9 EYLÜL ÇOŞKUSU…

08.09.2021 23:46

Her ilin, ilçenin bir kurtuluş günü var elbette…

Ancak hangisinin büyük bir coşku ile kutladığı sorgulanabilir. Bana sorarsanız İzmir tüm kentte kurtuluş gününü büyük bir heyecanla karşılayan ve kutlayan olma birinciliğini kimseyle paylaşmıyor.

İzmir’de 9 Eylülün heyecanını bir başka hissediyorsunuz.

Milli hafızada yer etmiş, şarkılara türkülere konu olmuş, yasaklamalara kızgın tavrı ile bu yıl kutlamalar iki misli coşkulu olarak hazırlanıyor.

Hasan Tahsin (Osman Nevres) ile başlayan ve ilk kurşun olarak kabul edilen İzmir ve İzmirlilerin mücadelesi, kendilerine esir devlet muamelesi yapmalarına karşılık misafir muamelesi yapanların verdiği insanlık dersleri ile devam etmiştir.

Büyük taarruz ile başlayan ve yanan bir İzmir teslim alan Türk ordusunun, İzmir’e şanlı girişi kolay, kolay hafızalardan silinemez.

Hele hele Milli hafızada yer etmiş marş ve türküleri de yasaklarla rafa kaldırılamaz, unutturulamaz.

İzmir, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı; dil-din-ırk-cins ayrımı yapmayan, herkesi özgürce bağrına basmış bir kenttir. Son yıllarda nefes alınan kent imajı ile yazar-çizer, gazeteci-ressam, şarkıcı-sanatçı, bilim adamı ve ünlenmiş pek çok simaya ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

Bu nedenle İzmir Türkiye’nin önemli kentlerinden birisi haline gelmiştir.

Merkezi hükümetin desteğini yeterince alamadığı halde kendi yağı ile kavrulmayı öğrenmiş, uluslararası platformlarda saygın bir yer edinmiştir.

İzmir çok mu iyi yönetilmektedir? İşte bu soruya bütün yüreğimiz ile evet diyemeyiz. Ancak Hayır demeye de dilimiz varmamaktadır. İzmir son yıllarda tüm özgürlükçü havasına rağmen pek çok idari yaptırımdan şikayetçidir. Aldığı nüfus göçü pek çok kenti geride bırakırken, pandemi nedeni ile pek çok aile açlık sınırında yaşam savaşı sürdürmektedir.

Her şeye rağmen yerli İzmirliler ve yerleşerek ben İzmirliyim diyenler çoğunluktadır ve İzmirli olmayı bir ayrıcalık olarak benimsemişlerdir.

Bu nedenle de, Milli bayramlar ve özellikle 10 Kasım ve 9 Eylül farklı bir coşku ile kutlanmaktadır. Peki ya dini bayramlar? Sadece Müslüman kesim değil, azınlıklar da kendi bayramlarını usulünce kutlamakta, her hangi bir horlanma ve saldırıya maruz kalmamaktadırlar. Camilerin önünde her Cuma lokma dağıtılan bir İzmir, nasıl gavur İzmir olabilir ki?

Kordonda Hasan Tahsin veya bir diğer adı ile Osman Nevres’in attığı ilk kurşun, sadece İzmirlilerin değil, tüm ülkenin Milli hafızasında yer etmiş; onu takiben 9 Eylül günü Ahmet Zeki bey ve Mürsel Paşa komutasındaki Süvariler ile Fahrettin paşanın İzmir’e girmesi sonucu Yüzbaşı Şerafettin beyin yaralı hali ile hükümet binasına, Yüzbaşı Zeki, Üsteğmen Arif, takım komutanı Celal ve Besim Bey’in Kadife kaleye Türk bayrağını çekmesi İzmir’e büyük bir zafere imza atılan mekan olma şerefini de kazandırmıştır.

Bu Hürriyete kavuşma ve Özgür olma hali tüm İzmirlilerde bulabildiğiniz bir ruh haline dönüşmüştür. Hiçbir İzmirli ülkenin yeniden tutsak olabileceğine, Türk vatanının işgale uğrayacağına inanmaz.

Milli bir bilincin temellerini atan büyük önder, Bel kahveden İzmir’in kurtarılışını izlerken şu veciz sözleri söylemiştir: “Bu manzaraya iyi bakın. Bu alevler bir devrin sona erip yeni bir devrin başladığını gösteren yangındır.”

Osmanlı imparatorluğunun son yüzyıldaki bütün günahlarının bu ateşle temizlendiği ve  yeni bir Türk devletinin kuruluşu ve Türk Milletinin yükselişi de cihana ilan edilmiştir.

9 Eylül coşkusu boşuna değildir.

Tüm ülkeye kutlu olsun.

Marşları yasaklayanlara, Türk olmaktan utananlara ithaf olunur.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları