Mahkeme kararıyla devlet yıkılır mı?
Yıkılır.
Hem de tankla, topla, tüfekle yıkılamayan devletler bazen bir imza ile, bir kararla, bir mühürle yıkılır.
Çünkü devlet dediğiniz şey sadece beton binalar değildir. Devlet dediğiniz şey bayraktır, hafızadır, tarihtir, ortak vicdandır. Devlet dediğiniz şey Çanakkale’de toprağa düşen Mehmet’tir, Sakarya’da süngüye yürüyen Anadolu çocuğudur.
Bugün önümüzde duran tehlike sınırdan gelen düşman değildir.
Tehlike içeridedir.
Tehlike, Cumhuriyet’in kuruluş ayarlarıyla kavga eden zihniyettir.
Elimizde Gençliğe Hitabe var.
Elimizde Bursa Nutku var.
Elimizde Cumhuriyet’i kuran kadroların bıraktığı miras var.
Ama birileri bunların hepsini eski bir eşya gibi depoya kaldırmak istiyor.
Neden?
Çünkü Gençliğe Hitabe okuyan nesil kolay teslim olmaz.
Çünkü Bursa Nutku’nun ruhunu taşıyan insanlar kolay boyun eğmez.
Çünkü Cumhuriyet’in ne şartlarda kurulduğunu bilenler, masalarda dağıtılmak istenen ülkelere razı olmaz.
Bugün hukuk adına verilen bazı kararlar, yarın tarih kitaplarında başka isimlerle anılacaktır. Çünkü hukukun da bir vicdanı vardır. Adaletin de bir namusu vardır.
Mahkeme salonları milletin vicdanından büyük değildir.
Kanunlar devleti korumak için vardır. Devleti tartışmalı hale getirmek için değil.
Bu ülke yüz yıl önce emperyalizmin karşısına diz çökmemek için çıktı.
Bugün ise bazıları alkışlar eşliğinde diz çökmeyi ilericilik sanıyor.
Bazıları teslimiyeti demokrasi diye pazarlıyor.
Bazıları milli hafızayı silmeyi özgürlük diye anlatıyor.
Kimse kusura bakmasın.
Cumhuriyet bir tesadüf değildir.
Cumhuriyet bir parti programı hiç değildir.
Cumhuriyet, Anadolu’nun küllerinden doğan büyük bir millet iradesidir.
Ve bu irade mahkeme salonlarında yazılmadı.
Cephelerde yazıldı.
Siperlerde yazıldı.
Yetim kalan çocukların gözyaşlarıyla yazıldı.
O yüzden bugün Cumhuriyet’in temel taşlarıyla oynayan herkes karşısında bu milletin hafızasını bulacaktır.
Atatürk Gençliğe Hitabe’yi boşuna yazmadı.
Çünkü bir gün düşmanın postal giymeden geleceğini biliyordu.
Bir gün işgalin tankla değil zihinlerle yapılacağını biliyordu.
Bir gün kalelerin dışarıdan değil içeriden açılacağını biliyordu.
İşte bugün tartıştığımız konu budur.
Mesele bir mahkeme kararı değildir.
Mesele Cumhuriyet’in ruhudur.
Mesele Türk milletinin bağımsız yaşama iradesidir.
Ve unutulmasın…
Devlet bazen savaş meydanında kaybetmez.
Devlet bazen kendi hafızasını kaybettiği gün yıkılır.
Asıl tehlike budur.
Asıl mücadele budur.
ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026ALMANYA
30 Mayıs 2026