ALEVİLERİ SİYASETE TAŞIMAK!

10.11.2022 22:17

 

Aleviler tarih boyunca inançlarına, yaşamlarına yönelik geliştirilen ayrımcı saldırılara karşı onurlu duruş sergileyen gelenekten geliyorlar. Hak ve özgürlükler mücadelesi çevrelerinde tutunamayan “düşkünler” 12 Eylül 1980 sonrası Alevi inancını istila ettiler. 

12 Eylül 1980 askeri darbesinin estirdiği terör karşısında zaaf gösteren “düşkünler” kendilerini ilerici, önder” ilan ederek saf ve temiz inançlarını sürdüren Alevilerin duyguları üzerinden nüfuz edinmek için siyasi partiler ile pazarlıklara başladılar.

Gerekçe sunuyorlar!

Aleviler, yedeklenerek gerici yapılanmaya çekilmemesi için aydınlara ihtiyaç varmış? Aleviler var oldukları günden bugüne, kendi gelenekleri ile yaşayarak inançlarını parti siyasetleri dışında tuttular. 

Kendi karanlıklarını ışık sananlar Alevileri daha geri, daha ayrımcı, daha dindar, daha siyasal alanlara çekerek değerlerinden koparıyorlar. Alevileri bir partiye angaje etmeye çalışmak ile, Alevi kurumlarını Kültür Bakanlığına bağlanmasını isteme arasında ne fark var? 

Bence fark yok!

Her ikisi de, Alevilerin iradesi dışında yönlendirme, zorlama, inançlarını özü ile yaşayanları geleneklerinden koparmaktır.  

İnanç özgürlüğü

Maraş, Malatya, Sivas, Çorum’da, Alevi inancından insanlara yönelik saldırılar sergilendi.  Alevi ailelerden gelen dönemin devrimci gençlerinden daha   çok Sünni ve diğer mezhepten ailelerden gelen devrimci gençler ‘inanç özgürlüktür’ diyerek Alevilerin yanında saf tuttular. 

Devrimci mücadelenin içinde en çok Alevi gençler var söylemi: Din, mezhep, ulus, milliyet ayrımcılığından arınmış, farklılıklara hoşgörü gösteren, iş, ekmek, özgürlük talepleri üzerinden yaratılan birliği sabote etmedir. 

Alevi örgütleri içine çöreklenmiş kendilerini “önder, ilerici” olarak tanımlayan düşkünler, Maraş, Çorum, Sivas, Malatya devrimci direnişlerine atıfta bulunarak “size karşı gelişen saldırılarda biz siper olduk.”  Diyorlar. 

Bunu diyen düşkünler, orada olmadıkları gibi siperde duracak kadar cesur da değiller. O gün siperde duramayacak kadar korkak olduklarını, bugün ne yaptıkları ortaya koyuyor.

Kim bunlar? 

Ali Haydar Veziroğlu’nun parti kurduğunda kadroya girmek için birbirini “boğazlayan Şehzadeler.”

Cem Boyner’in başlattığı Yeni Demokrasi Hareketi içinde akıl hocası olmak için yarışan “sadrazamlar.”

Alevilerin inanç duyguları üzerinden partilerde yer edinenler görevleri başındalar. Sırada, HDP, CHP, AK Parti, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Deva Partisi kapısında Alevi inancı üzerinden kendine yer edinme çabası içinde diz çöken, el etek öpen zavallılar…var.

Kendi pazarlarını kuruyorlar

Geçmişte, 68, 78 kuşağı mücadelesinden etkilenenler, kıyısından köşesinden geçenler, gözlemleyeler, 12 Eylül 1980 sonrası salavat getirip Alevi örgütlenmeleri içinde önderlik etme yarışına girdiler. Çağırdıkları ajitasyon sesleri kulaklara hoş gelerek alkışlanınca kendilerini manda yavrusu görüp söğüt dalına yuva yapmak istiyorlar.

Kendilerini “önder, ilerici” ilan edenler, özünde inancını yaşayan Aleviler içinde   yama gibi duranlar siyasi partilerde sandalye arıyorlar. Kendilerine yer açmak için Alevi inancını parti siyaseti içine çekiyorlar.

Siyasi partilerde daha çok Alevi Milletvekili olması, Alevilerin sorunu çözülmez. 

Alevilerin, inanç sorunlarını, ülkenin sosyal siyasal ortak taleplerini tüm yaşam alanlarında meslek örgütleri, sendikalar, STK’ların; Laik Demokratik Cumhuriyet iktidarı çözer. Bu nedenle farklılıklara hoşgörü göstererek sınıf temelinde örgütlenmenin gerekliliğine ısrarla vurgu yapıyorum.   

Birey olarak Alevi kurumlarında inançlarını yaşayan Aleviler, siyasi partilerde işçi, köylü, akademisyen, memur, kadın…, kimliği ile yer almalılar.  

İnanç ve mezhep iktidarı olur mu?

 

  • Müslüman
  • Hıristiyan
  • Alevi
  • Şafii
  • Yezidi
  • HanefiŞaman…, Farzımuhalherhangi biri iktidar oldu.  Nasıl bir yönetim olur? 

İnsan hakları, demokrasi, özgürlükler, farklılıklara hoşgörü, ülke kalkınması olur mu? 

İşsizin, yoksul köylünün, okula gidemeyen üniversitelinin, hekime gidemeyen hastanın, kölelik koşullarında çalışan işçinin- memurun sorunları çözülür mü? 

İnançlar siyasallaşmadan ayrışarak, özerk yapıları ile kendi inançlarını yaşamalılar.

Aleviler, öncelikle inanç duyguları üzerinden siyasi partiler ile pazarlık yapan sözde kurtarıcılardan kurtulmalılar. Din, mezhep, ulus, milliyet..., iktidarları farklılıklara hoşgörü gösterilen, özgürlükçü toplumsal birlik oluşturamazlar.

Birey olarak, kendi kurumu içinde inancını yaşayan, kendini özgürce ifade eden Alevi vatandaşlar, toplumsal olarak, farklı inançlardan işçi, memur, yoksul köylülerin örgütlülüğünde yer alarak, Laik Demokratik Cumhuriyet hedefleyen siyaset içinde olmalılar. 

Hadi hayırlısı…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları