Zirvede öne çıkan ortak görüş, Çeşme’nin sahip olduğu olağanüstü potansiyele rağmen hâlâ kapasitesinin altında bir performans sergilediği yönündeydi.
Toplantının en dikkat çekici yönlerinden biri ise uzun yıllardır ilk kez Çeşme’de ortak akıl arayışının bu kadar güçlü hissedilmesi oldu. Lâl Denizli’nin “Çeşme’nin geleceğini birlikte planlamak zorundayız” yaklaşımı, zirvenin temel mesajlarından biri olarak öne çıktı.
Zirvede özellikle kültür, gastronomi, spor, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi gibi başlıkların ön plana çıkarılması, Çeşme’nin yalnızca yaz sezonunda çalışan bir deniz turizmi destinasyonu olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koydu.
Yıllardır dünyanın farklı destinasyonlarını yakından takip ettiğini belirten Hüseyin Baraner, Mykonos, Saint-Tropez, Bodrum ve Dubai gibi merkezlerin bazılarının doğal güzellikleriyle, bazılarının ise doğru vizyon sayesinde dünya markasına dönüştüğünü ifade etti.
Baraner’e göre Çeşme ise hâlâ sahip olduğu güçlü potansiyeli dünyaya tam anlamıyla sunabilmiş değil.
Termal kaynaklar, güçlü gastronomi kültürü, rüzgâr sporları, sakin yaşam tarzı ve Ege ikliminin Çeşme’ye önemli avantajlar sağladığı vurgulanırken, destinasyonun özellikle wellness ve longevity turizmi açısından büyük bir potansiyel taşıdığına dikkat çekildi.
Avrupa’nın hızla yaşlandığını belirten Baraner, özellikle Almanya, İskandinav ülkeleri ve Körfez ülkelerinde insanların artık yalnızca klasik tatil değil; sağlıklı yaşam, stres azaltma, kaliteli yaş alma ve termal yenilenme aradığını ifade etti.
Bu nedenle Çeşme’nin yalnızca yaz sezonuna bağlı bir destinasyon olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Zirvede, Çeşme ekonomisinin büyük ölçüde kısa yaz sezonuna bağlı olmasının yarattığı kırılganlık da gündeme geldi. Kaymakam Mehmet Maraşlı’nın da belirttiği gibi, turizme büyük ölçüde bağımlı bir ekonominin yalnızca 8-9 haftalık sezona sıkışmasının sürdürülebilir olmadığı ifade edildi.
Bu yapının fiyatları yapay biçimde yükselttiği ve kalite üzerinde baskı oluşturduğu değerlendirilirken, çözümün sezonu büyütmek olduğu belirtildi.
Çeşme’nin geleceğinin termal turizm, gastronomi, dijital göçebe turizmi, spor kampları, sanat etkinlikleri ve özellikle sağlıklı yaşam odaklı uzun konaklama modellerinde olduğu ifade edildi.
Yazıda en güçlü uyarılardan biri ise kontrolsüz rezidans yapılaşmasına yönelik oldu. Özellikle koyların çevresinde yoğunlaşan projelerin Çeşme’nin doğal yapısını ve yaşam kalitesini tehdit ettiği vurgulandı.
Akdeniz’de birçok destinasyonun önce hızlı büyüme, ardından betonlaşma ve sonrasında kimlik kaybı yaşadığı hatırlatılırken, Çeşme’nin hâlâ bu kritik eşikte bulunduğu ifade edildi.
Baraner, kontrolsüz yapılaşmanın devam etmesi halinde Green Destinations Altın Sertifikası’nın bile risk altına girebileceğini belirtti.
Çeşme’nin geleceğinin “daha fazla turist” değil, “doğru turist” yaklaşımıyla şekillenmesi gerektiği vurgulandı. Daha uzun konaklayan, yüksek harcama yapan, çevreye duyarlı ve yerel kültüre ilgi gösteren ziyaretçi profilinin yeni hedef olması gerektiği ifade edildi.
Özellikle Alaçatı’nın dijital göçebe turizmi açısından taşıdığı potansiyelin dikkat çekici olduğu belirtilirken, Avrupa’daki “Best Ager” olarak tanımlanan aktif ve sağlıklı yaşam odaklı turist kitlesinin Çeşme için önemli bir fırsat sunduğu kaydedildi.
Kış aylarında kültür buluşmaları, gastronomi etkinlikleri, yürüyüş programları ve termal yenilenme konseptlerinin Çeşme’nin yeni kimliğini oluşturabileceği ifade edildi.
Baraner, modern destinasyon yönetiminin artık yalnızca imar planlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşam kültürü inşa etmek anlamına geldiğini belirtti.
Bu süreçte Ahmet Güler’in başkanlığını yürüttüğü Çeşme Kent Konseyi’nin çevre, sürdürülebilirlik ve yerel bilinç konularındaki yaklaşımının önemli bir rol oynadığı vurgulandı.
Yazının sonunda ise Çeşme’nin doğru kararlarla önümüzdeki 10 yıl içinde yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa’nın konuştuğu bir “sağlıklı yaşam ve longevity destinasyonu” haline gelebileceği ifade edildi.Görsel: © Tourexpi
Hüseyin Baraner
ALMANYA
29 gün önceALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026ALMANYA
14 Mayıs 2026