14.4 C
Berlin
02:58 - 11/07/2020
Almanya Haber – Berlin Haberler – Son Dakika Avrupa Haberleri

Tahsin Melan

Tahsin Melan arşivindeki tüm yazılar ha-ber.com'da.

Diğer Yazarlar

DİL BİLİNCİ -I-

20:20 - 08/12/2019

Yıllardır dilimizin gerek yazım kurallarına gerekse sözcüklerin yazım ve söylemindeki yanlışlıklara dikkat çekmek amacı ve gayretiyle değişik ortamlarda pek çok görsel paylaşımlar yaptım ve özel sayfalarda makaleler yazdım. Bu tür ciddi paylaşımların ne kadarı amacına ulaştı, söylemek ve tahmin edebilmek haliyle çok zor. Buna rağmen zaman zaman aldığım bildiriler deryada damla da olsa bu çalışmaların amacına ulaştığının göstergesi oldu. Bu da bana çabaların hiçbir zaman boşa gitmeyeceğini bir kez daha kanıtladı. Hani derler ya “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir.” İşte bu görüş ve ilkeler doğrultusunda yine elimden geldiğince, fırsat buldukça ve en önemlisi ilmim yettikçe, dilimizin güzelliği ve duruluğu adına bu tür girişimlerime devam edip yazılarımla sizlere ulaşmaya çalışacağım. Umarım ve dilerim ki birilerinin kulağına kar suyu kaçırma bâbında küçük de olsa bir kelebek etkisi yaratabilir.

Kimileri yediğini içtiğini ya da bilmem ne yaptığına dair özel durumlarını paylaştığında bir bakıyorsunuz kimseyi ilgilendirmemesi gereken bu özel hayattan görüntüler yüzlerce beğeni almış ve paylaşılmış. Oysa toplumun değer yargılarıyla ilgili bir paylaşıma rastlarsanız -ki çok nadir- 3-5 beğeninin ötesine –onlar da genelde ayıp olmasın düşüncesiyle, hatır içindir– geçmediğini görürsünüz. Hatta çok ilginçtir ki verilen bilgi nedeniyle size beğenilerini sunan, teşekkür eden kişinin o bilgiye ters düşercesine yorumunu görmek dahi mümkündür. Bir örnek vermek istiyorum: Günümüzde hemen hemen herkesi avucunun içine almış olan meşhur sosyal paylaşımların birinde görsel bir sunumla “hanım ve bey” sözcüklerinin yazım kuralını kısa ve öz olarak anlatmıştım. Kural çok basitti “Bu iki sözcük eğer bir özel ismin arkasına geliyorsa baş harfleri büyük yazılır. Tek başına sıradan bir sözcük olarak yazılırsa küçük olmak zorundadır. demiş ve bir-iki örnek sıralamıştım “Şebnem Hanım derse gitti, ama diğer hanımlar öğretmen odasında oturuyor.” Ya da “Dr. Hüseyin Bey ameliyata girdi, ama diğer beyler kantinde çay içiyor.” gibi. Bu paylaşımı gören bir tanıdığım anında beğenmiş ve paylaşımın altına hemen bir teşekkür yorumu yazmıştı. “Elinize sağlık Tahsin bey, bu güzel paylaşım için teşekkür ederim.” … Sağ olsun beni onurlandırmıştı, ama çabamın boşa gittiğini görmenin kahroluşuyla da ne kadar hayal kırıklığına uğrattığının farkında bile değildi.

Diğer taraftan yine böylesi bir paylaşımımla ilgili yaşadığım bir başka anıyı da aktarmak istiyorum: Hiç beklemediğim ve ummadığım bir anda telefonum çaldı. Beni, özel bir iş nedeniyle arıyorlardı. Çok nazik ve kibar bir bayandı. Konuya ilişkin bir süre konuştuk. Vedalaşma anına gelince “Size bir konuda teşekkür etmek istiyorum.” dedi. Merak ettim ve “Hayırdır!” dedim. “Sizin paylaşımınızı görene kadar o kuralı yanlış uyguluyormuşum. Onu gördükten sonra yazılarımı yazarken hep aklıma geliyor ve doğru yazıyorum. Bu nedenle bu güzel paylaşımınızdan dolayı teşekkür etmek istedim.” diyordu. Bunları görmek ve duymak, ekilen tohumların başağa dönüşmesini seyretmek kadar güzel bir duyguydu. İşte, bilim adamlarının, öğretmenlerin tek beklentisi de budur. İlminin zekâtı adına öğretilerinin, verdiklerinin hebâ olmadığını, işe yaradığını görmek ve duymak. Daha ne olsun ki?

Genellikle gazetelerde ve özellikle çok bilgili geçinen TV haber sunucularının bilmeden kullandıkları yanlış söylemleri örnekleyerek sizlerle bu yazı dizisinde birlikte olmak istiyorum. Umarım sıkılmadan okuma zahmetine katlanırsınız. Belki zaman zaman sizin için çok basit konular da işleyebilirim, olasıdır. Lakin unutmamamız gerekir ki bizim çok iyi bildiğimiz bazı kurallar kimileri için gizemli ve o güne kadar ulaşamadığı bir hazine niteliğindedir. Dahası, öylesine akıl almaz hatalar görüyoruz ki anlam vermekte güçleniyoruz. Tıpkı adını bile yanlış yazma gafletine düşen kişilerin varlığına şahit olduğumuz gibi.

Dilimiz kişilik aynamızdır. Dil bilinçli olmayan toplumların er geç kültür yozlaşmasına uğrayacağı kesindir.

Kimliğimizi korumanın temel ilkelerinin başında dilimizi korumak olduğunun unutulmaması dileklerimle.

Tahsin MELAN

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Çerezler (cookie), ha-ber.com web sitesini daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Anladım daha fazla