BİTİŞ!

26.10.2019 19:43

Beyaz Sarayda kurdurulan ABD Projesi AKP, on yedi yılın sonunda kullanım süresinin sona erdiği sadece efendilerince değil, ülkenin vatansever yurttaşlarının iradesiyle de ilan olunmuştur.

Türkiye’ye kurulduğundan bugüne hiçbir iktidar AKP kadar kötülük yapamamıştır.

Siyasal İslamcılığı, Müslüman Kardeşler kimliği ile götürmeye çalışan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Ortadoğu’nun liderliği hayalinden, bugün geldiği noktada o ülkelerin bile kafa tuttuğu ‘’bir şamar oğlanı’’ konumuna düştü.

Benzemeye çalıştığı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Bahreyn, Irak, Lübnan Türkiye’yi kınarken Katar bile ona destek vermedi.

Müslüman Kardeşlerden Mursi, Mısırda Erdoğan’ın son dönemlerde yaptığı gibi, kendisini o makamlara getiren ABD’nin çizdiği sınırı aştığı için iktidardan oldu, yargılanırken hapiste hayatını kaybetti.

Sudan’ı otuz yıl demir yumrukla yöneten Erdoğan’ın çok beğendiği ve Erdoğan’a Fahri Doktora veren Ömer Hasan El Beşir halk ayaklanmasıyla devrildi.

El Beşir için 1993 yılından beri uluslararası yakalama kararı vardı.

El Beşir, sadece Erdoğan’ın yönettiği Türkiye’de ağırlanmıştı.

Erdoğan, iktidarının gidici olduğunu anlayınca, halkın dikkatini dağıtmak için başlattığı savaşla sözde PYD ‘yi bahane ederek ülkede kaybettiği oyları geri almayı amaçlamıştı.

Suriye’ye başlattığı sözde Fetih hareketi ile hem batıdan hem ABD’den hem de Rusya’dan tepki almasını önemsemiyordu.

Asıl amacı, Batı ile bağlarını koparıp, El Beşir gibi bir rejimle iktidarını sürdürmek istiyordu.

Ama, Trump ’un hem hakaret hem de tehdit dolu mektubu ve tweetleri Erdoğan’ı fena panikletti.

Adam, belden aşağı vurup, Halk Bank dosyasını yeniden açmak yanında, Erdoğan’ın ailesi ve çocuklarının yolsuzluklarını açıklamakla tehdit edince yandaşların Asrın Lideri saydığı Erdoğan’ın kükreyip, damarlarını çatlatırcasına ‘’Eyyy Trump!...’’ Diye başlayan Kasımpaşalı naraları atacağını boşuna bekledi.

O korkusuz Erdoğan’dan ne bir ses ne bir nefes çıkmadı.

Karşısındaki karınca ezmez Kılıçdaroğlu değil ki.

Trump’ un belgelerini ne partili bir savcı hükümsüz sayabilir

Ne de TÜBİTAK montajdır diye kapatabilir….

Müslüman Kardeşlerin iktidarda olan tek temsilcisi Erdoğan, bugün batı tarafından savaş suçlusu ilan edilmekle de karşı karşıyadır.

Cumhuriyet’le ideolojik, kişisel, hesabı olanlar ya da din istismarını siyaset aracı olarak kullanan siyasi partiler, belirli bir süre iktidara gelmelerine rağmen yok olmaları rastlantı değildir.

Cumhuriyet, toplumun her alanında kökleşmiş bir dinamik güç olarak dimdik ayaktadır…

DP, AP, ANAP, kısmen DYP iktidarlarının yıkılıp gitmeleri en somut örneklerdir.

Türkiye’nin kuruluş ilkelerini yadsıyan, o ilkeleri önemsemeyen ister politik, ister din istismarcısı olsun, Şehit kanlarıyla çizilmiş bu ülkenin yönetiminde kalamaz.

Bu ihanete önce Türk Ulusu izin vermez.

Darbeyle değil, mutlaka sandıkta oylarıyla diğerleri gibi yok eder

AKP’nin başlangıçta iç ve dış sermayenin desteğinde geldiği iktidarda hem Kara Avrupa’nın hem de

ABD’nin hoşuna gidecek sözde reformlarını yapar gibi göründü.

Cumhuriyetin Laiklik ilkesinin çağdaşlık, bilimi yol gösterici niteliklerini değiştirerek bireyi-kul, ulusu-ümmet konumuna getirerek bilinçli toplum yerine, cahil, bir cami ahalisi yaratmayı amaçlamıştır.

Bilim yuvaları okulları İmam Hatip okullarına çevirmiş, her mahallede Kuran Kursları ile küçük yaşta çocukları tarikatların neferi olarak yetiştirmeyi başlatmıştır.

‘’Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı’’ sapkınlığını, sadece bunamış bir fesli meczubun Türkiye ve Atatürk düşmanlığı olarak görmek asıl failleri saklamaktır.

AKP’li Cumhurbaşkanı, Fesli Meczubu bu sözlerinden sonra onu hastanede hem ziyaret ederek hem de Cumhurbaşkanı baş danışmanlığına atayarak ödüllendirdi.

Cumhuriyetin eseri olan Diyanet İşleri Başkanının, 10 Kasım gibi önemli bir günde, bu Meczubu ziyaret etmesi, meczupla aynı çizgide durmasındandır.

Hele Atatürk’ün ordusunun Genel Kurmay Başkanının, yine başka bir Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı birini hastanede ziyaretini hiçbir gerekçe haklı çıkaramaz.

Devşirme Valiler, devşirme Diyanet İşleri Başkanı ve devşirme partili yargıçlar artık birer parti militanı gibi Cumhuriyete karşı öç alma tavırlarını saklama gereği duymamaktadır.

15 Temmuz Kontrollü Darbesini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na alternatif bayram olarak yamamak isteyenler bilsinler ki o yama tutmaz.

Hangi dinin temsilcisi olduğunu anlayamadığımız Diyanet İşleri Başkanının, hutbelerden Atatürk adını çıkartmakla bu ülke halkına unutturacağı yanılgısındadır.

İzinden yürüdüğün Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendiler, Saidi Nursiler, Şeyh Saitler tarihe hainler olarak yazıldığını unutma.

Bu ülkenin gerçek dindarları ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyet Bayramı’nı unutur…

Yanıtı 29 Ekim’de Bayraklarına ekledikleri Atatürk’le vereceklerdir.

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

YILDIZ AKALIN

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları