AHLAKI YÜKSEK ÇOCUKLARIMIZ OLMALIDIR

19.11.2022 22:55

Dürüstlük, adalet, sevgi, saygı, doğruluk, hoşgörü, güçsüze ve yoksula yardım edebilmek, vicdan ve acıma duygusu... gibi insancıl değerler toplumsal huzur ve düzenin sağlanmasını sağlar.

Bu değerler "iyi ahlakı" oluşturur edep, terbiye diye kısaca adlandırdığımız bir oluşum oluşur.

İyi ahlak kuralları, ahlak değerleri insanlık tarihinde, insanlığın gelişiminde binlerce yıldır hep önem kazanmıştır ve istenmiştir, aranmıştır.

İyi ve erdemli bir insan iyidir ve bu özelliklere sahip olandır.

Toplumun ve ailenin birincil görevi aslında çocuklarına bu değerleri kazandırmaktır, devlet de her türlü olanakları sağlamak ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek zorundadır.

Aile içerisinde ise "çocuk yetiştirmede" en önemli ilke bu kurallara uyabilmek ve tüm bunların çocuğa zamanında ve doğru olarak öğretilmesi olmalıdır.

Toplumun ve devletin birincil görevi iyi bir bireyi hedeflemek olmalıdır.

İyi bir birey, iyi bir yurttaş da ancak "evrensel ahlak" değerlerine sahip insanlardan oluşabilir.

Toplumda var olan her kurumda, ailede, okulda, iş yerinde, üretimde ve de tüketimde toplumu yüksek ve kalkınabilen bir toplum yapacak olan ana güç de yine iyi ahlaklı insanlardan oluşması ile olacaktır.

Devletin her bir kurumunda, toplumun her alanında iyi ahlaklı insanlar var olmalıdır.

Kalkınmamız, bir refah toplumu olmamız için bu en önemli bir koşuldur.

Ailede verilecek olan değerler eğitimi, ahlakın kazandırılmasıdır.

Çocuklarımız bunu doğumlarıyla birlikte adım, adım tüm yaşamında kazanmalıdır.

Çocuklarımız her şeyden önce "iyi ahlaklı" olmayı istemelidirler ve de bunu yaşamın bir temeli olduğunu kavramalıdırlar.

Böylelikle de insanlar arasındaki iletişim, doğaya karşı yükümlülüklerimiz, toplumdaki sorumluluklarımız, yurttaş olarak görevlerimiz en sağlıklı biçimiyle yerine getirilecektir.

Kendi kendilerine oluşturacakları bir davranış ve istemler mekanizması ile çocuklarımız yaşamlarının her döneminde bunu geliştirecekler ve de bu değerlerden yararlanacaklardır.

Bunun en büyük zenginlik ve de mutluluk hazinesi olduğunu kavrayıp yaşamında bunları uygulayabilen çocuklarımız olmalıdır.

En büyük varlığımız ve de eserimiz iyi ahlak kazanmış çocuklarımız olmalıdır.

Anne ve baba olmak, gerçek bir öğretmen olmak, iyi bir yurttaş olmak da bunu gerektirir.

Bir toplumda iyi ahlak değerleri yok edilmek istenilebilir, tek tek yitirtilip, yerlerine bambaşka "çok da yararı olmayan" şeyler konulabilir.

Olması gerekenin tam tersine uygulamalar her yerde bir hakimiyet kazanmağa başlayabilir.

Yalan, sahtekarlık, kin, öfke ve adaletsizlik, gösteriş, hilekarlık, iftira, tembellik, kayıtsızlık, acımasızlık, zayıfı ezmek... her yerde görülmeğe ve güçlülerin elinde birer enstrüman olmağa başlamış olabilir.

Böyle bir toplum önce bir duraklama, sonrada gerileme dönemine girer.

Eğer tüm bu olanlara rağmen toplumu oluşturan bireylerin içindeki "iyi ahlaklı olanlar" da kendilerini iyice geriye çeker ve de dibe çökerler ise toplum da çöker ve yok olur.

Teknikte, bilimde, sanatta ve çağdaşlıkta olması gereken ilerlemeler, insanlığın yaşamlarında daha refah ve de mutlu yaşamasına hizmet edebilmelidir.

Uygarlıkta ilerleme ve evrensel gelişim ancak böyledir.

Gelişmiş bir toplum, ileri bir devlet olabilmemiz için böyle bir "kalkınma sistemi" kurulmuş olmalıdır.

Bunların oluşumun paralelinde de yine ayni hedefler için sosyal haklar, insancıl değerler de kazanılmalıdır.

Bunun için de yine her birinin içerisinde var olması gereken "ana ham madde" ise "iyi ahlak" değerleridir.

Her bir bilim insanına, her bir politikacıya, her bir iş insanına, her bir üreticiye bunlar olmalıdır ki çok başarılı ve de mutlu olabilsinler.

Özgüvenli ve güçlü olarak, bilinçle görevlerini yapabilsinler.

Her bir sağlıklı canlının temel varlığının onun sağlıklı "hücre yapısından" oluşabileceği gibi, toplumumuzun bireylerinin de bir "hücre" örneğinde olduğu gibi sağlıklı (iyi ahlaklı) olması gerekir.

Ancak bu yapılanma ile hem daha uygar (medeni) hem de sağlıklı ve başarılı olabiliriz.

Bu hücremizin oluşundaki en önemli element de çocuklarımız olacaktır.

Ahlakı yüksek çocuklarımız olmalıdır ve bunu da kanı, canı gibi özümseyip, koruyan, besleyen çocuklarımız olmalıdır.

Karakter özellikleri iyi ve yararlı, doğruluktan ve adaletten yana çocuklarımız olmalıdır. Onlara yanlış yöntemlerle sevgi göstererek, onları denetimsiz ve şımarık bir biçimde yetiştirmemeliyiz.

Bizim çocuklarımız "böyle" olmalıdır.

Evet, tüm bu söylediklerimizden sonra günümüz gerçeklerine, bugünün dünyasına dönecek olur isek, ne yazık ki ortada görülenlerin böyle olmadığını söyleyeceğiz.

İdeal bir toplumu oluşturmak hiç de kolay değildir.

Peki, ahlaksal çöküntünün hızla ilerlediği ve örnek olması gerekenlerin bile ilkesiz, düzeysiz, kuralsız davranabildiğine şahit olabiliyoruz.

Herkes huzursuz ve mutsuz, güvenlik duygusundan yoksun bir yaşamı kimse istemez ve böyle bir ortamda ise sağlıklı çocuklar yetiştirmek de istemez.

Karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmak ise hiçbirimize bir yarar sağlamaz.

Her koşulda yine de her birimiz, bulunduğumuz her yerde hem kendimizi, hem de çocuklarımızı, ruhsal ve ahlaksal değerlerimizi korumak, kollamak durumundayız.

Özellikle de kuruluş döneminin temel ilkelerinden, Atatürk'ün çağdaş uygarlık hedeflerinden ve kendimize olan özgüvenimizden vazgeçmemeliyiz.

Öte yandan tüm dünyada çocuk hakları ile ilgili olumsuzlukların, haksızlıkların varlığı hepimizi rahatsız etmektedir.

Bu konuda daha çok bilgilenmek ve duyarlılık taşımak gerekir:

UNICEF Türkiye Temsilciliği tarafından hazırlanmış olan ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME'yi açıp bir okumamız çok yararlı olacaktır. (https://www.unicefturk.org/public/uploads/files/UNICEF_CocukHaklarinaDairSozlesme.pdf)

Sağlıklı, mutlu ve yüksek değerlere sahip çocuklar yetiştirebilen ailelere ve o topluma ne mutlu!

Bu yolda emek ve çaba harcayanlara, umutlarını, özlemlerini yitirmeyenlere selam olsun.

Sizlere sevgimi ve saygımı en iyi dileklerimle sunuyorum.

Öğretmen Gönen ÇIBIKCI

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları