30 AĞUSTOS’TAN SEVR’E GEÇİT YOK

29.08.2021 22:23

26 Ağustos 1922 Kocatepe:

‘’Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu

Yıldızlar öyle ferahtılar ki, şayak kalpaklı adam

Birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O saati sordu. Paşalar: ‘’Üç’’ dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi durdu.

Bıraksalar, ince uzun bacakları üstünde yaylanarak

Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı…

 

Osmanlı, bilimi göz ardı ettiği için, kılıç gücü ile işgal ettiği toprakları, bilimi rehber alan ülkelerin teknik gücüne direnemeyerek, imparatorluktan ‘’hasta adam’’ konumuna düşmüştü.

Saray, itibardan tasarruf etmeyerek, saray üstüne saray yaparken, cariye sultanlar, dönme damatlar halkı uyutmak için cami yaptırma yarışına girmişlerdi. (**2)

Saray, Londra Bankerlerine ülkeyi ipotek edince, Duyunu Umumiye halkın ürününe, tütününe tarlasında el koymuştu.

Damatlar ve Cariye Sultanların kışkırtmasıyla, 1.Dünya Savaşına kaybettiklerini tekrar geri alma umuduna kapılarak girdikleri savaştan da yenik çıkmakla kalmadılar.

‘’Sarayıma dokunma ama ülke senin’’ diyecek kadar alçalarak, ülkeyi işgalcilere teslim ettiler.

Ordusu dağıtılmış, askerleri terhis edilmiş, silahlarına ve mal varlıklarına el konulmuş ülkenin dört yanında yeni devletler kurulmuş Türkler Anadolu’dan tamamen atılana kadar orta Anadolu’ya hapsedilmişti.

Samsun’dan bir güneş gibi doğan Mustafa Kemal önderliğindeki direniş hareketi işgalciler yanında Sarayı da rahatsız etmişti. 

Hem sarayın hem Emperyalist işgalcilerin engellemelerine, tehditlerine rağmen ‘’Ya ölüm ya İstiklal’’ kararlılığı ile gerçekleştirdikleri kongrelerle halk desteği alarak, Ankara’da Halk Meclisini (BMM) açarak Kurtuluş Savaşını bu Meclisle başlattılar.

Kurtuluş’a karşı çıkan Saray Hanedanı,  ve Şeyhülislam, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının katli için fetvalar verdiler.(***3) 

Ülkenin birçok yerinde isyanlar çıkarttırarak kurtuluşu engellemek istediler.

Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarında, Sakarya’da, Dumlupınar’da asker sayısı, silah, top, teçhizat bakımından çok üstün olan işgal ordusunu 30 Ağustos 1922 de bozguna uğrattı.

İşgalci ordunun komutanını teslim alarak önüne kattığı işgal ordusunu 9 Eylül’de İzmir’de denize dökerek Kurtuluşun Askeri Zaferini tamamladı. 

29 Ekim 1923 Tarihinde halkın kendi kendini yönetmesi kabul edilerek, CUMHURİYET ilan edildi.

Hanedan ve yerli işbirlikçiler, saray yaşantısı karşılığı ülkeyi işgalcilere bırakma umudu kalmayınca, işgalcilere sığınarak ülkeden kaçıp gitmek zorunda kaldılar.

Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bağımsızlığı kabul edildi.

Cumhuriyet Laiklikle taçlandırıldı.

Dogma yerine bilim en doğru yol gösterici olarak kabul edip uygar, çağdaş, özgür bireylerden oluşan bir ulus devlet anlayışı getirildi.

Emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri Şeyh Saitlerle isyanlar, Derviş Mehmetlerle Menemen vahşeti, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da Siyasal İslamcı desteğindeki katliamlarla dönüştüremedikleri Laik Cumhuriyeti ABD ve AB Kapitalizm desteğiyle değiştirme amacıyla AKP’yi görevlendirdiler.

Görünen odur ki; ilk seçimlerde halkın oylarıyla Erdoğan rejimi sandığa gömülecektir.

Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı aydınlanma sonsuza dek sürecektir.

Aydınlanma, insan aklının özgürleşmesiyle başlar

Nazım’ın vurguladığı gibi:

’Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim.’’

Bu memleket ne Arap çöllerinde çubuklarla çizilerek kuruldu, ne de eş başkanlıklar verdikleri

Kağıttan kurtçuklarla yıkılır.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

Yıldız AKALIN

(*1) Nazım Hikmet : Kuvayı Milliye Destanı

(**2) Erdoğan, 3 Saray, 1 Uçan Saray, 8 Uçak Cumhurbaşkanı 7uçak VİP için, 21 Lüks makam aracı var.(Almanya Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakanların ortak kullanacakları 1 uçak)  Erdoğan’a göre en itibarsız ülkesi Almanya’nın kişi başına düşen milli geliri 40 bin Dolar)  (Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir; 8 bin dolar (TUİK),

 

(***3) Kurtuluştan beri 26 Ağustos’ta halk ve devletçe kutlanan ZAFER HAFTASI yerine Ahlat’ta Erdoğan -Bahçeli, Atatürk Düşmanı Diyanet İşleri Başkanı ve gerçekte Bilal Erdoğan’ın Okçular Vakfı ile Malazgirt Zaferini kutlama bahanesiyle akıllarınca 30 Ağustos Zaferini unutturmak istediler.

 

 AKP’nin DİB Başkanları Görmez ve Ali Erbaş ve Erdoğan’ın önünde Atatürk’e hakaretler eden Yobaz Boynukalın yanında ‘’10 Kasım da kenefe gidin diyen hain Fesli Kadir’i10 Kasım’da ziyaret eden Hainler yanında Fetullah Gülen’in yandaşı, üniversitesinde kariyer yapan, Fetullah Gülen’in ‘’Dinler Arası Diyalog’’ organında Ali Erbaş yönetim kurulunda görev yapmıştı.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları