AKIL KUŞUNUN ÖZGÜRLÜĞÜ VE UĞUR MUMCU…

24.01.2022 14:08

Bağnazlığın hüküm sürdüğü yerlerde en çok tartışılan şey “Özgür düşünce ve ifade hürriyeti” olmuştur.  Bu tür ülkelerde en zor görevlerden birisi gazeteci olmak; diğeri ise düzeni korumakla yükümlü olan, her an yüzlerce suçlu ile uğraşan, polis, savcı, jandarma gibi meslek mensuplarıdır.

Vatanını sevmek ve haksızlıklarla mücadele etmeye kararlı olmak farklı bir imtiyazdır.  Ancak bunu yapabilmek için gerekli donanıma sahip olmak ta önemlidir. Bir yanlışla mücadele etmek için öncelikle gücü elde etmiş olmanız gerekir. Toplum tarafından seviliyor olmanız, tanınıyor olmanız, doğru yazılar yazmanız yeterli değildir. Toplum eğer o kişiye sahip çıkabiliyor, koruyor ve destekliyor ise bir önemi vardır.

Rahmetli Uğur Mumcu’nun kaydedilmiş söylemlerini izlediğimde, vatanını çok seven sağ tandanslı bir insan ile, özgürlüğü ve eşitliği savunan bir solcunun söylemlerindeki ince ayrıntıları görüyorsunuz. Savundukları hedefler ortak olmasına rağmen kullandıkları yollar ve diller farklı.

Nasıl bir tuzağa çekildikleri, birbirlerine nasıl düşman edildikleri bugün çok daha rahat anlaşılıyor.

Yitip gitmiş değerleri ve bu cinayetlerin sorumlularının yakalanamamış olmasından duyduğunuz  üzüntü ile geçmişteki mirası devraldığınızı daha net görüyorsunuz.

***

Eğer ilk cinayetler işlendiğinde toplumsal tepki net bir şekilde ortaya konsaydı katiller bu kadar cesur, görevliler bu kadar korkak olmazlardı. Türkiye’yi karıştırmak için siyasi cinayetler yolunu seçenler ve azmettirenler akıl yolundan hep korktular.

Bu akıl kuşu, öylesine labirentlerde dolaşır ve öyle şeyler keşfeder ki, şaşarsınız. Düşünce gücü günümüzde planlama gücü ile birleştiğinde bir işe yarar. Araştırmacı gazeteci rahmetli Uğur Mumcu, bunlardan biriydi. Olanlarla olacak olayları birbirine bağlayan, ilişkilendiren, şekillendiren bir zekaya sahipti.

Çocukların lego dedikleri parçalardan hareketle Türkiye’nin ileriki yıllarını görmeyi başarmıştı. Pek çok aydın insan Türkiye’nin geleceği noktayı gördüğü, zenginliklerinin nasıl sömürüldüğünü fark ettiği için öldürüldü. Cinayet şebekelerinin tek hedefi, Türkiye’nin zenginliklerini ele geçirmek; akıl kuşunu yok etmek, onu elden kaçırmamak için hapsedecek kafesler ve tuzaklar kurmaktı.

Basını susturmak ancak korkutmakla mümkündü. Bunu yapmanın yolu da ses getirecek olaylar yaratmaktı. Sosyal medyanın olmadığı bir dönemde meydana gelen bu olaylar, sadece cesur gazetecileri aramızdan alıp götürmekle sınırlı kalmadı. Aksine hepimizde var olan akıl kuşumuzun esaretine de neden oldu.

Geleceği gören, gerekli sorgulamaları yapıp sebep sonuç ilişkisini kuran insanlara bugün dünden daha fazla ihtiyacımız olduğunu sakın unutmayın.

Akıl kuşunun özgür kalması ancak düşüncenin özgürce ifade edilebilmesi ile mümkündür. Sadece özgürce düşünmek yeterli değildir. Dillendirilmeyen hiçbir özgür düşünce insanları beklenen tehlikeden koruyamaz.

Hoş görünün olmadığı, siz-biz kutuplaşmasının yaygınlaştığı, milyonlarla ifade edilen seçmen kitlelerinin görmezden gelinerek yok sayıldığı bir demokrasi olsa olsa, görece dayalı bir demokrasi olur ki, sonu oligarşinin egemenliğine yol açar.

Aydın düşünceli, seviyeli tartışmaların gerçekçi sonuçlar doğuracağı, bize kimlik ve lider sorgulaması  yaptıran ve ayrıştıran bir düzen değil, insanları birleştiren,  insan sevgisinin ön planda olduğu, eşit ve özgürlükçü, kardeşçe yaşanan, adil paylaşımların olduğu bir birliktelik ve yönetim şekli gereklidir.

Bunun adı da bu ülke kurulurken konulmuş Türkiye Cumhuriyeti ve onunla gelen demokratik parlamenter sistemdir.

Bugün bile katillerinin bulunamadığı Uğur Mumcu gibi arkadaşlarımızın ruhlarını huzura kavuşturmak için tek bir sistem vardır.

Kurucumuz sevgili Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi…

Bu da özgür düşünceli bireyler yetiştirmek ve size ne kadar ters gelirse gelsin, düşünce özgürlüğüne katlanmak ile mümkündür.

Hapishaneleri çoğaltmak, düşünce ve ifade özgürlüğünü suç kabul ederek onlara giden yolları kolaylaştırmak asla çözüm değildir…

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları