2023 GELİRKEN

31.12.2022 23:13

2022 tüm dünya için oldukça zor ve iz bırakan bir yıl oldu…

Öyle ki artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağından, yeni normallerden hatta yeni bir dünya düzeninden bahsediyoruz.

Yaşamımıza damga vuran, pek çok kişiye “Bitsin artık” dedirten bir 2022 geride kalırken, yeni yıl her zamankinden daha çok merak ediliyor.

Bakalım…

Peki, 2023 nasıl bir yıl olacak?

Ekonomiden siyasete, seçimlerden doğa olaylarına dünyayı ve Türkiye'yi neler bekliyor?

Bildiğimiz kapitalizmin sonuna mı geldik?

Önümüzde ciddi bir ekonomik sıkıntı dönemi var.

Belki de biz sıkıntılı dönemi daha görmedik.

TÜRKİYE ’deki hukuk mücadelesinin devam etmesini bekliyorum ve bu anlamda iyi haberler alacağımızı düşünüyorum.

Tabii ki bunun ekonomiye katkıları olacaktır ama Türkiye gerçekten huzur dolu bir yıla girebilecek midir?

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik zorlanmalar var.

Dış ödemelerde zorlanılacak aylar var.

Gelişmekte olan ülkelerin tek şansları, daha doğrusu çıkış yolları yalnızca demokratik bir parlamenter hukuk devletini kurabilmeleri ve işletebilmeleridir.

TÜRKİYE için genel ve gerçek doğru ise cumhuriyetin kuruluş ilkelerine yeniden sahip çıkarak devletçilikte, iktisatta, endüstride, tarımda üretime yönelik atılımlarda bulunmaktır.

Türk lirası şimdiye değin hiç olmadığı oranda değer yitirmiş ise tüm gücümüz ve bilim ile bunun önlenmesine yönelmek gerekecektir.

Dünya genelinde var olan uluslararası ilişkilerde ve ortaklıklarda, anlaşmalarda Türkiye çok daha kendini koruyabilen, bağımsızlıkçı ve özgürlükçü bir çizgiye girebilmelidir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinin çok rahat ilerlemeyeceğini görüyoruz.

2023’de AB çok daha zorlanacak.

Avrupa kendi iç sorunlarıyla çok daha bir mücadele vermek durumunda kalacak.

Salgın hastalıklarla olan bir dönem bitmiş gibi görülse bile, yeni dalgalanmaların gelemeyeceğini hiç kimse garanti edemez.

İleri teknoloji ile ilgili çalışmalar yine hiç durmaksızın devam edecek.

Baskıcı rejimler, katı yönetimler çok uzun süredir elde ettikleri ve ellerinde tuttukları koltukları bırakmak zorunda kalacaklar.

Dijital çağın getirdiği olanaklar nedeni ile dünya halkları çok daha yakından ve derinlemesine bilgi sahibi olacak ve belki de yeni bir “aydınlanma çağı”na yaklaşılacak.

Ülkeleri yönetenler, toplumun gereksinim ve beklentilerini karşılayarak yasaları iyileştirmek ve demokratik yönetimleri getirmek durumunda kalacaklar.

Kalmayanlar ise gidecek…

Tüketim toplumunu gittikçe körükleyen sistemler ve buna bağlantılı olarak da toplumların özgür iradelerinin onların elinde tutulmaya devam ettiğini gözleyeceğiz.

Aşı savaşları yeniden gündeme gelebilecek.

Aşı ile ilgili sürekli çalışmaların yapılacağı bir yıl olacak.

Global sorunlar, iklim, hava ve su krizi, beslenme krizi ve tarımda ve hayvancılıkta sıkıntılar bizleri yine bekliyor olacak.

Türkiye elinde var olan tüm topraklarını, arazilerini, dağlarını, bayırlarını, su kaynaklarını yeniden ele almak ve değerlendirmek, onları ulusal amaçlar için kullanmak yoluna girmenin gerektiğini anlamak zorunda kalacaktır.

Ulusal tarım ve ekonomi ile en azından bir “dışa bağılılıktan” kurtulmaya denenmelidir.

Her ne kadar kıyıda köşede de olsa kendisinden söz edilen “kripto para”nın güvenilirliği konusunda şüpheler devam edecektir.

Ülkeler arası “insan göçleri” bu yıl da devam edecektir.

Kalkınmış ülkeler kendileri için “yeni ve ucuz” iş gücü bulma nedeni ile göç ve sığınmacı akımlarına daha bir “hukuksal” yol bulacaklardır.

Türkiye kendisi için bir seçim yılı ve seçime dayalı gündemler oluşturacaktır.

Yapay gündemler, temelsiz tartışmalar, anlamsız çekişmeler yaratılarak ülkenin en temel sorunları, demokratik, parlamenter hukuk devleti istemleri halkın görüş açısının dışına itilmeye çalışılacaktır.

İktidar ve onun taraftarı olanların “karşıtı” olarak görülebilecek partiler, kitleler ve gruplar ne yazık ki gerçek bir mücadele ve akıllı yöntemler, siyasetler üretemeyeceklerdir.

Ülke genelinde her yeri saran ve bir anlamda şaşırtıcı ve akıl almaz boyutlarda ilerleyen “inşaatlar” yine devam edecektir.

Halkın büyük bir çoğunluğu yine hep soracaktır:

-Bu paralar nereden geliyor?

-Kimler ve hangi yollarla bu kadar çok parayı ülkeye sokabiliyor?

Anayasal anlamda şu an var olan çağdaş ve demokratik maddeleri hakları ve yükümlülükleri elinde tutmak zorunda olan Türkiye halkı ve onun siyasi temsilcileri ne yazık ki bu konuda olumsuz tuzaklar ve girişimlerle karşılaşacaktır.

Geçim sıkıntısı ve maaşlardaki adil olmayan, yetersiz kalan artışlar hiç kimseyi memnun etmeyecektir.

Sosyal devlet olamamanın getirdiği sıkıntılar artarak yaşanılacaktır.

Ne yazık ki bir batılılaşma, aydınlanma dönemine erişilemediği içindir ki eleştirel düşünce, analitik çözüm yolları arama ve çağdaş bakış açısına erişemeyen bir toplum olarak gittikçe daha bir “Ortadoğulu” olma durumu yaşanılacaktır.

Devrim yasaları ve getirdiği her türlü çağdaşlaşma aşamaları ne yazık ki geriye döndürülür bir duruma getirilmiş, yok edilmek istenilmiştir.

Özellikle de eğitimde, sağlıkta çok başlılık ve paralı özel yapılaşmalar zaten çok büyük geçim sıkıntısı çeken geniş kitleleri daha da bir aşağıya itmiştir.

Ülke içerisinde “bilinçli” ve “sağ duyulu” yurttaşların oranının azaldığını izlemek yurtsever olmanın önemini yitirdiğini ve yerine daha çok yandaşlığın arttığını izlemek üzücü olmaktadır.

Bir takvim yılının bittiği bugün gelecek yıl için hep iyi dileklerde bulunmak isteriz.

Savaşın önlenebileceği, insanlık onurunun yüksek tutulacağı, hakça bir yaşamın sağlanabileceği, açlığın, barınaksızlığın, işsizliğin, salgın hastalıkların olmayacağı bir yıl dileyelim.

Sağlıklı toplumlarda, refah düzeyi yüksek çağdaşlaşma ve uygarlık yolunda ilerleyen bir ülke istemimizi yineleyelim.

Sevginin ve saygının hem devlet ilişkilerinde, hem de özel yaşamımızda yeniden önem kazanacağı bir umudu taşıyarak hepinizin YENİ YILINI kutluyorum.

Görüşmek üzere…

Öğretmen Gönen ÇIBIKCI, 31.12.2022

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları