DEMOKRAT OLMAK

03.07.2021 23:44

2 Temmuz 1993, Sivas Madımak Otelinde 37 insanın diri diri yakılarak öldürüldükleri gündür.

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultanı Anma Şenlikleri kapsamında, Sivas’ta düzenlenen bir kültür etkinliği için Madımak Otelinde toplanan, her inanç ve kökenden yazar, sanatçı, tarihçi aydınlar, laiklik, demokrasi ve uygarlık karşıtı yobazlar ve ırkçı faşistlerce yakılarak katledilmek istenmiş, 37 insan yanarak, dumanlardan boğularak öldürülmüşlerdi.

Bu katliam önceden planlanmış, Zaman Gazetesinde bugünlerde Akit’in yaptığı gibi insanlar hedef gösterilmiş, devşirme birçok yobaz Sivas’a taşınmış ve göz göre göre katliam gerçekleştirilmişti.

Daha önceleri 1978 Eylül’de yine Sivas’ta, 1978 Aralık’ta Kahramanmaraş’ta, 29 Mayıs 1980 yılında Çorum’da katliamları, yine planlanarak, gerçekleştirilmişti.

Bütün bu katliamların ateşi 1978 yılında 3, 4, 5 Eylül’de yine Sivas’ta yakılmıştı.

Ali Baba Mahallesinde bir çocuk kavgası bahane edilerek başlatılan gerici saldırılar bir mezhep karşıtlığı görünümünde başlatılmıştı. 4 Eylül Ramazan Bayramı için Camilere ibadete giden halk imamlarca kışkırtılarak saldırılar gerçekleştirilmişti.

Günlerce Sünni vatandaşlar, Alevilere karşı kışkırtılmış, broşürler, dağıtılmış, Camilerde imamlarca  Alevilere karşı kışkırtmalar yapılmış, bazı evler önceden işaretlenmişti.

Aslında bir Alevi-Sünni çatışması olarak planlanırken işaretlenen evler Alevi aileler yanında Alevi olmayan ailelerin evleri de işaretlenmişti. (*1) 

Sünni ailelerin çoğunlukta olduğu Çavuşbaşı Mahallesi bile hedef alınmış, oraya bile saldırı girişiminde bulunulmuştu.

19-26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta Milliyetçi bir filmin gösterildiği sinemaya atılan bomba sonucu başlatılmış (**2) 

Yüzlerce kişinin katledildiği Maraş Katliamının Ecevit Hükümetinin sıkıyönetime karşı olmasını kırmak için Kontrgerillaca müdahalenin engellemediği de ileri sürülmüştü.(***3)

Kahramanmaraş’tan sonra 29 Mayıs 1980’de Çorum katliamı yapıldı.

MHP’li Gün Sazak’ın öldürülmesini bahane eden MHP ve Dinci grupların Vali ve Emniyet müdürünün göz yumması sonucu ve bir takım MHP yanlısı POL-BİR üyesi polislerin desteğine rağmen Çorum’da Sivas ve Kahramanmaraş’ta gibi gerçekleşemedi.

Çorum’da sol örgütler, Türkiye’nin diğer yerlerinde olduğu gibi parça parça olmak yerine Halkın Kurtuluşu, Dev-Yol, İGD birleşerek ortak bir direniş göstererek diğer bölgelere örnek olmuşlardı.

Madımak Katliamı, 12 Eylül Faşizminin solcu, demokrat, Atatürkçü, Laik kesimleri nefessiz bıraktığı bir dönemde onların tekrar toparlanmasını engellemek için yapılmıştır.

Cumhuriyetin Kalesi olan Sivas, ekonomik nedenlerle sanayi bölgelerine göçlerin artmasıyla, bilinçli

olarak kırsal kesimlerdeki ümmetçi kesimlerle doldurularak ilk kez bir Siyasal İslamcıların eline geçmişti.

Pir Sultan Anma Şenlikleri öncesinde FETÖ’nün ve Siyasal İslamcıların yayın organı Zaman Gazetesi kışkırtıcı yayınlarla ‘’Müslüman Mahallesinde salyangoz satıyorlar!’’ diye halkı kışkırtıyorlardı.

Sivas’ta gerçekleştirilen katliamın amacı; Alevileri hedef almış gibi göstererek, aslında Sola ve demokrat Laiklere karşı yapılan bir planlı bir Böl-Parçala-Yönet hareketidir.

Sağın, ırkçıların ve Siyasal İslam’ın devlet içinde örgütlenmesine karşın, demokratlar, laikler, solcular, Atatürkçüler 12 Eylül sonrası yine bölündüler.

Aleviler, Atatürkçüler, ayrı ayrı örgütlenerek farkında olmadan bu tuzağa düştüler.

Aziz Nesin, Madımak ’ta mezhepçiliği eleştirmesine rağmen, dinci yobazlar Aziz Nesin’i solcu olduğu için katletmek istediler.

Yoksa onun dini bilgisi o yobazların ağa babasından bile fazlaydı.

Çocukluğumuzda kasabamızda olsun, Sivas’taki Öğretmen Okulunda öğretmenlerimizin ve arkadaşlarımızın mezhebini, dini inancını bilmezdik.

Merakta etmezdik.

Çocukluğumuzda kasabamızda Hitler Faşizminden kaçarak yerleşmiş Yusuf diye (Josef) tanıdığımız komşumuzun kızı Zuli ortaokulda sınıf arkadaşımızdı.

Çok yakın kız -erkek arkadaşlarımızın kökenini bile bilmezdik. 

Madımak Otelinin binasında eskiden TÖS, daha sonra TÖB-DER vardı.

O sokakta aydın insanların uğrak yeri Çiçek Palas Bilardo salonunda Ramazan ayında bile saygıdan Müslüman olmayan arkadaşlarımız saygıdan gündüz çay kahve içmezlerdi

O sokakta her inançtan, her kökenden esnaf barış içinde yaşarlardı.

12 Eylül Faşizmi; Solcu, demokrat, Atatürkçü Laik kesimlere uyguladığı baskı, zulüm ve ölümlerle toplumsal yıkımın tamamlayıcısı olmuştur.

Bize Sivas Öğretmen Okulunda öğretmenlerimiz:

VOLTAİRE’nin : ‘’Senin düşüncelerine katılmıyorum ama düşüncelerini özgürce ifade edebilmen için hayatımı bile verebilirim!’’ İlkesini benimsetmişlerdi.

Bugün bile o ilkeleri uyguluyoruz.

Yobazlar Sivas’ta : ‘’Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak!’’ Diye yırtınırken, hedeflerini açıkça ortaya koymuşlardı.

Elbette Aleviler çok baskı ve kıyım gördüler.

Ama, ülkemizde birçok Türkiye’ye yararlı yobazlardan daha çok hizmet etmiş Ermeni kökenli vatandaşlarımız, bugün yobaz korkusundan Türkçe isimler taşıyorlar.

Ülkenin bugün ki Cumhurbaşkanı: ‘’Affedersiniz, bana Ermeni dediler!’’ Diyerek kendi vatandaşını aşağılarken bilmeden mi öyle konuştu sanıyorsunuz?

Sivas katillerinin avukatlarının bugün AKP’de yer almalarının nedeni sadece koltuk mu?

Onların en keskini Oğuzhan Asiltürk istediği için, Erdoğan Anayasaya aykırı olarak İstanbul Sözleşmeni bir kararname ile yok etti.

Aradan 28 Yıl geçmesine rağmen, acısı dinmeyen bu kara günü unutmak şöyle dursun, o dönemin öne çıkmayan faillerinin bu günlerde bile sinsi taktiklerle ortaya çıkmaları nedeniyle daha tutarlı, daha bilenmiş, daha bir olmayı, daha kararlı olmayı görev saymalıyız. 

O nedenle parça parça- ayrı ayrı Alevi örgütlenmesi yaparak, her Caminin karşısına bir Cem evi kurmak mücadelesi yerine Laik, Demokrat bir Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyeti için birlikte mücadele etmek daha değerli olmaz mı?

O zaman Avrupa’da oy karşılığı yerine Türkiye’de, yasalardan aldığınız güçle

Hem demokrat olanın gereğini yapar

Hem özgürce inançlarınızı yaşarsınız.

Her inançtan ya da inançsız yurttaşlar gibi…

Yıldız AKALIN

 

(*1) İşaretlenen evlerden biri de eşimin ailesinin ve ev sahibi karı-kocanın sahibi ve aynı binada oturduğu, İstasyon Caddesindeki apartman bile işaretlenmişti.

Başka mahallelerde de solcu-ve laik kişilerin oturduğu evler işaretlenmişti.

 

(**2) Bombanın Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatları ile ülkücü bir genç olan Ökkeş Kenger tarafından atıldığı ortaya çıkmıştı.

 

(***)Bu katliamdan kaçan bir ailenin çocukları Frankfurt’ta öğrencim olmuşlardı. Baba; olayda yüzünde ve elinde yanıkların nedenini: ‘’ evleri yakıldığında evden kaçamayan küçük çocuğunu alevlerin içinden kurtarırken yandığını, kurtardığı çocuğun azgın katillerce elinden alınıp, tekrar yanan eve fırlatılarak yakıldığını’’ anlattığında günlerce uyku uyuyamamıştım.

 

 

Yorumlar

Mert dedi ki;

2021-07-04 21:27:06

Cumhurbaşkanlığı : Tasarruf yapmayacak. TBMM Başkanlığı : Tasarruf yapmayacak. Sonra 84 milyon vatandaş: Porsiyon küçültecek, tasarruf yapacak öylemi? (ülâike-llezîne lehüm sûü-l`azâbi vehüm fi-l'âhirati hümü-l'ahserûn). Atatürk'e başa geçerek padişahlığı ve hilafeti devam ettirmesi teklif edildi. Ama o reddetti ve demokratik, laik, sosyal bir devlet inşa etti. Onun verdiği bu hak ile yönetim osmanlı hanedanından halka inmiş oldu. Şimdi o hak ile başa geçenler, kendisine hakaret ve küfür ediyorlar. Kral ve padişah olabilirdi ama O Cumhuriyeti kurdu. Vallahi Billahi Tallahi bende Rabbime isyan edeceğim. Seni sokacağı cennete ben de girmeyeceğim. Zira ben seni cehenneminde çatır çatır yakmasını isteyeceğim. Sende bu milleti 19 yıldır canını yaktın cehennem azabı yaşattın. Rabbim; Yeryüzünde hakkı ve adaleti egemen kılacak feraseti, cesareti ve kudreti bizlere lütfeyle. Ya Erhame’r Rahimin! Ümmet'i Muhammed’e de umumen rahmeyle! Bize gazabınla değil, rahmetinle muamele eyle. Kaldıramayacağımız yükleri bize yükleme. Bize acı! Her daim zalimin hasımı, mazlumun hısımı olan aziz devletimizi, necip milletimizi ve şerefli ordumuzu kıyamete kadar payidar eyle. Bu İslam düşmanlarına fırsat verme. Bu gibi nankör vicdansız Merhametsiz kullarını bize musallat etme. Dünyanın her neresinde olursa olsun zalime ve zulme karşı koyabilecek vakar, izzet ve kudreti bizlere bahşeyle. Bizi hiçbir zaman, hiçbir yerde hor, zelil ve hakir düşürme. Ey mazlumların intikamını zalimlerden alan. Ey bir ismi şerifi de el-Müntakim olan Allah’ım! Bizi bu zalimlerden intikamını almana vesile eyle. Rabbim; Kafirlere ve zalimlere karşı bize yardım eyle! Düşmanları bize güldürme. Üzerimizdeki kara bulutları dağıt. Dağıt ki, besmele yine ekmeğimizin bereketi olsun. Ve iki cihanda aziz ümmet Muhammed ümmeti olsun. Amin Ya Erhame’r Rahimin! Ve’l hamdu lillahi Rabbi’l alemin AMİN. https://m.youtube.com/watch?v=-CbCeQLCP4s&ucbcb=1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları