BAZEN HİÇ ÖLMEYECEK GİBİ YAŞIYORUZ

10.08.2022 00:27

Hepimiz genelde çalışmaktan, günün streslerinden, koşturmacalarından yeri geliyor zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz.

Bazen de şikâyet ediyoruz. Hayat bize neden böyle monoton geçiyor? Neden mutlu olamıyoruz? diyerek elimizde olan fırsatları kullanmayarak, endişeler içinde gücümüz olmasına rağmen, Ailemize, Sevdiklerimize zaman ayırmadan, evden işe, işten eve tıpkı bir robot gibi yaşıyoruz.

Bazendi para hırsı uğruna adeta işkolik denecek kadar kendimizi günün koşturmacalarına kaptırıyoruz ve önümüzde olan hayatın tüm güzelliklerini ve fırsatlarını yaşayamıyoruz.

Aslında bu durumlar son derece tehlikeli bir o kadarda bizlere bağımlılık yapan endişelerdir. Çünkü, bizlerin günlük hırsların peşinde koşmamızı neden oluyor.

Oysaki bu dünya dan sadece geçiyoruz. Yaşamak için çalışmamız şart. Bu demek değildir ki, yan gelip yat nasılsa bir gün öleceğiz düşüncesinde asla olmamalıyız. Hayatımızı sürdürebilmesi için tatbiki de çalışmalıyız. Yaşamak için bazen ölümü unutmak, bazen de hatırlamak gerekir. Vademiz dolunca hepimiz öleceğiz.

Öyle ki, Bir gün ölmek için her gün yaşıyoruz. Bir yerde duymuştum. Hiç unutmuyorum! Çok zengin bir iş adamı, şirketleri, evleri arabaları çok mal varlığı ve dört dörtlük Aile yaşantısı olmasına rağmen o kadar çok çalışmaktan bıkmış ki bir gün intihar etmek için köprüden atlamak istemiş bunu gören çok fakir bir arkadaşı onu ikna etmek için dört tarafı rengarenk çiçeklerle ağaçlarla kaplı adeta Cennet bahçesine benzeyen bir yere gelmesini söylemiş ve ağzına bir yemek kaşığı verip içine zeytinyağı koymuş karşı tarafa bu zeytinyağını dökmeden gelmesini istemiş.

Zengin olan adam zeytinyağını dökmemek için etrafına bakmadan gelmesi gerekiyor, karşı tarafa varınca fakir olan arkadaşı bana doğru gelirken ne gördün diye sormuş? Zengin adam bir şey göremedim çünkü gelirken zeytinyağını dökmemek için hep dikkat ettin ve önüme baktım demiş.

Şimdi tekrar geriye git ve bu içi zeytinyağı dolu olan yemek kaşığını ağzına tut ve etrafına bakınarak gel demiş. Bu sefer zengin olan kişi etrafına bakarak geldiği için zeytinyağı kaşık da kalmıyor ve hepsi yere dökülüyor.

Fakir Arkadaşı bu sefer ne gördün diye sorduğunda? Zengin adam cevap veriyor, ne kadar güzel ağaçlar ve çiçekler ne kadar güzel cennet bahçeleri gördüm demiş.

Fakir olan arkadaşı ona şöyle cevap vermiş. Evet arkadaşım bu senin hayatındır. Sen çok zenginsin oysa ben çok fakirim ama çok mutluyum.

Sen hayatını bu şekilde yaşadığın için hiçbir güzellik göremedin. Ben ise çok fakir olmama rağmen Yaradan’ın bana verdiği nimetlere şükrettim ve dünyanın bana sunduğu imkanları sevdiklerimle paylaşarak, çevremdeki güzelliklere bakarak yaşadığım için küçük şeylerden mutlu olmasını bildim.

Oysa ki, Hayat sadece çalışmaktan ibaret değildir. Yaşarken de etrafımızdaki insanları sevdiklerimizi görerek onlara değer vererek, onları mutlu ederek yaşamalıyız ki hem onlar hem biz mutlu olalım demiş ve Zengin arkadaşını intihar etmekten vaz geçirmiş. Ve mutlu bir hayat yaşamasına neden olmuş.

Oysaki, ölümden korkmadan ve hayattan zevk alarak yaşamak, alacağımız cesur kararlarla hayatımızı sürdürmek, zamanımıza anlam katarak ve onu renkli kılarak yaşamak hepimizin hakkıdır.

Sevelim, sevilelim, mutlu olalım ki, mutlu bir hayatımız olsun.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları