Haber ve Fotoğraflar: Hüseyin İşlek
Yaklaşık yarım asır boyunca Berlin’deki sivil toplum kuruluşlarında öncü roller üstlenen, göçmen hakları savunucusu Safter Çınar’a ailesi ve dostları tarafından sürpriz bir 80. yaş günü kutlaması organize edildi.

Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) ve Berlin-Brandenburg Türk Veliler Birliği’nin aylarca gizlilik içinde hazırladığı bu anlamlı geceye; Çınar’ın ailesinin yanı sıra uzun yıllardır omuz omuza mücadele ettiği dostları, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri katıldı. Sürpriz karşısında büyük mutluluk yaşayan Çınar, salona girdiğinde alkışlar ve sevgi seliyle karşılandı. Canlı müzik ve ikramlar eşliğinde geçen gecede, Çınar’ın hayatına ve mücadelesine odaklanan duygusal konuşmalar yapıldı.

Gecenin açılış konuşmasını yapan küçük kızı Melike Çınar, aylardır bu organizasyon için gizlice çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: “Babamın bu salona adım atıp sürpriz partimizi karşısında gördüğü an, aylardır verdiğimiz tüm emeğe değdi. Sırrımızı saklayan ve bize destek olan tüm dostlarımıza teşekkür ederiz; kimse bizi ele vermedi. Bu akşam burada bulunan herkes, babama uzun yıllar boyunca yoldaşlık etmiş çok özel insanlar. Kız kardeşim adına da; bir dede, bir yol arkadaşı, bir şampiyon ve gerçek bir lider olarak babamı yürekten tebrik ediyorum.”
Konuşmanın ardından tüm salon, İngilizce, Türkçe ve Almanca olmak üzere üç dilde doğum günü şarkısı söyleyerek kutlamayı başlattı.

Kutlamaya katılan Berlin Eyaleti Entegrasyon, Çalışma, Sosyal Hizmetler, Eşitlik, Çeşitlilik ve Ayrımcılıkla Mücadele Senatörü Cansel Kızıltepe, Safter Çınar’ın hayatının Berlin kent tarihiyle iç içe geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Safter Çınar’ın 80 yılı, özel bir insanın tarihidir. Onun hayatına bakan herkes, hiçbir zaman sadece kendini düşünmeyen, toplum için savaşan bir lider görür. Federal Liyakat Madalyası ve Berlin Eyaleti Liyakat Nişanı sahibi olan Çınar için en büyük ödül, insanların kendisine duyduğu bu büyük güven ve saygıdır. O, siyasi çalışmayı her zaman derin bir insanlıkla birleştirmiştir.”

Yeşiller Berlin Milletvekili Dr. Susanna Kahlefeld ise Çınar’ın politik duruşunun kendi kariyerindeki etkisini şu sözlerle aktardı: “Sevgili Safter, politikada dik durmayı senin gibi insanlar sayesinde başarabildim. Senin tavsiyelerine uydum, analizlerini paylaştım ve taleplerini parlamentoya taşıdım. Örgütlerin her zaman dışa açık olması gerektiğini bizlere sen öğrettin.”

Gecede söz alan TBB Sözcüsü Ayşe Demir, Safter Çınar’ın hem kurumsal hem de toplumsal hafızadaki yerine şu sözlerle dikkat çekti: “1967’de Berlin’e gelişinizle sadece TBB üzerinde değil, tüm göç politikaları üzerinde güçlü bir etki bıraktınız. Bugün TBB, Berlin siyasetinde eşit düzeyde bir muhatap ve ülke çapında bir referans noktasıysa, bunu senin kararlılığına, ısrarına ve siyasi zekana borçluyuz. 2010 yılındaki Katılım ve Entegrasyon Yasası’nın mimarlarından biri olarak ve bugün TBB’nin ilk Onursal Başkanı sıfatıyla, seninle çalışmak bizim için her zaman bir ayrıcalıktır.”

SPD Milletvekili Orkan Özdemir ise Çınar’ın sonraki nesillere açtığı yolları vurgulayarak, “Bizler bugün genç milletvekilleri ve aktivistler olarak daha ileriye bakabiliyorsak, bu Safter gibi insanların omuzlarında durduğumuz içindir. Parlamentoda ne zaman sıkışsak ilk telefon her zaman Safter’e gider. Sen bizim güvenli limanımız oldun” ifadelerini kullandı.

Sol Parti Federal Almanya Temsilcisi Ferhat Koçak da Çınar’ın birleştirici gücüne değinerek, “Sizi ilk tanıdığımda 16 yaşındaydım; Almanya’da Türk, Kürt, Alevi ya da Sünni olalım, hepimizin aynı gemide olduğunu sizin sayenizde anladım. Bizleri bir arada tutan kıymetli emeğiniz için teşekkürler” dedi.

Uzun yıllar birlikte mesai harcayan dostu Berlin Milletvekili Elke Breitenbach ise Çınar’ın sadece politik bir figür olmadığını, hayata karşı bitmek bilmeyen enerjisini ve neşesini överek sevdikleriyle geçireceği harika bir yaşam dönemi diledi.
Küçük kızı Melike, babasının hayatındaki sarsılmaz yerini şu duygusal sözlerle anlattı: “80 yıl uzun bir süre ama hayatının 43 yılında seninle olabildiğim için çok mutluyum. Sen dalgalı denizimde bir kayasın. Çocukluğumuzda Kreuzberg’de seni tanıyan ve selamlayan birine rastlamadan 100 metre bile yürüyemezdik; içten içe hep gurur duydum. Hayatım boyunca yaşam tarzımı veya fikirlerimi asla yargılamadın; her zaman tam bir demokrat olarak arkamda durdun. Bana dik durmayı öğrettin. Seni seviyorum.”
Büyük kızı Sevinç ise Almanca olarak yaptığı konuşmada çocukluk anılarına değinerek, “Küçük bir çocukken sallayan dişimi korkmadan hemen çeken sendin; adeta babacan bir güç. Her cumartesi senin uzun bacaklarına yetişmek için yanından midilli gibi tırıs giderek alışverişe çıkışlarımızı asla unutamam. Hayvanlarımızı kaybettiğimizde bizimle birlikte ağlayan o kocaman yürekli dedeye çok teşekkür ederim” dedi.

Gecenin sonunda mikrofonu alan Safter Çınar, duygularını Bertolt Brecht’in ünlü bir şiirine atıfta bulunarak dile getirdi ve alçakgönüllülüğüyle salondakileri bir kez daha büyüledi: “Sevgili dostlar, burada olduğunuz ve hakkımda bu kadar güzel şeyler söylediğiniz için çok teşekkür ederim. Bertolt Brecht’in bir şiiri vardır; Sezar Galya’yı fethettiğinde yanında bir aşçı bile yok mu diye sorar. İşte bu benim için çok önemli. Ben hiçbir şeyi tek başıma yapmadım. Ne başardıysak bugün bu odada olan ve geçmişte bizimle yürüyen herkesle birlikte başardık. Bu bakımdan bu övgü hepimizindir.”

Konuşmasının ardından 80. yaş günü pastasını kesen Safter Çınar’a, gecenin anısını ölümsüzleştirmek üzere turuncu bir ziyaretçi defteri hediye edildi. Tüm davetliler sırayla bu deftere Çınar ile olan yarım asırlık anılarını ve iyi dileklerini kaydettiler.
Berlin’in hak mücadelesindeki sarsılmaz çınarı Safter Çınar’a sevdikleriyle birlikte daha nice sağlıklı, mutlu ve dik duruşlu yaşlar diliyoruz! İyi ki doğdun Safter Çınar!













































































ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026ALMANYA
26 Mayıs 2026