DORUKTAKİ İHANET

01.08.2021 21:20

Eskiden de Atatürk’e ve silah arkadaşlarına hakaret eden tek-tük yobazlar olurdu.

Toplum tepki gösterir, Cumhuriyet Savcıları soruşturma açar, medyanın büyük bölümü kınar,

’Meczubun biri…’’ diye manşetler atarlardı…

Devri AKP döneminde sıradan meczupların yerini, akıl hastası hainler, Atatürk’e nefretlerini iktidarın korumasında kusmakla kalmayıp, iktidara yakın televizyonlarda, ‘’Kurtuluş Savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı!’’ Diyecek kadar azgınlaşmışlardı.

Bu haine karşı ne bir Cumhuriyet Savcısı soruşturma açmış, ne de iktidardan bir itiraz gelmişti.

Atatürk’ün partisinin yöneticileri, sadece demeçlerle kınadılar.

Üstelik bu akıl hastası Meczubu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı; Cumhurbaşkanlığı baş danışmanı olarak atayarak ödüllendirmişti.

Artık ihanet ve iftira, sadece bu tescilli Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanı ile sınırlı kalmadı:

Eskiden Gülen’in Hizmet kadrosunda çalışmış, ‘’Atatürk döneminde Kuran’ı duvarlardaki taşlarla gizlediklerini babasından duyduğu’’ yalanını söyleyecek kadar ileri giden sıradan bir ‘’Meczup’’ değil, Cumhurbaşkanınca Diyanet İşleri Başkanlığına atanan Ali Erbaş’tı.

Aynı Ali Erbaş, Ayasofya’nın cami açılışında Hutbede elinde kılıç ile Atatürk’e beddualar ediyordu.

Ali Erbaş, bununla da kalmayarak, Atatürk’ü kaybettiğimiz gün olan 10 Kasım’da cübbesini, sarığını giyerek bu Fesli Haini hastanede ziyaret edip ona Kuran hediye etmişti.

O meczup vasiyetinde; ‘’Atatürk’ü sevenler cenazeme gelmesin!’’ Demişken, cenazesine bütün hükümet erkanı katılmış, Cumhurbaşkanı Erdoğan, cenazede tabutuna omuz vermişti!

Ayasofya İmamı Mustafa Demirkan, Ayasofya Camisinde Cuma Hutbesinde: ‘’Bir asır gibi bir zaman içinde, Ezan ve Namaz yasaklandı, müze haline geldi. Bundan daha zalim ve kafir kim olabilir? Yarabbi bir daha bu zihniyetin bu milletin başına gelmesine mukadder buyurma!’’ diyor.

Bu imam zehrini kusarken, o cemaatin ön sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da vardı.

Tek kelime itirazda bulunmadı.

Yandaşlar, ‘’orada müdahale olamazdı’’ bahanesini öne sürdüler.

Halbuki, Başbakan Erdoğan bir adli yılın açılışında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, kürsüde bir eleştiri yaptığında müdahale etmiş, ‘’Terbiyesizlik etme!’’ Hakaretinde bulunmuş, ayağa kalkmış Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve diğer hükümet erkanına salondan çıkma emrini vermiş ve toplu olarak salonu terk etmişlerdi.

Hakarete maruz kalan Metin Feyzioğlu, sonradan korkudan Erdoğan’a biat etmek zorunda kalmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’ye ‘’iki ayyaş’’ diyen de Erdoğan’dı.

AKP İktidarı özellikle de Erdoğan ABD öncülüğünde, Laik Cumhuriyeti, siyasal uydurulmuş, bir İslamcı Aşiret Devletine dönüştürmek için iktidara getirilmişti.

-Önce, Atatürk’ün ilkesi olan Yurtta Barış-Dünyada Barış ilkesini kaldırarak, Irak’ta Müslüman kanı döken ABD askerleri için dua etti. 

-Sonra diğer Müslüman Ülkelerinde Müslümanların birbirini katletmesi projesinin Eş başkanı oldu.

-En darda kaldığımızda yardıma koşan Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin linç edilmesine destek oldu.

-ABD’nin emriyle IŞİD, EL ENSAR, EL KAİDA, TALİBAN örgütlerini destekledi, bunları Türkiye’de eğitti ve -Ortadoğu, Suriye, Irak gibi ülkelerde Müslüman kanı dökmelerine katkıda bulundu.

-Türkiye’de iktidarına zorunlu olarak Ortak ettiği FETÖ cemaatini (PDY) ile, Cumhuriyetten yana olan aydınları, gazetecileri TSK içindeki Kemalist askerleri kumpaslarla Silivri Toplama Kamplarında, Hapishanelerde tutsak etti. (*1)

-Cumhuriyet Türkiye’sinin seksen yıllık Fabrikalarını yandaşlara ‘’babalar gibi satarak’’ ülke sanayisini satarak ülkenin üretim kaynaklarını yok etti.

-Devlet kadroları Bilal Erdoğan’ın İmam Hatip Okul arkadaşlarına, Yargı AKP yöneticisi avukatlarla doldurularak liyakat ortadan kaldırıldı.

-Bahçeli’nin koltuğunu kurtarınca eskiden yüzlerini tükürdükleri öperek, iktidarına ortak etti.

Suriye’den kaçan 5 Milyon insana acıdığı için değil, AB’den para koparmak yanında Türkiye’nin sosyal yapısını değiştirerek İhvancı mezhepçi bir toplum yaratmak için sığınma hakkı verdi. 

Şimdi aynı durum, Türkiye’de uyumları olanak dışı Afganlıları getirme nedeni de aynı sosyal yapıyı yozlaştırmak yanında, bu sığınmacıları AB’ye karşı bir tehdit silahı olarak kullanmak içindir.

Cumhurbaşkanı istediği yeri, ormanı, isteği kişiye otel yapması için verme yetkisi aldı.

Bugün yüreğimizi yakan orman yakan orman yangınının tek sorumlusu bu iktidardır.

Türk Hava Kurumunun yangın kurtarma uçakları sırf Cumhuriyet Türkiye’sinin sembolü olduğu için gasp edildi.

Bir İstanbul kadar Yunanistan’ın 29 Yangın uçağı varken, Türkiye yangın söndürme uçağı yoktur.

Türkiye, Gasp Edilmiş bir ülke durumuna getirilmiştir.

Cumhurbaşkanı Lüks Uçağına binerek sel felaketinde ölenler için yaptığını yaparak

Eşini, çocuğunu, evini, hayvanlarını kaybetmiş insanlara

Çay paketleri atarak acılarını paylaşıyor!

Vah benim güzel Türkiye’m vah!

Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar, aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır

Tanı bunları,

Tanı da büyü…

 

Yıldız AKALIN

 

(*1) Bir tarafta darbeci Kemalist gelenek vardı, bir tarafta da FETÖ vardı. Bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldık’’. (AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı önce istifa ettirildi. Daha sonra cumhurbaşkanı tarafından daha üst bir göreve atandı)

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları