15 MAYIS’TAN 19 MAYIS’A

15 MAYIS’TAN 19 MAYIS’A

ABONE OL
14:57 - 19/05/2026 14:57
15 MAYIS’TAN 19 MAYIS’A
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

15 Mayıs’tan 19 Mayıs’a: İşgalden kurtuluş ve bağımsızlığa giden yol!

Bugün önemi nedeni ile Türk milletinin tarihindeki en kritik dönüm noktalarından ikisini; 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edilmesini ve yalnızca dört gün sonra, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Kurtuluş Mücadelesi’ni anlatmak istiyorum.

Bazı tarihler vardır; yalnızca bir gün değildir. Bir milletin kaderini değiştirir, insanların zihninde silinmez izler bırakır. İşte 15 Mayıs ve 19 Mayıs da Türk milleti için böylesine önemli tarihlerdir.

Biri acının, işgalin ve çaresizliğin sembolü olmuş; diğeri ise umudun, direnişin ve bağımsızlığın başlangıcı hâline gelmiştir.

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından ağır bir yenilgi yaşamıştı. Mondros Ateşkes Antlaşması’yla birlikte ordular dağıtılmış, silahlar toplanmış ve ülkenin birçok bölgesi işgal edilmeye başlanmıştı.

İstanbul’da bulunan hükümet ise yaşananlara karşı yeterli tepkiyi gösteremiyor, milletin geleceği konusunda büyük bir belirsizlik yaşanıyordu.

Türk halkı yorgundu, fakirdi ve uzun yıllar süren savaşlardan bitkin düşmüştü. Ancak milletin içinde hâlâ sönmeyen bir bağımsızlık ateşi vardı.

15 Mayıs 1919 sabahı, Yunan askerleri İzmir’e çıkarma yaptı.

Bu işgal, yalnızca bir şehrin işgali değildi; Türk milletinin onuruna, bağımsızlığına ve geleceğine yapılmış büyük bir saldırıydı. İzmir sokaklarında yaşananlar halk üzerinde derin bir acı bıraktı.

İnsanlar gözyaşları içinde işgali izlerken, bazıları da büyük bir cesaret örneği göstererek direnişe geçti.

Bu direnişin en unutulmaz sembollerinden biri gazeteci Hasan Tahsin oldu.

Hasan Tahsin, işgalci askerlere karşı ilk kurşunu sıkarak Türk milletinin teslim olmayacağını tüm dünyaya göstermiştir.

O kurşun, yalnızca bir mermi değildi; bağımsızlık iradesinin sesi, milletin onurunun haykırışıydı. Belki fiziksel olarak düşman çok güçlüydü; fakat Türk milletinin inancı ve vatan sevgisi çok daha büyüktü.

İzmir’in işgali Anadolu’da büyük yankı uyandırdı. Halk, artık durumun ciddiyetini daha net görmeye başlamıştı.

Çünkü mesele yalnızca bir şehrin kaybedilmesi değildi; bütün vatan tehlike altındaydı. İşte tam da bu karanlık günlerde, milletin kaderini değiştirecek bir lider sahneye çıktı: Mustafa Kemal Paşa.

Mustafa Kemal, o dönemde yalnızca başarılı bir asker değildi; aynı zamanda ileri görüşlü, kararlı ve milletine inanan bir liderdi. O, Türk milletinin esareti kabul etmeyeceğini biliyordu.

İstanbul’daki çaresiz ortamın aksine, çözümün Anadolu’da ve milletin iradesinde olduğunu düşünüyordu.

16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, büyük zorluklar içinde Samsun’a doğru yola çıktı.

Ve 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ayak bastı.
İşte bu tarih, Türk milletinin yeniden doğuşunun başlangıcı oldu.

19 Mayıs, yalnızca bir yolculuğun sonu değildir. Aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin ilk adımıdır. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışıyla birlikte artık millet kaderini kendi ellerine almaya başlamıştır. Çünkü o gün atılan adım, ileride kurulacak bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturmuştur.

Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında elinde büyük ordular yoktu. Maddi imkânlar son derece sınırlıydı.

Ancak onun en büyük gücü milletine olan güveniydi. O, “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” düşüncesiyle hareket etti. Bu anlayış, Kurtuluş Mücadelesi’nin temel ruhunu oluşturdu.

Samsun’dan sonra Havza Genelgesi yayımlandı. Ardından Amasya Genelgesi ile millet açıkça mücadeleye çağrıldı. Erzurum ve Sivas kongrelerinde vatanın bölünmez bütünlüğü vurgulandı.

Anadolu’nun dört bir yanında insanlar işgale karşı birleşmeye başladı. Kadınlar, erkekler, yaşlılar, gençler; herkes elinden gelen fedakârlığı yaptı. Çünkü mesele artık yalnızca toprak değil, bağımsız yaşam hakkıydı.

Kurtuluş Savaşı sırasında Türk milleti çok büyük zorluklar yaşadı. Yokluk vardı, yoksulluk vardı, cephane eksikliği vardı. Ancak buna rağmen millet mücadeleden vazgeçmedi. Cephede savaşan asker kadar, cephe gerisinde çalışan halk da bu mücadelenin kahramanı oldu.

Anadolu kadınları sırtlarında mermi taşıdı, çocuklar aç kaldı ama umutlarını kaybetmedi.
Bu mücadele bize çok önemli bir gerçeği göstermiştir: Bir millet bağımsızlık konusunda kararlıysa, hiçbir güç onu tamamen esir alamaz. Türk milleti, tarih boyunca özgürlüğüne düşkün olmuş ve gerektiğinde büyük fedakârlıklar yapmıştır. Kurtuluş Mücadelesi de bunun en güçlü örneklerinden biridir.

19 Mayıs’ın gençlere armağan edilmesi de tesadüf değildir. Mustafa Kemal Atatürk, geleceğin gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyordu.

Çünkü gençlik; enerji, umut, cesaret ve değişim demektir. Atatürk, Türk gençliğine yalnızca bir ülke değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk da emanet etmiştir.

Bugün bizlere düşen görev, geçmişimizi iyi anlamak ve o mücadeleyi unutmamaktır. Çünkü tarihini bilmeyen milletler geleceğe sağlam adımlarla yürüyemez.

Eğer bugün özgür bir ülkede yaşıyorsak, bunu o dönemde canını ortaya koyan kahramanlara borçluyuz.

15 Mayıs’ın karanlığı olmasaydı, belki 19 Mayıs’ın ışığı bu kadar güçlü hissedilmeyecekti.

İzmir’in işgali milletin içindeki bağımsızlık duygusunu daha da büyüttü. Samsun’da yakılan meşale ise kısa sürede bütün Anadolu’ya yayıldı.

O meşale sayesinde millet ayağa kalktı, birleşti ve sonunda bağımsızlığını kazandı.

Bugün aradan uzun yıllar geçmiş olsa da o ruh hâlâ yaşamaktadır. Çünkü 19 Mayıs sadece geçmişte yaşanmış bir olay değildir; aynı zamanda geleceğe dair bir bilinçtir. Umutsuz görünen zamanlarda bile mücadele etmek gerektiğini hatırlatır. Vazgeçmemeyi, birlik olmayı ve vatan sevgisini öğretir.

Sevgili arkadaşlar;
Bizler, bağımsızlık uğruna büyük bedeller ödeyen bir milletin evlatlarıyız. Bu nedenle ülkemize, bayrağımıza ve cumhuriyetimize sahip çıkmak hepimizin görevidir.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı mücadele sayesinde bugün özgürce konuşabiliyor, düşünebiliyor ve yaşayabiliyoruz.

Bugün 19 Mayıs; Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Sevgi ve saygılarımla

Remzi Uysal

Inal

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP