BİR TUHAF ÇELİŞKİ

25.01.2023 23:06

Avrupalı Türk seçmen tehlikenin farkına neden varamıyor.

Yurt dışında örgütlenme mücadelesi veren siyasi partiler, başta CHP olmak üzere; görünen o ki hedefledikleri amaca ulaşmakta ne yazık ki zorluk çekiyorlar.

Almanya, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere Türklerin yoğun olarak yaşadıkları ülkelerde düzenli olarak yapılan istatistiklerde, Ak parti hala birinci parti olmaya devam ediyor...

Ne enflasyonun vatandaşa vurduğu ağır darbe ne demokrasinin aldığı ağır yara ne işsizlik ne kadın cinayetleri ne altı yaşında ırzına geçilen çocuklar, ne terör nede ayyuka çıkan talan ve yolsuzluk ne mülteci sorunu ne beyin göçü demokrasinin göbeğinde Avrupa’da yerleşik olan ve yıllık tatili dışında Türkiye'ye gelmeyen Ak parti seçmeninin oyunu beklenen oranda etkileyemiyor.

Avrupalı Türk seçmenin büyük bir kısmı maalesef, yine "camide imam kimi işaret ederse, oyumu o yönde kullanacağım ama ben Avrupa'da yaşamaktan mutluyum abi" düşüncesi ile sandığa gitmeye hazırlanıyor. Muhalif partiler buralardaki seçmene ya ulaşamıyor, ya etkin siyaset yapamıyor, ya da inandırıcı olamıyor.

Bugün seçim olsa sandıklardan 2018 seçim sonuçlarından farklı bir sonuç alınabileceği umudunu, yapılan kamuoyu yoklamaları ne yazık ki vermiyor.

Aynı istatistikler ilginç bir şekilde, yurt dışında yaşayan farklı bir kesimin de, Türkiye’deki durumdan memnun olmamasına ve mutlaka hızlı bir şekilde güçlü parlamenter demokrasiye dönülmesi gerektiğini dillendirmesine rağmen, oy kullanmayı düşünmediklerini ortaya koyuyor. Ciddi bir çoğunluğa sahip olan bu kesim, "Türkiye dışında altı aydan fazla ikamet edenlere, ülke geleceğine dair söz hakkı tanımanın yanlış olduğunu" oy vermeme gerekçesi olarak gösteriyor...Aslında özellikle bu kesimin, bu seçimde sandığa getirilmesi gerekirken, ortaya koydukları zamansız tepkinin sakıncasının dahi, anlatılamamış olması, yurt dışında aktif olan muhalefet partilerinin kendilerine sorması gereken önemli bir soru...

İktidar partileri ise iktidarın tüm olanaklarından faydalanarak, özellikle camilerde, kuran kurslarında seçmen avını hiç ara vermeden sürdürüyorlar. Seçmen avı diyorum, çünkü Ak parti iktidarı, kişilerin inancıyla içselleştirdikleri tehlikeli algıyı yıllardır başarıyla uyguluyor. Bu tehlikeli ve etik olmayan algı çalışmasının engellenmesi sadece seçim başarısı için değil, toplum bilinci ve demokrasi etiği içinde çok önemli. Siyasal ve güncel toplum yaşamını dini inanç ile bağdaştırmak hem gelişmiş dünya normlarına hem de toplumsal bütünlüğe zarar veren, kör zihniyeti daha da güçlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz ve ülkemize bugüne dek verdiği zararı çoğaltır. Avrupalı Türk seçmeni kendisini, bu kör zihniyete sürükleyen algıya karşı korumaya ikna edememek de ciddi bir eksiklik. Camilere giremeyen, oradaki vatandaşa yönelik etkin çalışma yapamayan, kendini anlatamayan muhalefet, Avrupa'daki vizyonunu gerçekleştirmekte başarı sağlayabilir mi?

İktidarın seçim ofisleri gibi çalışan camiler, Avrupa’daki seçmen üzerinde oldukça etkili. Laiklik gibi çok önemli vicdan kurumunu ciddiye almayan ya da tanımayan bu kesimin vatandasın algısını kontrol altında tutması en azından bu ülkelerde engellenebilir miydi?  Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin kuşkusuz en önemli seçimine gebe...

Şimdi önümüzdeki seçimle, hiç tartışmasız büyük sınav vereceğiz.

Biz Cumhuriyet çocukları, her şeyi durdurup, bu seçimde, hiç lamı cimi olmadan Millet İttifakı için calismaliyiz.  Bu bizim Cumhuriyetimize, demokrasimize, bağımsızlığımıza, laikliğe şehitlerimize, atalarımıza ve gelecek nesillere boyun borcumuz...

Yarın "Keşke " dememek için...

Yorumlar

Yunus Uslu dedi ki;

2023-01-26 21:15:10

Sayin Hulya Yazici, Zaman ayirip halkimiz icin yazabilmeniz mutlaka daha biyi bir gelecegimize yardimci olacak. Ben, butun gencligimde Turkiye'de dort siyasi parti lderlerinin isimlerini gordum. Onlar ancak olumleriyle o koltuklari terkettiler. Ama hep demokrasi icin kavga ediyoruz dediler. Ingiltere'de Siyasi Partiler yillik kongrelerini televisyondan yayinlarlar. Halk, Kongrede, yalniz parti liderleri ve mafiasi degil, soz hakki ve konusmak isteyen butun uyelere soz hakki verildigini gorur ve dinler. Birlesik Krallik'ta siyasi partilerde son 35 yilda kac tane lider digistigini burada yazmama gerek yok. Sizden Recam; vatandasin duygusunu ve tutumunu cok basi bir seviye indirip asagilamayiniz lutfen. O siyasi partililere, neden vatandasa ulamadiklarinin sormaniz lazim sanirim. Selamlarimla,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları