AKP’NİN ASIL HİZMETLERİ “SATMADIKLARIDIR “!

18.11.2022 20:32

Bırakın ne yapmışları, asıl hizmeti neyi satmadıklarında gizli.

Devlet bankaları kaç para eder?

Ya da Atatürk barajı …

Kaç kilometre kare Vatan toprağı var hazineye ait, toptan verseler dünyanın parası eder.

Okul binaları satışa çıkartılsa ve devir alan kiraya verse Devlete.

Hava yollarını satsalar, savaş gemilerini verseler ne diyecektiniz ki.

Birkaç şehri göçmenlere satsalar.

Çok para gelecek yer var da şimdilik satan yok.

Aslında Meclis gündemine getirse, oy çokluğu ile geçirirler.

Zamanında Fetullah Hoca sat deseydi, sonuç ne olurdu bilemem. Allahtan hocanın aklına gelmemiş.

Yoksa “kıblemiz bir” diyerek çoğu AKP’li destek verirdi bu fikre.

Kısacası yaptıklarından daha hayırlı yapmadıkları!

Belki ilk seçimlerden sonra sıra yazdıklarıma gelecektir.

2023 bütçe açığı 659 milyar TL olarak öngörülmüş.

Yıllık %13 ile faizle bütçe açığı için borç arayacaklar seneye. Çıkıp biri dese ki ben veririm, 10 yıl vadeli hem de;

1,485 trilyon TL geri ödemesi çıkacak. Kim öderse ödesin artık.

Faiz haramdır diyen bir zihniyetin, faizle borç bulmadan atacak tek adımı yok.

659 milyar açık verecek seneye diyorum da rakamların büyüklüğünü anlamanız için örnek verelim;

Millî Eğitim Bakanlığı (189 milyar) +Sağlık bakanlığı (116 milyar) + Milli savunma bakanlığı (80 milyar) + Tarım ve orman bakanlığı (64 milyar) + Emniyet genel müdürlüğü (56 milyar) + Adalet bakanlığı (33 milyar) + Diyanet işleri Başkanlığı (16 milyar) = 554 milyar TL.

Seneye açık 659 milyar öngörülmüş, saydığım bakanlıkların 2022 bütçe toplamı 554 milyar ediyor. Üstüne birkaç bakanlık ve biraz başkanlık eklerseniz anlarsınız açığın büyüklüğünü.

İsteyen internetten bakanlık bütçelerine ve 2023 bütçe açığı hedefine baksın her okuduğunuza inanmayın.

Lafın kısası, yönetenler faizle para buldukları sürece durumu idare edecekler.

Dış güçler dediğiniz güçlü devletler, borç vermeyi keserse atacak adımınız yok.

Sonra da dış güçlere dikleniyorsunuz!

20 sene bir ülkeyi yönetipte, yüksek borç faizleri altında ezdiren bir hükümet ve o hükümetin muhalefetinden kurtuluş reçetesi beklemek çok büyük bir yanlıştır.

Asgari ücretlinin ev aldığı günlerden, asgari ücretin ev kirası ödemediği günlere geldik.

Ne muhalefetin derdinde, nede seçmenin. İşçi sendikaları bile susmuş emekçinin içler acısı haline.

Ölümü bekleyen hastanın sessizce yatması ve ümitsizce tavana bakması gibi bir şey yaşadıklarımız.

Bu kadar borcun içinde, bu kadar faize batmış bir ekonomiyi yönetenlerin “Faiz nastır “düşüreceğiz demesini izliyoruz.

Bu kadar sessizlik, çektiği ızdırabın bitmesi için ölüme dünden razı olan hastalarda olur. En ufak ümit olsa, yardım gelmesi için bağıracaktır. Sesi çıkmasa bile inlemesi durmayacaktır.

İnleme bile yoksa, ölüme razı bir seçmen kitlesi oluşturuyorsunuz. Bu sessizlik rahatlıktan değil, ümitsizliğin suskunluğudur.

Allah rahmet eylesin!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları