PARTİLİLEŞMEK!

PARTİLİLEŞMEK!

ABONE OL
20:40 - 23/05/2026 20:40
PARTİLİLEŞMEK!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

Siyaset yalnızca sloganlardan, grup hesaplarından ya da parti içi saflaşmalardan ibaret değildir.
Bir siyasi anlayışı yaşatan şey; onun halkla kurduğu bağ, emekle kurduğu ilişki, tüzüğü, parti içi demokrasi ve ülkenin bağımsızlığına dair taşıdığı iradedir.

İsimleri her ne olursa olsun toplumdaki temel ayrışma; işçilerle sermaye temsilcileri arasındadır.
Daha açık ifadeyle; mesele emek ile sermaye arasındaki tarihsel çelişkidir.

Grevlerin, direnişlerin, sendikal hak arayışlarının ve toplumsal mücadelelerin şekillendirdiği siyasal alanın özünde sınıf ilişkileri vardır.

Bugün birçok parti; toplumu din, mezhep, ulus, milliyet ya da kimlikler üzerinden ayrıştırarak siyaset üretmeye çalışıyor.
Oysa bunların büyük bölümü, sermaye düzeninin yarattığı üst başlıklardır.

Çünkü sermaye sınıfı; kendi iktidarını sürdürmek için toplumu bölmek zorundadır.

Bir tarafı milliyetçilikle, diğer tarafı mezhepçilikle, bir başkasını güvenlik korkusuyla, diğerini dini söylemlerle yönlendirir.
Farklı görünen siyasal yapılar çoğu zaman aynı ekonomik düzenin koruyucusuna dönüşür.

SERMAYE PARTİSİ NEDİR?

Sermaye partileri; ekonomik gücü elinde tutan sınıfların çıkarlarını koruyan siyasal yapılardır.
Adları liberal olur, muhafazakâr olur, milliyetçi olur, bazen sosyal demokrat görünür; ancak ortak noktaları emeğin örgütlü gücünü sınırlamalarıdır.

Çünkü sermaye için temel mesele; ucuz iş gücü, güvencesiz çalışma ve denetlenebilir bir toplum yaratmaktır.

Bu nedenle sermaye:

  • Sendikasız işçi isterler,
  • Örgütsüz toplum isterler,
  • İtaat eden yurttaş isterler,
  • Düşünmeyen gençlik isterler.

Hak arayanı “tehlike”, grevi “tehdit”, kamuculuğu ise “yük” gibi göstermeye çalışırlar.

Toplumun gerçek sorunlarının üzerini örtmek için de sürekli kimlik tartışmaları üretirler.
İnsanlar yoksulluk yerine birbirini konuşsun isterler.

Çünkü açlık konuşulursa düzen sorgulanır.
Ama kimlikler konuşulursa sermaye rahat eder.

SINIF PARTİSİ NEDİR?

Sınıf partisi ise emeğin, halkın, üreticinin ve yoksulun siyasal örgütlenmesidir.

İşçinin iş güvenliğini, köylünün toprağını, öğrencinin eğitim hakkını, emeklinin insanca yaşam talebini kendi meselesi sayan siyasal anlayıştır.

Sınıf partisi:

  • Grevden korkmaz,
  • Halk örgütlenmesinden rahatsız olmaz,
  • Kamuculuğu savunur,
  • Sosyal devleti büyütmeyi hedefler.

Çünkü bilir ki demokrasi yalnızca sandık değildir.
Demokrasi aynı zamanda ekmektir, iştir, barınmadır, eğitimdir, sağlık hakkıdır.

İnsan onuruna yaraşır yaşamdır.

CHP’NİN TARİHSEL SORUMLULUĞU

Cumhuriyet Halk Partisi, emperyalizme karşı verilmiş bir kurtuluş mücadelesinin içinden doğmuştur.

Anadolu’nun işgal edildiği, ülkenin ekonomik ve siyasal olarak parçalanmak istendiği bir dönemde bağımsızlık fikri bu halkın en büyük direnişi olmuştur.

Bu nedenle CHP’nin tarihsel damarı anti-emperyalisttir.

Tam bağımsız Türkiye fikri yalnızca askeri bağımsızlık değildir; ekonomik, siyasal ve kültürel bağımsızlıktır.

Bugün:

  • Çiftçi korunamıyorsa,
  • Sanayi dışa bağımlı hale getiriyorsa,
  • Gençler başka ülkelere gitmek zorunda bırakıyorsa,
  • İşçi güvenliği ve iş güvencesi tereddütü yaşanıyorsa

CHP, halkın bu talepleri doğrultusun bütünleşmelidir.

Anti-emperyalizm; yalnızca dış politikada sert cümleler kurmak değildir.

Anti-emperyalizm:

  • Üretimi korumaktır,
  • Emeği korumaktır,
  • Kamu kaynaklarını halk için kullanmaktır,
  • Stratejik alanları piyasanın insafına bırakmamaktır.

Tarımda, sanayide, hayvancılıkta, teknolojide kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye hedeflemektir.

CHP NE YAPMALI?

CHP bugün parti içi kamplaşmaları büyüten değil, toplumsal birleşmeyi örgütleyen bir çizgide durmalıdır.

Kendi içine kapanan değil, halkın içine karışan siyaseti güçlendirmelidir.

İş cinayetlerinde işçinin yanında,
kadın cinayetlerinde yaşam hakkının yanında, doğa talanında ağacın ve suyun yanında olmayı kendi parti tabanına yaymalıdırlar.  

CHP’nin temel ekseni:

  • Halkçılık,
  • Kamuculuk,
  • Laiklik,
  • Hukuk devleti,
  • Sosyal adalet,
  • Üretim ekonomisi olmalıdır.

CHP BUNU NASIL YAPMALI?

Öncelikle parti içi demokrasiyi büyüterek…

Farklı düşüneni düşmanlaştırmadan…
Eleştiriyi ihanet saymadan…
Liderlere uyarlanan ilkeler değil, ilkeleri mücadele alanlarına taşıyan  siyaset anlayışını güçlendirmelidir.

Çünkü kişilere bağlı siyaset geçicidir.
İlkelere bağlı siyaset ise kalıcıdır.

Bugün bir yönetime sırtını dayayıp insanlara tehdit savurmak, susturmaya çalışmak ya da parti içi güç savaşlarını siyasetin merkezine koymak; CHP’nin tarihsel ruhuyla bağdaşmaz.

CHP bir grubun değil; halkın partisi olmak zorundadır.

Mesele: yalnızca parti rozetiyle dolaşmak  değildir.

Asıl mesele:

Yurttaş olabilmektir.
Çevreyi savunabilmektir.
Ekolojiyi koruyabilmektir.
Eşit gelir dağılımını savunabilmektir.
“Herkes için adalet” diyebilmek ve hukukun üstünlüğünü savunabilmektir.

Bugün ihtiyaç duyulan şey; birbirine benzeyen hiziplerin kavgası değil, halkın geleceğini büyütecek ortak bir mücadeledir.

CHP tarihsel kimliğini yeniden hatırlamak zorundadır:

Emekten yana,
Kamudan yana,
Bağımsızlıktan yana,
Demokrasiden yana güç birliği yaratmalıdır.

Hadi hayırlısı!

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP