DENİZE DÜŞTÜ YILANA SARILACAK

05.06.2021 20:05

Belçika'nın başkenti Brüksel’de NATO Zirvesi gerçekleşecek.

Ülkemizi T.C. bu zirvede AKP Genel Başkanı ve Cumhura Başkan Erdoğan temsil edecek.

AKP Genel Başkanı ve Cumhura Başkan Erdoğan bu zirvede uluslararası yalnızlığından ve sıkıştığı ekonomik darboğazdan çıkmanın yollarını arayacak.

ABD'nin çiçeği burnunda başkanı Mr. Biden'a yaptığı jestler buna yetecek mi?

Kuşkuluyum.

Nazlar, cilveler, jestler pek işe yarayacağa benzemiyorlar.

ABD de, AB de ödün istiyorlar.

Hem de yenilir, yutulur gibi, her babayiğidin verebileceği cinsten olmayan ödünler.

ABD Başkanı Joe Biden; 14 Haziran'da NATO Liderler Zirvesi’ndeki görüşmeleri kapsamına Cumhura Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı da almış.

İkili görüşmede tüm konuların ele alınacakları açıklanmış.

Cumhura Başkan; bu açıklamadan sonra, duyumlara göre, rahatlamış.

Ancak; bu rahatlama, asrın lideri(!)ne karşı uluslararası güvensizlik, yalnızlaşma ve sıkıştığı ekonomik darboğazdan çıkabilmesinin garantisi olarak görülmüyor.

NATO Liderler Zirvesi öncesi hazırlıklar, diplomatik girişimler ve üst düzey yetkililerin birinci ağızdan yaptıkları açıklamalar, zirve toplantısının Türkiye açısından taşıdığı anlamı gösteriyor.

ABD'nin bir önceki, eksantirik başkanı döneminde kopma noktasına gelen okyanus ötesi ilişkiler yeniden dir düzelme yoluna girerler mi?

Kuşkuluyum.

Bu kuşkum salt ABD ile ilişkiler açısından değil, AB ile ilişkilerin düzelebileceğinden de kuşkuluyum.

ABD ile ilişkilerin bozulmasının nedenlerini S-400 hava savunma sistemi, F-35 askeri uçak programı, Suriye, Doğu Akdeniz, Halkbank davası konusundaki uzlaşmazlık olarak sıralarsak; bu noktalarda ABD'nin beklediği yönde bir politika değişikliği göremiyorum ben.

Cumhura Başkan ne yaparsa yapsın ne ABD yönetimini ne AB'ni inandırabiliyor.

Dış ilişkilerinde yalnız, diplomasinin kanallarını büyük ölçüde kapatmış şahsım Devleti’nin yaptıkları Biden yönetimi tarafından inandırıcı görülmüyorlar.

AB açısından bakıldığında da inandırıcılık konusu arızalı ne yazık ki!

S-400 ler büyük bir sorun olma özelliklerini koruyorlar.

ABD bu konunun kendi istediği biçimde sonlanmasını bekliyor.

Türkiye; bu konudaki görüş ayrılığını biliyor.

ABD'nin bu konudaki isteğinin ve beklentisinin karşılık bulması güç görünüyor.

Cumhura Başkan; Erdoğan,

“Biz bir kasaba devleti değiliz, biz Türkiye Cumhuriyeti'yiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bu şekilde köşeye sıkıştıranlar önemli bir dostu kaybederler. Biz NATO'da seninle beraber olacağız. NATO'nun ilk beş devletinden bir tanesi olacağız, güçlü devletinden bir tanesi ve sen bize bunu yapacaksın" diyor.

Yalan da değil!

Yiğidi öldürsek de hakkını verenlerdeniz.

İyi de; Başkan Biden'la görüşmesinde bu gerçeği vurgulayacak mı, vurgulayabilecek mi?

Kuşkuluyum.

Zurna; işte tam da burada, zart mı der, zırt mı? Bir “Van minüt! Van minüt!” da Joe Biden'a gelir mi?

Bilemiyorum.

CAATSA Yaptırımları krizdeki ekonominin başında Demokles'in kılıcı.

Deyneğin iki ucu da pis!

Şahsım Devleti'nin pozitif bir ajandası olsa da, kuşkuluyum ben.

Bu ajanda kabul görürse ülkeler arasındaki negatif sorunlar kolay çözülürlermiş.

Ne kerameti varsa bu positif ajanda'nın?

ABD ve AB ile sorunların çözümü; AKP Genel Başkanı ve Cumhura Başkan Erdoğan'ın kendisini bölgede, Asya’da ve Doğu Akdeniz’de, her durum ve koşulda emperyalizmin politikalarıyla ters düşmeyecek bir konuma yerleştirmesine bağlanıyor.

Buna karşı durabilirse ve boyun eğmezse benim gözümde Sezarlığını koruyacaktır.

Yapabilir mi?

Kuşkum yok!

Yapamaz!

Düştüğü denizden, yılana sarılsa da, kurtulamayacak.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları