DEMOKRASİ İÇİN GEREK DUYACAĞIMIZ GÜÇ

28.08.2022 15:05

Demokrat olmaya, demokratikleşmeye, demokrasiyi kurum ve kurallarıyla işletmeye gereksinimimiz olan güç için sorular:

Emeğiyle geçinen, sıradan yurttaşın onayını alamayan yönetim erki demokrat olabilir mi?

Demokrat olmayı dener mi, deneyebilir mi?

Denese bile başarabilir mi?

Kolay mı o kadar gücünü insandan ve emekten almayan yönetim erkinin demokratikleşmesi?

Demokrasinin kurum ve kurallarını aksatmadan işletmesi olanağı var mı bu erkin?

Bu kurumları ve kuralları korur, koruyabilir mi?

Genişletir, genişletebilir mi?

Geliştirir, geliştirebilir mi bu erk?

Ezilenden değil ezenden, sömürülenden değil sömürenden yana olan bu erk; demokrasi konusunda hangi boyutlardadır?

Demokrasiye nerelerden geldik?

Demokrasi içeriğinde neleri, nasıl kazandık?

Nerede, hangi yanlışları yaptık?

Yaptığımız yanlışlar neleri yitirmemizin nedeni oldular?

Ezilmeye ve sömürülmeye bir itirazımız oldu mu?

Ezilmemek ve sömürülmemek için yapılması gerekenlerin, görev ve sorumluluklarımızın bilincinde miyiz?
Demokrasi geleneğimizi hakkında ne biliyoruz?

Demokrasi ve bağımsızlık kavramları arasında nasıl bir ortaklık vardır?

Demokrat olmadan bağımsız olabilir miyiz?

Bağımsız değilsek demokrat olma olanağımız var mıdır?

Demokrat olmadan toplumcu olunur mu?

Toplumcu olmadan demokrat olunur mu?

Toplumcu olmadan demokrasi, bağımsızlık olası mıdır?
Bu üç kavramın bağlantılı olmasının ülkemiz ve insanımız açısından anlam ve öneminin farkında mıyız?

Bencillik ve toplumculuk arasındaki anlam farkının demokratikleşmeye katkısı nedir?

Emek sömürüsünün demokrasiye verdiği zarar nedir?

Doğa sömürüsü demokratikleşmeye engel midir?

Emek ve doğa sömürüsü karşısında duruşumuz ne olmalıdır?

Sömürülere karşı duruşumuz demokratikleşmeye katkı anlamına gelir mi?

Üretim araçları konusunda karar verme yetkisi tek elde toplandığında demokrasiye hangi zararları verir?

Kamuculuktan yana olmakla demokrat olmak arasında nasıl bir bağlantı vardır?

Sömürüye karşı olmak, üretim araçlarına ilişkin karar verme yetkisini elde tutmak, kamucu olmak başlıklarının demokrat olmanın olmazsa olmazları olduğunun bilincinde miyiz?

„Onlar olmadan da demokrat olunur. “anlayışında mıyız?

Demokrasimizi demokratlaştırmanın bizim görev alanımızda olduğunu biliyor muyuz?

Ülkemizdeki yönetim erkinin bağımsızlık ve demokrasi konusundaki laf salatasının farkında mıyız?

Ülkeyi yöneten siyasî erkin ezilmeye ve sömürüye karşı bir duruşu olabilir mi?

Ezilenden ve sömürülenden yana olmayan bir erk emperyalizme karşı, tam bağımsızlıktan yana, yerli ve millî(!) olabilir mi?

Yönetimi elinde tutan erkin kendi kişisel çıkarlarını, ülke üzerinde siyasî ve ekonomik hesapları olan emperyalistlerle birleştirdikleri ülkede demokrasinin kurum ve kurallarından söz edilebilir mi?

İlkesi; yurtta ve dünyada ödünsüz barış olmayan bir ülkede demokrasiden söz edilebilir mi?

Evrensel İnsan Hakları konusunu, acımadan, ayaklar altına alan bir erk demokrasiye geçit verir mi?

Bu erke karşı toplumcu bir anlayışla, ezilenden ve sömürülenden yana bir duruşla yer almadan demokratikleşme sağlanabilir mi?
İçinde yaşadığımız ülkeyi, çevremizi ve dünyayı koruma ve bu korumanın ne anlama geldiğini bilmeyen, ülkeye, çevreye ve dünyaya karşı hoyrat bir vurdumduymazlık içinde olan bu erkten kurtulmanın en önde gelen koşul olduğunu anlamadan ve bu ülkeye, çevreye ve dünyaya düşman erkten kurtulmadan demokratikleşebilir miyiz?

Güçler arasındaki ayrılık dengesi sağlanmadan, çoğulcu, katılımcı parlamenter sisteme işlev kazandırmadan, yasakları yasaklamadan demokrasiden ve demokratikleşmeden söz edilemeyeceğinin bilincinde miyiz?

Emeğini ve beynini satarak geçinen sıradan yurttaşın görev vermediği erk; demokratikleşme konusunda güçlüklerle karşılaşmaz mı?

İnayet beklemeyen, hakları ve özgürlüklerini yeniden ve yeniden kazanabilecek olan, hakları ve özgürlükleri ile var olan eşit yurttaş demokratikleşmenin hem öznesi hem garantisi değil midir?

Kapılarını kapatan demokrasinin kilidini açmak, ülkedeki baskıcı yönetimi aşmak, bu ereği demokrasi ve demokratlaşma konusunda en başa koymak zorunlu değil midir?

Demokrasi konusunda, demokratlaşmak savaşımında en belirleyici, en fazla gereksinim duyacağımız güç; bu zorluğu aşabilmemiz için en önemli güçtür.

„Çoğulcu ve katılımcı bir sistem için, siyasette ve ekonomide tam bağımsızlık için tek koşul, tek güvence demokrasidir. “diyor muyuz?
Sosyal adalet için, hak, hukuk ve adalet savaşımı için, kamuculuk için en başat koşul demokratikleşmedir. “ diyebiliyor muyuz?

Ne ezenin, ne de ezilenin olduğu, insanca ve hakça bir düzenin gerçekleştiği bir düzende olur demokrasi ve demokratikleşme.

Savaşım; özgürlük için, eşitlik için, kardeşlik için verildiğinde ulaşılır demokrasiye.

Sosyal adalet, hak, hukuk, adalet ve özgürlükler için savaşım, eşit yurttaşlıkla bezenmiş bir demokratikleşme, demokratik ortam gereksinim duyduğumuz güçtür.

EZİLENDEN VE SÖMÜRÜLENDEN YANA...

HAK, HUKUK VE ADALET İÇİN...

EŞİT YURTTAŞLIK HAKLARI İÇİN...

DEMOKRASİ VE TAM BAĞIMSIZLIK İÇİN HEP BERABER...

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları