ATATÜRK DEVRİMCİSİ ATATÜRK MİLLİYETÇİSİ

31.01.2021 14:04

(Bu yazımız; Kurtarıcı ve Kurucu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu CUMHURİYET HALK PARTİSİ'ni, kurulduğu günden bu yana, ipe sapa gelmez gerekçelerle terk eden, kişisel çıkar hesaplarını ülke çıkarlarının önüne koyan gafillere, sapkınlara ve hainlere gitsin!)

“Bugün Türkiye’de milliyetçiyim diyeni kafatasçı, devrimciyim diyeni de komünist gibi nitelemelerle adlandırıyorlar. Halbuki; ben, günümüze en uygun devrimleri Atatürk’ün yaptığını görüyorum. Haliyle kendimi Atatürk Devrimcisi olarak, Atatürk’ün şekillendirdiği milliyetçilikle birlikte adlandırıyorum. Atatürk insanlara; Türk’sün, Kürt’sün, Çerkez’sin, Arap’sın demedi. Ülkenin sınırlarını belirledikten sonra herkesi aynı gördü. Ben de kendi ülkemden ve kendi ülkemin insanından tarafım. Ancak; evrensel değerlere de saygılıyım. Atatürkçülüğüm kendini Atatürkçü olarak adlandıran diğerleriyle aynı değildir.” diyor kendisiyle yapılan söyleşide Atatürk’ü Ben Öldürdüm kitabının yazarı Gazeteci İsmet Orhan.

Neresi yanlış?

Ben de öyleyim.

“BOP projeleri gibi Amerikan projeleriyle Türkiye’yi, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti kırmak, yok etmek için Ilımlı İslam’ı kullandılar. Bir on yıl daha kullanacaklar. Ki bunu dile getiriyorlar hiç çekinmeden. Reklam arası diyorlar cumhuriyet için. ...Bunları görmemek imkânsız. Cehalet ve korkutucu bir biat kültürü Atatürk konusunda da var ülkemizde. ...İnsan Atatürk’ü yazdım.”

Neresi yanlış?

Kafasına onun gibi kasket takan, kilot pantolonlu ve körük çizmeli bir diktatörün traktör üstündeki pozunu ben unutmadım. Siz de unutmadınız o sahte Atatürkçüyü.

“İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, yani etten ve kemikten olan Mustafa Kemal. O ölecek ve sonsuza gidecektir. Diğeri düşünce ve dünya görüşü olan Mustafa Kemal... İşte onu anladığınız ve yaşattığınız zaman ben de sonsuza kadar yaşayacağım.” dememiş miydi o büyük Kurtarıcı ve Kurucu?

“...Meşhur karga hikâyesini hatırlayın! Neymiş efendim, Atatürk kargaları kovalarken aslında ülkeyi düşmandan arındıracağının da işaretini veriyormuş.” diyenlerin olduğunu söylüyor Orhan.

Buna, bu denli sığ yorumları yapan eyyamcılara kargalar bile gülmüşlerdir bir yerleriyle...

“Atatürk muskalarla büyüyen bir çocuktu. Annesiyle iki kere küsmüştür. Bunlardan birinin sebebi Zübeyde Hanım’ın onun müftü olmasını istemesidir.” diyor Sayın Orhan söyleşinin bir yerinde.

Atatürk’e dinsiz sıfatını yakıştıran hainlere, Zübeyde Hanım’a genelev kadını diyecek kadar alçalan softa vekil ve belediye başkanlarına kapak olsun!

Şu söz; o büyük Kurtarıcı ve Kurucu’nun söylediği bir sözdür.

“Benim için dünyanın en büyük devrimcisi Hz. Muhammed’tir.”

O gafiller, bu sözü söyleyen 20. YY ın yetiştirdiği en büyük dâhiye “Dinsiz!” dediler kara yobaz salyalarını akıta akıta...

“Dünyada tek, bir devlet var halkını bilinçli olarak cahilleştirilmesi için uğraşan. O da Türkiye’dir.” diyor Orhan.

Neresi yanlış?

Son on dokuz yılda eğitim sisteminde yapılanlar tartışmasız kanıtıdırlar bunun.

“...Bunlar kimler, işte sözünü ettiğimiz eyyamcı aydınlar. Bunlar esir zihniyetli insanlar. Eyyamcı aydınlarımız, gazetelerde başköşelerde yazı yazan, kitapları yüzbinler satan, ayda en az iki kere Atatürk’le ilgili yazı yazan isimler...”

Yüzlerine tükür, “Yarabbi şükür. Rahmet yağıyor.” derler onlar.

10 Kasım 1938, Perşembe, saat dokuzu altı geçe başladılar ihanetlerine.

Bugüne değin yalamadıkları çanak kalmadı.

Sloganları mı?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları