çocuklarını laikliğe karşı bir militan olarak yetiştiriyor, yurt dışında açtırdıkları okullarda, öğretmen olarak CİA ajanları ile ülkesine ihanet ediyordu.

Türkçe olimpiyatlar yaptırarak sağda- solda saftirik siyasetçileri kafakola alarak devlete sızdılar.

Fakat, tüm sığ, maksatlı siyasilere rağmen, örselenmiş anayasasına rağmen Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine bağlı organlar, Anayasal sorumluluğu çerçevesinde Cemaatleşmeye geçit vermiyordu.

 

28 Şubat’ta Fetullah Gülen yargıdan kurtulamayacağını anlayınca ABD’ye kaçtı, Yargının reddetmesine rağmen CIA’nın kefilliği ile ABD’de oturum aldı.

ABD, doksanlı yıllardan beri eğittiği Recep Tayyip Erdoğan’ı Gülen’le ortaklığı resmen razı etti.

Dönek Marksist eskileri, Eski Sosyal Demokrat CHP’den Ulusalcı sol DSP’ye, oradan da kapacağı bakanlık karşılığı AKP’ye atan markalı solcu siyasetçilerle vitrini tamamladı

Bahçeli’nin katkısıyla ve de Baykal’ın ‘’Bir kez de biz kazanalım’’ diye değiştirmediği seçim yasasıyla aldığı yüzde 35 oy oranı karşılığı yüzde 70 Meclis çoğunluğu ile AKP tek başına iktidar oldu.

Muhtar bile olamayacak Erdoğan’ın imdadına ne karşılığı olduğu bilinmeyen pazarlıkla Baykal yetişti, CHP’nin katkısıyla Erdoğan Başbakan oldu.

Fetullah Gülen’in vaizliği, Erdoğan’ın imamlığı ile halkı secdeye götürdüler.

17 Aralık 2003’te, halkımız huşu içerisinde vardıkları secdeden 17 Aralık’ta kalktıklarında:

-Bütün serveti parmağındaki tek yüzüğü olan Erdoğan’ın çocuklarını eğitecek parası olmadığı için bir zenginin himmetiyle okusun diye ABD’ye giden çocukları Gemi sahibi olarak Türkiye’ye dönmüşlerdi.

-Gemiler bir yana evlerinde istiflenmiş milyonlarca doları, avroyu günlerce kamyonlarla taşımakla sıfırlayamadılar.

-Halk Bankasının genel müdürünün evinde ayakkabı kutularında4,5 Milyon dolar para bulundu (Genel Müdür önce’’ bu parayı FETÖ koymuş’’ dedi, sonra ‘’cami yapacaktık!! dedi faiziyle geri aldı)

-İranlı iş adamı Reza Zarrap, bakanlara verdiği rüşvetlerle altın kaçakçılığı ile milyarlar kazandı.

-Erdoğan, Atatürk’ün devlete bağışladığı Atatürk Orman Çiftliğine yargı kararına rağmen kaçak olarak 1150 odalı saray yaptırdı.

-TSK içindeki Atatürkçü muvazzaf ve emekli Atatürkçü subay ve komutanları Ergenekon-Casusluk- Balyoz kumpaslarıyla tutuklandı, kimi intihar etti, kimi kahrından öldü.

-TC’nin Genel Kurmay Başkanı kumpaslarla ‘’Terör Örgütü Yöneticisi’’ suçlamasıyla tutuklandı.

Gazeteler kapatıldı, aydın demokrat aydınlar, gazeteciler işlerinden atıldı, tutuklandı.

Milletvekillikleri, bakanlıklar bürokrasi Emniyet, TSK kadroları ve kumanda birimleri Gülen Cemaati Müritlerine teslim edildi.

-İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, evlerinde rüşvet paraları, para sayma makinaları yakalandı…

-İçişleri-Ekonomi-Çevre ve Şehircilik, Avrupa Birliği Bakanı görevden alındılar.

 

Bu skandal, dokuz gün Türkiye’de ve dünyada yankılandı, AKP bitti denirken baskınları yapan, savcı, yargıç, polis, bürokrat görevden alınarak soruşturmalar durduruldu.

Gülen’e aracılar gönderilerek barış yolları aradı. Gülen reddetti.

Başka ülke olsa yar yerinden oynar, böylesi hükümet bırakın iktidardan indirmeyi, hapislere atılırken Türkiye’de olanlar ne yargıda ne de TBMM’de araştırıldı.

Üzerine sünger çekildi. Muhalefet sadece nutuk attı…

15 Temmuz’da görülmemiş tirajı komik bir darbe tiyatrosu yaşandı.

Bilinen darbe bilmeze döndü, uçan kuştan haberi olan Erdoğan darbeyi eniştesinden öğrendi!

Üstelik kendisi saklanarak, bir gazeteci aracılığıyla silahsız insanları sokağa çağırıp ölümlerine neden oldu.

Muhalefet yine kolayını seçti Erdoğan’ın yanında durdu.

Üstelik meclis araştırmasını yapıyormuş gibi araştırırken, baktılar ki altından MİT Müsteşarı, Genel Kurmay Başkanı ve daha niceleri çıkacak.

Ört-bas ettiler…

Muhalefet bal gibi yuttu.

20 Temmuz’da Muhalefetin desteğiyle darbenin hasını yaptı. Dokunulmazlıkları kaldırdı.

AKP kervanına liderince ajan ilan edilen Bahçeli

Atatürk’ün Askerleriyiz diyen Perinçek bile Erdoğan’a biat etti.

Erdoğan, FETÖ yerine İsmailağa, Süleymancılar, Kadiriler İskenderpaşa, Ensar, Menzil 30’u geçkin tarikatlarla okulları, hastaneleri, yargıyı teslim etti.

1 Milyon çocuk kırdıkları ceviz kırkı geçen ahlaksızlara teslim edildi.

FETÖ destekçisi Laik Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Diyanetin Başkanı Ayasofya’da Atatürk’e lanet okumasına rağmen halen görevde…

Kılıçdaroğlu’nu mahkum eden FETÖCÜ hakim

Tarikat-Erdoğan-AKP ilişkisini belgeleriyle açıklayan gazeteciler FETÖCÜ savcılarca, hakimlerce mahkum ediliyor.

Bakanlıklar tarikatlarca paylaşılmış.

Hakim bile ben Gülen Cemaatinden değil Menzilciyim diyen ülkede hak-hukuk adalet ararken

Aklı evveller Anayasa’nın 111. Maddesi, 677 sayılı kanuna göre yasak olan Tarikatları Sivil Toplum Örgütü diye görmekte.

Erdoğan’ın imdadına bu kez Corona yetişmişken

Laik Cumhuriyetçiler, Atatürk- Mustafa Kemal kavgasında

Yıldız AKALIN

#

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler