EMEK VE ÖZGÜRLÜK ADIMLARI

29.09.2022 23:26

Emek ve özgürlük ittifakı misyonu sadece yerel ve genel seçimlerde oy almak, aday paylaşımı üzerinden oluşmadı. Türkiye halklarının ortak sorunları ve talepleri doğrultusunda ortaya çıkan zorunluluk, çevre ve doğa duyarlılığının gelişimi ile tarihsel bir sorumluluktur.

Benciliği, bana neciliği, ayrışmayı, kutuplaşmayı, duyarsızlaşmayı, ötekileştirmeyi, sinmeyi, korkmayı, boyun eğmeyi tersine çeviren duyarlılık. İçinde bulunduğu sefalete şükür edilmeyeceğini çıkış yolunu kendisi bulması gerektiğine inanma kendine güven duymadır.

“Gemisini kurtaran kaptandır.” Söylemini ters yüz ederek: Ülke değerlerini birlikte koruyan, ülke sorunlarını birlikte çözen, eşit sosyal, siyasal, ekonomik haklar ile kardeşlik yaratmadır. Farklılıklara hoşgörü göstererek birlikte yaşamın zorunluluğudur.

Bugün, Genel Başkanların parti liderliklerini sürdürmek uğruna, halkların sorunlarını, taleplerini umursamayan, ülkenin gidişatı gözetilmeden liderlerin partilerine dayattığı ittifakların yaşanmaması için siyasi bilinç gelişimimimdir. 

Diğer ittifakların oluşumu, parti tüzükleri-programları üzerinden bakıldığında: Üst yönetimler ve parti taban arasında doku uyumu görebiliyor musunuz? 

Ben yaşamım boyunca görmediğimden sorumu önce kendim cevaplayayım.

Hayır!

Ortak hiçbir çıkarları olmayan zıtların ittifakını ülkenin yoksul halkları neden desteklerler?

Neden mi?

Sadece ve sadece ülkenin yoksul halklarını; din, mezhep, ulus, milliyet duyguları ve duyarlılıkları üzerinden ayrıştırmayı başardıkları için.

Emek ve Özgürlük ittifakında kimler yer alıyor.

 

  • Barınma ve beslenme sorunu yaşayanlar. Paralı eğitim ve sağlık girdabının içinden çıkmak isteyenler .
  • Ülkenin milli sanayi, ekonomi, tarım, hayvancılığını güçlendirerek küresel sermayeye bağımlılıktan kurtulmak isteyenler.
  • Açlığı, yoksulluğu, işsizliği kader görerek, şükür etmesi gerekliliğinden kurtulup insani değerine sahip çıkmak isteyenler.
  • Doğayı doğallığı ile koruyup, çevresini ülke zenginliği için temiz tutarak tarih ve kültürel ülke değerlerine sahip çıkanlar… tarihsel bir görev, insanca yaşam, gelecek nesiller için kendini sorgulayarak  tutumunu ortaya koymalıdırlar.

Yarış değil, tarihsel bir sınav veriliyor

Sağcı, solcu, milliyetçi, Türk, Kürt, Ermeni, Hristiyan, Müslüman, Alevi, Sünni, Şafi…, ayrışmalar insani değil,  sadece sermaye sahiplerinin sermaye artırımları için kullandıkları yöntemdir.

Sen, her şeyden önce insansın. Bütün bunlar sen doğduğun var olan: Diziler, filimler, fıkralar, gelenekler, töreler, kitaplar, masallar, hikayeler…, bilimsel olmayan yöntemler ile sana dayatılan yaşamdır. Sana hiç ama hiç kimse insanca yaşam sunmaz, sunamaz.  Sen; sana veya seninle aynı yaşamı sürdürenler ile ya dayatılan yaşamı kabullenecek veya kendi özgüvenin doğrultusunda kendi istediğin yaşamı seninle aynı yaşamı sürenler ile inşa etmek için birleşeceksin.

Birlikte sesli düşünelim.

Cumhur ve Millet ittifakı partilerinde işçi, köylü, memur, yoksullar, işsiz, emek gücü ile çalışan gençler,  emekli, küçük esnaf Milletvekili, Belediye Başkanı, Parti liderleri olabilirler mi?

Kendi anlatımlarından duyduğumuz, Milletvekili, Belediye Başkanı olmak için oluşturulan fiyat tarifeleri üzerinden cevaplayalım.

Olamazlar! 

Yoksullara yönetme, yönetici olma hakkının tanınmadığı partilerde:

Yönetimini sermaye temsilcilerinin oluşturduğu partilerde yönetici olarak yer alamıyorsun. Üyesi olduğun parti yönetiminde yer alamadığına göre partinin yoksul halkların sorunlarını çözeceğine inancın olur mu?

Olmaz çünkü parti işleyişinde açıkça hiyerarşi ortada.

Peki, neden ordasın?

Bir umut!

Bugün bir umut diyerek, geleceğini ipotek vermeni hangi inanç, ulus, mezhep, milliyet insan destekler?

Emeğini, bilgini alıp sadece sermaye güçleri ile geldikleri, korudukları makamlardan seni yönetiyorlar.  Hal böyle olunca, emek ve sermaye arasında ortak değer yaratılır mı?

Sermaye partileri yoksulları neden yedekler?

Irk, dil, din, ulus, renk,  mezhep…, farklılıkları üzerinden ayrıştırdıkları kitleler üzerinde savaşa hazırlanırcasına yürütülen propaganda ile üye ve taraftarlar sahaya sürülüyor. Efendiler localarında seyirci oldukça: Milli sanayi, Tarım, Hayvancılık gelişir mi?  Sosyal devlet işleyişi olur mu? Laik Demokratik Cumhuriyet işlevi ortaya çıkar mı?

Emek ve Özgürlük ittifakı:

İnsanca yaşam sürdüremeyen işsizler, kölelik koşullarında çalışan- iş güvencesi olmayan işçilerin, emekçilerin, aydınların, akademisyenlerin, bilim insanlarının…, birliğidir.

Emek ve Özgürlük ittifakı:

İş yerini kapatan, siftah edemeyen, açamayan küçük esnaf ekmeğine aşına sahip çıkmasıdır.

Emek ve Özgürlük ittifakı:

Mesleğini özgürce icra edemeyen sanatçı-sanatkarın ayağa kalkışı, kültürel zenginlik yaratma hedefidir.

Emek ve Özgürlük ittifakı:

Üniversiteye çocuğunu gönderemeyen fakir ailelerin, özerk- parasız bilimsel eğitim isteyen gençlerin, üniversite bitince iş bulamayan gençlerin geleceğidir.

Emek ve Özgürlük ittifakı:

Düşüncelerini özgürce ifade ederek, çalışma alanları yaratan, bilime katkı sunan aydınların mücadelesidir.

Emek ve Özgürlük ittifakı:

Köyleri, tarlaları, bahçeleri tarımdan koparan,  akarsuların yataklarını değiştiren, kurutan, kirleten, denizleri dolduran, ormanları talan eden Türkiye’yi yağmalayanlara karşı ülkenin farklı yerlerinde doğaya doğallığı ile  sahip çıkarak çevreyi koruma mücadelesinin tarihsel bütünlüğünü hedeflemedir.

Korkuları yenme, ön yargıları kırma ve farklılıklara hoşgörü.

Kız çocukları baba, abi, kadınlar eşleri ile, köylü muhtar, jandarma ile korkutuldu.

Uyumayan çocuklar, asıl görevi yasalar çerçevesinde halkı, daha önemlisi çocukları korumaktır. Aileler çocuklarını “ gözlerini yum uyu yoksa Polis gelir.” Polis ile korkutular.

Ülke halklarına sürekli: Dış güçler kâbusu yaşattılar.  Vatanın parçalanma, bölünme, din elden gidiyor…, tedirginliği yaşattılar.

Yıllar sonra komşu Sünni Kürt köyü sakini  yaşlı kadın ile birlikte dost meclisinde sohbet ederken “Biz küçükken  bir konuda ailemize direndiğinizden, seni aşağıdaki Alevi Türk köyüne gelin veririm. Derler, bizi  sizin köy ile korkuturlardı.” Dediğinde yaşlı kadının öylesi bir ortamda nasıl bir psikoloji ile büyümüş olmasına çok üzülmüştüm.

Neden Emek ve Özgürlük ittifakı?

1 - Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Laz, Pomak…, farklı inanç, ulus ve milliyetten insanların farklılıklarına hoşgörü gösterme, ortak sorunları ve taleplerine birlikte çözüm yaratmaları için.

2 - İş, emek, özgürlük ve sınıfsal  sendikal mücadeleyi güçlendirmenin gerekliliğinden. 

3 - Aynı mahallede, aynı sokakta, duvar duvara yaşayan farklı ulus ve inançtan insanlar birbirlerine karşı ayrışmayı körükleyen politikalara karşı: İşsizlik, yoksulluk, ulaşım, sosyal yaşam istemlerini birleştiren Sivil Toplum Örgütlülüğünün oluşumu için.

4 - Laz ailenin evine  giden Kürt, Laz ailenin anlattığı sorunları ve çözümünü anlattığında, “sanki  beni anlatıyor” duygusu ile ön yargılarından kurtulması sorunlarının ve çözümünün birlikte olma bilincinin oluşacağı uyumdur.

5 – Her yaştan, her ulus ve inançtan ülke yoksullarının harmanladığı bilgi zenginliği ile çözüm bilincinin gelişeceği için. 

 

6 - Kürt köyünde orman yanıyor, Türk obasında orman yanıyor, Laz yaylasında orman yanıyor. Aşağılık ayrımcı, umusamaz duygulardan kurtularak: Ormanlarımız, bitkilerimiz, toprağımız, hayvanlarımız, börtü böcek, canımız yanıyor sorumluluğu ile vatandaşlık duygusunun gelişeceği için. 

7 - Ezen, sömüren, ayrıştıran, çatıştıran, savaştıran, militarist güçleri ile işgal eden, ülke topraklarına askeri üstler kuran küresel sermayenin yayılmacı politikalarına karşı   ezilen dünya halkları ile birleşilmesi gerekliliğinin bilinci bu ittifak içinde oluşacağı için, emek ve özgürlük ittifakı tarihsel bir sorumluluktur.

Hadi hayırlısı…

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları