LVM Fikret Odağ

“SÖZÜN YALANI OLUR , SAZIN YALANI OLMAZ “ 

23.09.2020 23:11

Eskilerden bir laf geldi aklıma , “ bana öyle bir yalan söyle ki doğrunun ağzına etsin “ derdi rahmetli. İşte biz yalanı…

Eskilerden bir laf geldi aklıma , “ bana öyle bir yalan söyle ki doğrunun ağzına etsin “ derdi rahmetli.

İşte biz yalanı beceremiyoruz. Doğrularda zaten karın doyurmuyor bu zamanda.

 Bizim ihtiyar ekipten Hulusi abi var , ne zaman yalanı duysa lafı keser ve anlatmaya başlar

  “ Bir gün Amerika dan yürüyerek geliyorum , katladım pantolonun paçalarını “ …

İşte tam o sırada atlayacaksınız lafa ve diyeceksiniz ki

 “ paçaları neden katladın “

“ Koca okyanus geçeceğiz , ıslansın mı pantolon “

Sonra udunu eline alır ,

 “Doğru bitip sıra yalana gelmişse , söz son bulur ut çalmanın vaktidir. Dilin yalanı olurda telin yalanı olmaz. Sözün yalanı çoktur da sazın yalanı olmaz  “ der , alır mızrabını eline vurur telin gönlüne.

Ortalıkta yalan çok fakat ben saz  çalmasını beceremiyorum. Mecburen köşe yazacaksın , uzun uzun anlatacaksın doğruları.  Doğruları da okurken sıkılırsınız , çünkü doğruyu herkes bilir.

Yanlış yola gidenler ,fikrinin esiridir karın tokluğuna. Doğru olduğu için değil  , işine geldiği için kabul eder ve savunur.

Bakın bir ihtiyar meclisinden daha bahsedeyim. Bir kişi için “saftır  “ dedim. Yine kalktı bir “akil “ aldı lafı eline .

“Sen o saf  dediğinin 100 tl parasını dolandırabilir misin “ , hayır dedim efendice.

“Peki sen o cahilin namusunu kullanabilir misin “ ..

Bana ne adamın namusundan filan diyemedim ve beklediği cevabı verdim “hayır , namusunu da kullandırmaz”.

Sustu biraz ve başladı tarihe geçecek sözlerini söylemeye ;

“Bir insan parasının ve namusunun kıymetini biliyorsa ona saf diyemezsin “

Şimdi doğruları herkes anlar. Hatta en safı bir saat anlatınca anlamaz ise bir gün anlatırsın oda anlar. Yanlışı bilerek savunan ve bu işten geçinen bir kitle oluştu bu günlerde. Karın tokluğuna susuyorsanız eğer , namusunuzu yatakta satmanın ilk adımlarıdır bunlar.

Bu güne kadar savunduğu her şeyi satanlar türedi memlekette. Kimi ekmek parasına , kimi servet için. Tam tersine dönüp , tam tersini savunuyorlar.

Kara dediğine ak, Kirli dediğine pak diyorlar.

Kimi it oluyor bir çanak yemek için havlıyor , kimi peşindeki it sürüsü ile satılıyor kapılara.

Fakat ortada saf yok !

Kısacası yalan bizim işimiz değil , doğruyu yazmakta yürek isterdi eskiden.

Şimdi mi ?

Okumakta , dinlemekte , beğenmekte , yayınlamakta yürek ister. Birbirimize destek olalım.

Adaleti ,  hukuku , insanlığı , namusu özlüyorsak eğer…

Bu hasret bizim !

#

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler