EMPERYALİZMİN HEDEFİNDEKİ TÜRKİYE (2) VE YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ

25.04.2021 21:23

İnönü, kapitalizmin iç hesaplaşması olan 2. Dünya Savaşına Türkiye’yi sokmayarak iki tarafın da savaşı Avrupa’da değil, Anadolu ve İran topraklarında yapılması planını bozarak (*1) hem ülkenin yıkımını hem de on binlerce vatandaşının ölümüne engel olmuştu. 

Emperyalizm, bu yurtseverliği affetmemiş, Türkiye içindeki işbirlikçileri, yobazları, toprak ağalarını, Kurtuluşun simgesi, Atatürk’ün partisine karşı olan DP’yi destekledi.

O dönemde de bazı sözde solcular; ‘’yetmez ama evet’’ diyerek DP’yi desteklediler.(**2)

 İnönü, ordunun karşı çıkmasına rağmen, ‘’bu seçim, benim demokrasi zaferimdir!’’ diyerek,  iktidarı DP’ye devretti.

DP ise,  İsmet İnönü’yü meclisten atmakla kalmamış, Atatürk’ün çağdaşlaşma devrimlerine; şeyhlerle, feodal toprak ağalarıyla, mandacılarla karşıdevrim hareketini başlatmıştı.

Batı Avrupa, savaşlardan ders çıkartarak 18 Mayıs 1951 de AET’nin temelini atmış, 1958 de resmen kuruluşunu gerçekleştirdiler ve 1991’de Maastricht Anlaşmasıyla (AB) Avrupa Birliğini kurdular.

Avrupa’da Bruno Kreisky, Willy Brandt, Olaf Palme, Jeremy Corbyn’ gibi Sosyal Demokrat liderlerin yükselttiği Sosyal Devlet anlayışını geliştirmiş, ülkenin ve çalışanların refah düzeyini artırmışlardı.

Sovyetlerin dağılmasıyla oluşan boşluğu Sosyal Demokratlar dolduramadı.

Fransa’da Sarkozy, İngiltere’de Thatcher, İtalya’da Berlusconi, Almanya’da Helmut Kohl’ün yapamadığını Almanya’da Sosyal Demokrat Gerhard Schröder, İngiltere’de Sol-İşçi Partisi Tony Blair Neo Liberalizme dönüş yaparak, Sosyal Devlete büyük ölçüde ihanet ettiler.

ABD, emperyalizmin lideri olarak, Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da sömürüsüne engel saydığı Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıllarca hedef aldı.

Amacına ulaşmak için ülke içindeki işbirlikçileri kullandılar.

2000’li yıllarda BOP Projesini kabul etmeyen Ecevit’i, Bahçeli’nin dahliyle devirdiler.

ABD ve Avrupa kapitalizmi,  uzun yıllar CİA yöneticileri ve kuramcıları ile Atatürk’ün kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti yerine İslami bir devlet kurdurma projesi için Recep Tayyip Erdoğan’ı hazırladılar.(***3)

‘’Kemalizm ölmüştür, Türkiye artık, Üniter-Laik Devlet yapısından Ilımlı İslam modeline geçmelidir.’’ Tezlerini gerçekleştirmek için sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da çalışmalar başlattılar. 

Almanya’da, İstihbaratçı, Prof. Udo Steinbach ve Graham Fuller’in Almanya’ya siyasi sığınmacı olarak gelen Taner Akçam, Ozan Ceyhun ve Turgut Öker’in bu projede görev aldıkları yalanlanmadı.

Yeşillerden SPD’ye geçen Schröder’in desteklediği Ozan Ceyhun, SPD içerisinde 17-25 Aralık Rüşvet skandalında bakanlıktan alınan Egemen Bağış ile AKP-SPD yakınlaşmasını sağlamışlardı.

Bu kişilerin getirildikleri siyasal konumlarda yaptıkları çalışma ve bu günlerdeki konumları Türk medyasında belirtilmesine rağmen üzerinde pek durulmadı. (****4)

Egemen Bağış ile Ozan Ceyhun, KKTC’ den hem vatandaşlık hem gayrimenkul aldıkları bilinmektedir.

Schröder başbakanlığı döneminde, Türkiye’de Sosyal demokrat CHP ile değil,   Erdoğan’la birlikte olması, SPD’nin ilkelerinin çiğnenmesi pahasına gerçekleşmesi ABD projesinin gereğidir.

Bugün SPD yönetiminin çoğunluğunu, Schröder’in oluşturduğu kadrolardan oluştuğu için, Türkiye’deki Sosyal Demokrat CHP ile değil, AKP ile dayanışmada olması SPD’ye oy verenleri rahatsız etmiştir.

Erdoğan, ABD’nin Irak’ta, Suriye’de, Libya’da neden olduğu işgallerde Müslümanların katledilmelerini destekleyerek BOP Eş başkanı olarak ABD yanında yer aldı.

Suriye, Irak, Libya’da uyguladığı siyaset iflas etmekle kalmadı, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri,  İsrail ve Mısır Yunanistan saflarında Türkiye’ye karşı birlik oluşturdular.

Yolsuzluklar her geçen gün birer birer ortaya çıkarken, bu yolsuzlukları yapanların devletin Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve AKP milletvekilleriyle makamlarında birlikte poz vermeleri rastlantı değildir.

Bu poz vermeler, sokakta, bir mitingde değil bakanlık makamlarındadır.

Dün bakanlara rüşvet verdiği belgelerle kanıtlanan Rıza Zarrap için ‘’hayırsever iş adamı’’ Diyen

ABD’de verdiği ifadede gerçekleri itiraf edince ‘’hain’’ Diyen kimdi?

BİDEN’in ‘’Ermeni Soykırımı’’ iftirasına, atanmış sözde bakanlarla, bürokratlarla karşı çıkmak yetmez!

İşine gelmediği için Avrupalı yöneticilere ‘’Eyyy!’’ Diye başlayıp

En hafifi: ‘’Nazi Artığı’’ ‘’çürümüş beyin’’ hakaretlerini Biden’e de söylesene!

Yoksa aranızda bir sır mı var!

Seni sus-pus edecek kadar önemli mi?

Yıldız AKALIN

(*1) İran ile İngiltere ve Sovyetler Birliği Saldırmazlık Paktı imzalamalarına rağmen Sovyetler İran’ı işgal etmişlerdi.

(**2) FETÖ-AKP Koalisyonunun referandumunu aynı sol grup ‘’YETMEZ AMA EVET’’ diyerek desteklemişti.

(***3) Richard Perle, Paul Henze, Graham Fuller, Henry Barkey Samuel P.Huntington, Alman İstihbaratçı Prof. Udo Steinbach.

(****4) 2005 ve sonrası Türk Medyası.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları