Türkiye’nin Gündemi Değişirken son haftalarda Türkiye öyle bir siyasi iklimin içine sürüklendi ki, vatandaş artık neyi konuşması gerektiğini şaşırmış durumda.
Ekonomi konuşulmuyor.
Enflasyon konuşulmuyor.
Emeklinin geçim sıkıntısı konuşulmuyor.
Ortadoğu’da büyüyen savaş tehlikesi konuşulmuyor.
Bunun yerine sabah akşam aynı konu konuşuluyor:
CHP…
Kurultay…
Özgür Özel…
Kemal Kılıçdaroğlu…
Mahkemeler…
Delegeler…
İtirazlar…
Peki bu durum kimin işine yarıyor?
Asıl soru budur.
CHP İkiye Bölünürse Kazanan Kim Olur?
Siyasetin en eski kurallarından biri şudur:
Bir iktidarı en çok rahatlatan şey, muhalefetin kendi içinde kavga etmesidir.
Bugün CHP içerisinde yaşanan sert tartışmalar yalnızca parti yönetimini ilgilendirmiyor.
Çünkü CHP, Türkiye’nin ana muhalefet partisidir.
Ana muhalefetin enerjisini kendi iç hesaplaşmalarına harcaması, doğal olarak iktidarın üzerindeki baskıyı azaltıyor.
Vatandaşın gözü önünde artık iktidar ve muhalefetin projeleri değil, CHP’nin kendi içindeki mücadele konuşuluyor.
Belki de en büyük siyasi kazanç burada ortaya çıkıyor.
Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu Arasında Asıl Kavga Nedir?
Bu tartışma yalnızca iki isim arasındaki kişisel bir çekişme değildir.
Aslında iki farklı siyasi anlayışın mücadelesidir.
Bir taraf, geçmiş dönemin tamamen kapanması gerektiğini düşünüyor.
Diğer taraf ise değişimin geçmişi yok sayarak yapılamayacağını savunuyor.
Sorun da tam burada başlıyor.
Çünkü siyaset bazen rakibini değil, kendi geçmişini yenmeye çalıştığında daha sert kırılmalar yaşar.
Özgür Özel’in önündeki en büyük sınav, yeni bir dönem inşa ederken eski dönemi düşmanlaştırmamasıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun önündeki sınav ise yaşanan süreci kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürmeden değerlendirebilmesidir.
Aksi halde tartışma fikirlerden çıkar, duyguların ve kırgınlıkların alanına girer.
Bugün yaşanan tam olarak budur.
Hançer Tartışmasının Gölgesi
Siyasette bazı kelimeler yıllarca unutulmaz.
“Hançer”, “ihanet”, “tasfiye”, “değişim” gibi ifadeler yalnızca siyasi kavram değildir.
Aynı zamanda duygusal yük taşırlar.
Bu nedenle CHP’de yaşanan tartışmalar artık yalnızca bir kurultay tartışması olmaktan çıkmıştır.
Parti tabanında duygusal bir ayrışmaya dönüşmüştür.
Bir taraf değişimi savunurken diğer taraf kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor.
Bu psikolojik bölünme devam ederse yarın aynı parti içerisinde iki farklı CHP ortaya çıkabilir.
Asıl tehlike budur.
Mezhepler Değil Vicdanlar Konuşmalı
Türkiye’nin en büyük hatalarından biri her siyasi tartışmayı kimlikler üzerinden okumaya çalışmaktır.
Bir siyasetçi başarılı bulunabilir ya da başarısız bulunabilir.
Ancak tartışmaların mezhep, etnik köken veya inanç eksenine taşınması toplumsal fay hatlarını derinleştirir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey suçlu aramak değil, sağduyudur.
Çünkü siyasi partiler gelir geçer.
Ancak toplumda açılan yaralar uzun süre kalır.

Sessiz Kalan Fotoğrafın Anlattıkları
Hacı Bektaş Veli anmalarında halkın hafızasında kalan yalnızca konuşmalar değildi.
Saatlerce protokolde oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünde ne bir masa ne de bir bardak su bulunmazken, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu bölümde daha donanımlı bir protokol görüntüsü vardı.
Belki bir organizasyon eksikliğiydi.
Belki bir ihmaldi.
Ancak halkın hafızasında kalan soru değişmedi:
Yıllarca aynı siyasi hareketin liderliğini yapmış bir ismin böylesine bir görüntü içinde bırakılması neyin mesajıydı?
Çünkü bazen siyasette en yüksek ses konuşmalar değil, fotoğraflardır.
Ve bazen bir bardak suyun eksikliği bile yıllarca unutulmayan kırgınlıkların sembolü haline gelir.
Benim Öngörüm
CHP’deki bu kriz uzadıkça kimse kazanmayacak.
Ne Özgür Özel tam anlamıyla güçlenecek…
Ne Kemal Kılıçdaroğlu haklılığını geniş kitlelere anlatabilecek…
Ne de muhalefet bütün enerjisini ülkenin sorunlarına yöneltebilecek…
Kazanan ise bu tartışmaların dışında kalan siyasi rakipler olacaktır.
Çünkü siyasette boşluk kabul etmez.
Muhalefet kendi içine döndüğünde, iktidar doğal olarak daha rahat hareket eder.
Atatürk’ün Partisine Yakışan Nedir?
Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir siyasi parti değildir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hafızasının önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle CHP içerisinde yaşanan her kriz yalnızca parti üyelerini değil, milyonlarca vatandaşı ilgilendirir.
Bugün yapılması gereken şey yeni düşmanlar üretmek değildir.
Ne Özgür Özel’i putlaştırmak…
Ne Kemal Kılıçdaroğlu’nu şeytanlaştırmak…
Ne de farklı düşünenleri hain ilan etmektir.
Gerçek arınma; geçmişle hesaplaşırken vicdanı kaybetmemektir.
Çünkü siyaset öfkeyle yürütüldüğünde taraflar kazanabilir.
Ama ülke kaybeder.
Temel IŞIK/ ha-ber.com
ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026ALMANYA
13 Haziran 2026