ERDOĞAN MASALI

19.09.2022 00:46

ERDOĞAN MASALI

YAHUDİ’DEN MASONDAN HAYIR YOK UMUDUMUZ KOMÜNİZM!

Recep Tayyip Erdoğan, güçlüye yaranmayı daha çocukluğunda içselleştirmişti.

Yaptığı bir hata nedeniyle babasının ayaklarından asılmasından kurtulmak için, babasının ayakkabılarını öpmeyi alışkanlık edinmişti.

Bu güçlünün gazabından korunma alışkanlığını, siyaset yaşamında da sürdürmüştü.

Papaz Brunson ve gazeteci Deniz Yücel casusluk suçlamasıyla tutuklandığında Erdoğan: Bu can bu bedende olduğu sürede asla dışarı çıkamazlar!’’ Demesine rağmen Önce Trump, sonra Merkel’in telefonuyla hem Brunson hem de Deniz Yücel özel uçaklarla biri Almanya’ya, biri ABD’ye uçtular.

Kendini en güçlü hissettiği dönemde kudretini kanıtlamak için Suriye’nin doğusuna askeri harekat başlattığında, ABD Başkanı Donald Trump yine : ‘’ Aptal olma, akıllı ol! Aile servetini açıklarım, seni perişan ederim, derhal geri dön!’’ Diye Hakaret içeren bir mektup göndermişti.

Bu mektup hükümet ve yandaş medyaca görmezden gelinince ABD Medyası Mektubu yayınladı.

Üstelik Türkiye’nin Ermeni Soykırımını kabul edeceğini Erdoğan’a haber vermişti.

Erdoğan: ‘’Ben ABD Delegasyonu ile görüşmeyeceğim’’ demiş, çok geçmeden ABD’ye gitmiş, görüşmeden sonra: Hamdolsun be konu açılmadı!’’ Demişti.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir Başbakan ya da Cumhurbaşkanı böylesine bir aşağılama yaşamamıştı.

İsmet İnönü’nün, Kıbrıs sorunu nedeniyle ABD’de Başkan Johnson’un: ‘’Türkiye’yi havuzumuzda görüyoruz, ABD’ siz yaşayamazsınız!’’ Tehdidine İnönü ,o  tarihi sözünü söyleyerek:

‘’Yeni bir dünya kurulur Türkiye o dünyada yerini bulur, göreceksiniz!’’ Yanıtını vermişti.

Kıbrıs Barış Harekatında, ABD Diplomatı Sisco: ‘’ABD gemileri Kıbrıs açıklarında olursa da harekatı nasıl yapacaksınız?’’ Sözüne, Ecevit: Yanından geçerek gideriz!’’ Yanıtını vermiş, çıkarmayı gerçekleştirmişti.

Erdoğan: içeride ‘’kaplan, aslan olurken’’, dışarıya karşı özellikle güçlü devletler karşısında  ‘’boynu kıldan ince olmayı’’ ince siyaset olarak görmekte.

Daha İmam Hatip Okulunda öğrenciyken Tiyatro oyunculuğu yapmıştı.

Biz o çağlarda Cevat Fehmi Başkut’un GÖÇ, Moliere’in Cimri,  Cahit Atay’ın Karaların Memedlerini oynarken Recep Tayyip Erdoğan: ’Mas-Kom-Yah’’ ‘’MASON-KOMİNİST-YAHUDİ’’ oyununda oynamıştı.

Bir aile öyküsüydü. Aile babası çocuklarını Avrupa’da okutmuş, din kültürünü aşılayamamış, çocuklar güya batının yoz kültürünü almışlardı. Batı demek Mason, Komünist, Yahudi kültürü demekti.

O nedenle ülkeyi Araplaştırmak için on milyona yakın alt kimlikli Suriyeli, Afganlı ve diğer sığınmacıları ülkeye getirmiş, birçok bölgelerde yerli nüfusun azınlık konumuna düşmesini özellikle planlamıştı.

Suriye’den gelen sığınmacıları insanlık adına değil, Erdoğan’ın çıkarı için getirtilmişti.

Batıdan koparacağı para yanında, ülkemizde uyguladığı AB Sözleşmelerine aykırı yasadışı uygulamalarına karşı yaptırıma uğramamak için ‘’Avrupa’ya gönderirim ha!’ diye  şantaj olarak kullanmak içindi.

AB-özellikle- Almanya, Schröder ’den beri bazan tek gözlerini, bazan da iki gözlerini kapatarak AKP iktidarının baskı rejimini görmezden gelmişler, gelmeye de devam etmekteler.

Özellikle Suriyeliler ülkeleri savaş halindeyken Türkiye’de ekmek elden su gölden yaşarken, bayramlarda yol harçlıklarını alarak Suriye’ye gidiyor, paraları bitince tekrar Türkiye’ye gelip, her konuda T.C vatandaşlarından ayrıcalıklı olarak bedavadan yaşayıp gidiyorlar.

Sayısı bilinmeye sayıda Suriyeliye vatandaşlık verilerek seçimlerde AKP’ye oy vermeleri de sağlanacaktı.

İçeride Yahudi düşmanı iken ABD’de bir Yahudi Örgütünden; ‘’Yahudiliğe en iyi hizmet’’ ödülünü bile aldı.

Ülke birikimlerini, fabrikalarını, limanlarını yabancılara ve yandaşlara kelepir fiyatına satıp yandaşlara özellikle aile vakıflarına aktarınca elde para, ülkede satacak para eder yer kalmadı,

Para için, Kaşıkçı ’yı parça parça eden Sudi’lere ben ettim sen etme dercesine yargıyı bile teslim etti.

FETÖ kalkışmasına yardım ettiği için ‘’hain şeytan’’ ilan ettiği Arap Emirliğine Sedat Peker’i susturtmak için kardeşlik ilan etse de hem para bitti hem de batı desteği tükendi.

Altılı masada bazı ‘’ben’’ cilerin sekterliğine rağmen ülkede hızla hem oy hem itibar kaybını durduramıyor.

Medya’ya, muhaliflere, baskılarını, yasaklarını akıl almaz ölçüde artırmasıyla yetinmeyi değil dindarlığa ve devlet adamlığına yakışmayan hakaretleri sıralasa da her bakımdan küçüldükçe küçülmekte!

Yahudi ödülü bile aldı, olamadı

Mason desteği aldı olmadı

Son çare Atatürk’ün Askeri olmakla bir kaba kulp olamayan Perinçek’in aracılığı ile (**2)

Şanghay Beşlisine sığındı

Yakında Yaşasın Komünizm! Derse şaşmayın!

Yıldız AKALIN

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları