Diyarbakır’da ‘Dil ve Kültür Ağı'

24.11.2019 17:07

DİYARBAKIR —  Kürtçe başta olmak üzere, bölgede konuşulan dillerin yok olmasının önüne geçilmesi amacıyla Diyarbakır’da Dil ve Kültür Ağı kuruldu. Ağ üyelerinin…

Diyarbakır’da ‘Dil ve Kültür Ağı'

DİYARBAKIR — 

Kürtçe başta olmak üzere, bölgede konuşulan dillerin yok olmasının önüne geçilmesi amacıyla Diyarbakır’da Dil ve Kültür Ağı kuruldu. Ağ üyelerinin Kürtçe, Zazaca ve Süryanice yaptığı ilk basın toplantısında, bölgedeki dillerin resmen tanınarak, eğitim dili olması çağrısı yapıldı.

Güneydoğu’da konuşulan, Kürtçe ve lehçeleri, Süryanice, Ermenice, Arapça gibi dillerin yok olmaması için harekete geçen bir grup, ‘Dil ve Kültür Ağı’ adıyla yeni bir oluşumu hayata geçirdi. Değişik görüşlerden 45 kişinin kurduğu ağ, ilk toplantısını gerçekleştirdi. İki gün süren toplantıda dillerin yaşatılması için neler yapılması gerektiği tartışıldı.

Ağ üyelerinden Cevahir Sadak Düzgün, amaçlarını VOA Türkçe’ye anlattı. Amaçlarını dil ve kültür alanında farkındalık yaratmak olduğunu söyleyen Sadak Düzgün, “Türkiye'de tek dilli bir eğitim sistemi var. Dolayısı ile günümüz teknolojik koşulları, siyasi baskılar, bütün bunların harmanlanması ile geriye kalan bütün diller yok olmaya başladı. Kültürleriniz yaşayamaz hale geliyor. Buna ilişkin değerli kıymetli çalışmalar var. Biz bunları bir araya getirmek istiyoruz. Bunun genel olarak bu motivasyonu arttıracak, halkın sahiplenme duygusunu güçlendirecek, bir ışığa dönüştürülmesini istiyoruz. Dil hassasiyeti, kültür konusunda bir farkındalık yaratmak, sahiplenme duygusunu güçlendirecek bir çalışma yapmak diyoruz. Sivil alandaki kurum ve şahısların, dil kültür alanında hassasiyeti olanlar, sadece üretimi olanlar değil, bu konuda etki gücünü arttırabilecek her alanda kullanım oranını arttıracak bir çalışma hedefliyoruz” dedi.

Ağın üyelerinden Dilbilimci Sami Tan ise Kürtçenin kullanım alanının gittikçe azaldığına dikkat çekti. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Tan, “UNESCO Zazaca için risk altındaki dillerden biri olduğunu açıkladı ancak Kürtçe dört parçada kullanıldığı için risk daha azdır. Ancak Türkiye'de risk fazladır. Gün geçtikçe Kürtçenin kullanıldığı alan azalıyor. Eskiden Malatya, Adıyaman, Urfa Kürtçenin yoğun kullanıldığı yerlerdi şimdi gittikçe azalıyor. Eskiden asimilasyon yavaş gidiyor ama şimdi daha hızlı. Artık evlerimizin içine kadar girmiş. Eskiden Hiç olmazsa evlerimizin içinde Kürtçe konuşabiliriz diyorduk artık o da yok. Şimdi dışarı çıkıyorsun toplumda iletişim kuruyorsun, bu iletişim Türkçe oluyor, her şey Türkçe, resmiyet Türkçe ekonomik imkanların hepsi Türkçe'nin lehine. Böyle giderse 50 yıl sonra Kürtçe konuşanların sayısı bir milyona düşer” diye konuştu.

Tan, amaçlarının dil duyarlılığını arttırmak olduğunu ifade ederek, “Dil meselesi biraz statü ve program meselesidir. Buradan bir program çıkarmayı planlıyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl ne yapacağımızı görebiliriz. En azından kim, nerede, nasıl, çalışma yapacak görebiliriz. Toplumumuzda diline ve kültürüne dönmesi için, ailelerimizin çocuklarıyla Kürtçe konuşması için, Kürtçe eğitim almaları için dil ve kültür duyarlılığın artması dil için, bir statü elde edilmesi için lobi çalışması yapılması uluslararası alanda da Kürtlerin sesinin duyulmasını hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

İki gün süren toplantının ardından yayınlanan deklarasyon Kürtçe, Zazaca ve Süryanice okundu. Deklarasyonda yer verilen bazı taleplere şöyle:

-Kürtçe, Süryanice, Ermenice, Arapça gibi dillerin resmen tanınması ve eğitim dili olmasını talep ediyoruz.

-Kürt toplumuna kendi dil ve kültürlerine sahip çıkma, çocuklarını ana dilleriyle eğitme, dil ve kültürlerini geliştirme çalışmalarına katılma çağrısı yapıyoruz.

-Uluslararası kurumlara, dil ve kültür karşıtlığına karşı seslerini yükseltmeleri ve dil ve kültürlerini geliştirme çalışmalarına destek verme çağrısı yapıyoruz.

-Siyasi partilere çalışmalarınızı Kürtçe yapın çağrısı yapıyoruz.

Ağ sadece Diyarbakır’da değil, bölge illerinde ve İstanbul’da da faaliyetlerde bulunacak.

Amerika'nın Sesi tarafından geçilen tüm haberlerde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. Haberler web sayfamızda otomatik olarak haber sitelerinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.

Yorumlar