CHP’de Derinleşen Ayrışma ve Kaybolan Siyasi Ahlak

CHP’de Derinleşen Ayrışma ve Kaybolan Siyasi Ahlak

ABONE OL
21:55 - 22/05/2026 21:55
CHP’de Derinleşen Ayrışma ve Kaybolan Siyasi Ahlak
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

CHP’de Derinleşen Ayrışma ve Kaybolan Siyasi Ahlak. Kurultay Sonrası Bitmeyen Gerilim.

Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde 38. Kurultay sonrası yaşanan gelişmeler, yalnızca bir lider değişimi değil; aynı zamanda parti kültürü, siyasi ahlak ve vicdani değerler açısından da büyük bir kırılmayı beraberinde getirmiştir. Özellikle eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bazı tavırlar, parti tabanında ciddi rahatsızlık yaratmaktadır.
Yıllarca partiyi omuzlayan bir ismin posterlerinin il ve ilçelerde kaldırılması, hatta yer yer saygı sınırlarını aşan söylemlerle hedef haline getirilmesi; siyasetin doğasında olan eleştirinin ötesine geçmiş durumdadır. Bu görüntü, CHP’nin geçmişte savunduğu “vefa siyaseti” anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Yemek Masalarında Şekillenen Siyaset İddiaları

Kurultay sürecinde kulislere yansıyan yemek toplantıları ve perde arkası hazırlıklar, parti içindeki tartışmaları daha da büyütmüştür. Özellikle Ekrem İmamoğlu çevresinde şekillendiği iddia edilen siyasi planlamalar, “atan alan Üsküdar’ı geçti” yorumlarını beraberinde getirmiştir.
Bu süreçte mevcut Genel Başkan Özgür Özel’in parti disiplinini sağlama konusunda yeterince sert ve toparlayıcı bir tavır ortaya koyamadığı yönündeki eleştiriler de giderek yükselmektedir. Liderlik bazen yalnızca konuşmak değil; gerektiğinde otoriteyi ve disiplini koruyabilmektir.

CHP İçinde İki Ayrı Cephe

Bugün CHP’de yalnızca fikir ayrılığı değil, adeta iki ayrı siyasi cephe oluşmuş durumda. “Özgürcüler” ve “Kılıçdaroğlu’na yakın isimler” arasındaki gerilim artık televizyon programlarından mahalle kahvelerine, sosyal medyadan aile içi tartışmalara

kadar taşmış bulunmaktadır.
Bir ana muhalefet partisinin sürekli kendi iç kavgasıyla gündeme gelmesi, topluma umut vermek yerine yorgunluk ve güvensizlik oluşturmaktadır. Parti tabanı ise her geçen gün daha fazla ayrışmaktadır.

Yolsuzluk İddiaları ve Yıpranan Güven

Son dönemde bazı belediyeler hakkında ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları, otel görüntüleri ve kamuoyunda tartışılan ilişkiler ağı da CHP’nin “temiz siyaset” iddiasına zarar vermektedir.
Eğer 38. Kurultay sürecinde usulsüzlük ya da şaibe olduğu yönündeki iddialar doğruysa, bunun üzeri örtülmeden açık ve şeffaf şekilde araştırılması gerekmektedir. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partiyi kişisel hesaplarla yıpratmaya çalışan kim olursa olsun, bunun siyasi ve vicdani sorumluluğunu taşımalıdır.

En Büyük Kazanç İktidarın Oldu

Muhalefetin kendi içinde yaşadığı bu sert çatışma ortamı, doğal olarak iktidarın elini güçlendirmektedir. Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi açısından bakıldığında, muhalefetin enerjisini kendi içinde tüketmesi büyük bir avantaj oluşturmaktadır.
Bugün toplumun önemli bir kesimi, CHP’nin ülke meselelerinden çok kendi iç hesaplaşmalarıyla uğraştığını düşünmektedir.

CHP İçin Hâlâ Geç Değil

Ancak tüm yaşananlara rağmen CHP için hâlâ geç değildir. Genel merkezden il örgütlerine, milletvekillerinden yurtdışı temsilciliklerine kadar herkesin aklıselim davranması gerekmektedir.
Yurtiçinde başlayan tepkilerin yurtdışındaki örgütlenmelere kadar taşınması, partideki rahatsızlığın ne kadar büyüdüğünü göstermektedir.

Artık herkesin şu soruyu sorması gerekiyor:
“Birbirimizi tasfiye etmeye mi çalışıyoruz, yoksa Türkiye için ortak mücadele mi veriyoruz?”
CHP ya bu süreci sağduyuyla yönetip yeniden toparlanacak ya da ayrışmayı derinleştirerek uzun yıllar toparlanamayacak bir sürecin içine sürüklenecektir. Çünkü bazen siyasi partileri seçim yenilgileri değil; kibir, disiplinsizlik ve vefasızlık yıpratır.

Temel IŞIK / ha-ber.com

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP