Atatürk ve cumhuriyet değerlerini yaşam biçimine dönüştürenleri, Atatürk ilkelerini ile uyumlu yaşayanların değer yargılarına elbette söylenecek söz yok. Bu tutuma hoşgörü göstererek varsa düşünceni paylaşır, tartışırsın.
Atatürk’ü ve cumhuriyeti kendi çıkarları doğrultusunda tanımlayanların toplum içinde güçlendiği süreç yaşanıyor.
Atatürkçü ilkeler adeta yağmalıyorlar. Bunlar Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Cemiyetçi değil, Atatürk etrafında kol gezen cibilliyetsizler.
Kimileri, Atatürk’ü dindar, Türkçü, Bektaşi, Alevi… Olarak tanımlıyor.
Kimileri, dinsiz, Alkolik… İlan ediyorlar.
Bununla da kalmıyorlar. Podyumlarda, sahnelerde, meydanlarda, kahvelerde; kim daha çok Atatürkçü yarışı sürdürenler var.
Televizyon kanalları, STK’lar, Partiler, Spor kulüpleri, Şirketler, Şahıslar….
Sakıtlar Atatürkçü söylemlerle her gün şam balı-kaymak yiyerek besleniyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti anayasasında Türk bayrağının, Atatürk fotoğraflarının nerelere, nasıl, hangi boyutta asılacağı kanunlaştırmış. Kanunlara uygun olarak asılması, korunması devletin yegane temelidir. Ülkede yaşayan vatandaşların buna saygı gösterme sorumlulukları var.
Doğa sevgisi, çevre duyarlılığı, vatan sevgisi olmayanlar Atatürk’den alıntı yaparlar.
Kendi nemalanma kaynaklarının kesileceğinden korkarak Atatürk devrimleri yok oluyor” yaygarası ile halkı galyana getirirler.
Eğer, ülkede Atatürk düşmanlığı yapanlar Atatürk’ü severlerden daha çok sayıya ulaşmışlarsa: Atatürk’ün devrimlerini yiye yiye bitirenlerin, cumhuriyetin değerlerini yağmalayanların, Atatürk devrimlerine yaslanıp keyif çatalların , hoyratça kullanmaların eseridir.
Mesele: Atatürk’ü, cumhuriyeti niye sevmiyorsun? Bu soru çözüm değil.
Asıl mesele: Ben Atatürk’ü, cumhuriyeti nasıl seviyorum?” Sorusunu sorarak kendini sorgulama!
Hadi hayırlısı…
Ali Gültekin
Gazeteci / Yazar
ABLUKA (kitap)
ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026ALMANYA
29 Haziran 2026